Ana içeriğe atla

Zemheriden ötesi...

Tayfa, son hazırlıklıları yapıyor şu sıralarda. Katlanıp dolaplara konmuş bayraklar alınıyor oldukları yerden, özenle yerleştiriliyor sırt çantalarına. Dünyanın en aziz renklerini, en asil armasını taşıyan formalar giyiliyor Ankara'da birbirinden farklı evlerde. Bozkırın yüzü ısıran kör ayazına inat, en mavi ve en lacivert atkılar bağlanıyor boyunlara...

Ve bir de öfke...Gömlek giymişiz de, sol cebimize koymuşuz gibi...Ağırlığı tam kalbimizin üstünde...

Şu sıralarda Ankara'da birbirinden farklı evlerde; en kara gecede, en zemheri kış vaktinde, en bitmeyen çilenin içinde, ıssızlığın en ortasında, yalnızlığın en beterinde, umuda, insana, güneşin her şeye inat yeniden doğacağına ve usanmadan o gökyüzünü her sabah elele verip maviye boyayacağımıza dair inancını hiç yitirmemiş birkaç umutlu çocuk, çantalarında bayrakları, göğüslerinde armaları ve ceplerinde öfkeleriyle yola çıkmaya hazırlanıyor...

Birkaç inançlı deli çocuk, umudun peşinde, mavi şehre doğru yola düşüyor...

O çocuklar, zemheriden ötesinin bahar olduğunu biliyor...

Var git turnam tez haberimi uçur
Dedim dağ kavuşmaz insan kavuşur

Zemheriden ötesi bahar aylar
Kuzu meler yoncalanır yaylalar
Zemheriden ötesi bahar aylar
Kuzu meler yoncalanır yaylalar

Benim derdimle yedi cihan dolar
Dedim hakka ulaşır bütün yollar

Zemheriden ötesi bahar aylar
Kuzu meler yoncalanır yaylalar
Zemheriden ötesi bahar aylar
Kuzu meler yoncalanır yaylalar

Sezen Aksu - Var Git Turnam

Yorumlar

Adsız dedi ki…
yıllar oldu oralardan çıkamıyorsun bağlanmış elin ayağın kaçamıyorsun,ulan demirspor bu memlekette ne ağalar sana başkanlık yaptı mahmut karabucağından ihsan sabancısına hacı dönerine kadar ne günler gördün ne şampiyonluklar yaşadın..ziyalı arnotoviçli dönemlerde süper ligte ne takımları yendin....ama gel gör ki seni nerelere düşürdüler siyasi arenada oyuncu yaptılar seni..yalnız başına bırakmadılar..grubunda hep seni destakledi ama sessiz kaldı ulan demirsporu karşısında erirken sessiz kaldı yakışan tepkiyi gösteremedi.. başka konularda zehir gibi çalışan kafası senin erimene göz göre göre bişey diyemedi..Adana Demirspor güneyin ilk efsane takımı dört bir yanın bağlanmış senin bir türlü kaçamıyorsun...geleneğimiz geleceğimizdir derken geleneğinizi iki paralık adamlara teslim etmemek için direnin çok yalnız kaldı demirspor,gurbette demir gibiyiz ankara tayfası bir adanalı olarak size sesleniyorum demirsporu 70 li yıllardaki gibi demirsporlular yönetene kadar DİRENİN...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Ahmet Abi...

"O Deli, Kara Çocuk"* Ahmet Kaya; "mümkünse farzedin yaşamamıştır..." Rüzgârım ancak böyle büyük olabilirdi. Ama sen benim için hep kürkçü dükkânı oldun. Ne zaman rakı içmek istesem ya da elimde bir birayla Kadıköy'ün oradaki kayalıklarda otursam, sen vardın dilimde, hangi şarkın olursa olsun, fark etmedi ... Ahmet Kaya, bence Başım Belada albümünün kapağındaki fotoğraftan, dünyaya biraz kostak, az buçuk kibirle bakan, tehlikeli şiir okuyan bir adamdı. O fotoğrafta, üzerindeki palto, babamın uzun yıllar giydiği pal-toya handiyse aynı denecek kadar benziyordu. Hayata sataşan bir adamdı Kaya, tekinsiz... Başım Belada çıktığında yazdı. Çınarcık'a gidiyordum o yaz. Mavi Marmara vapurunun üst katında mavi tahta masalar ve sandalyeler vardı. Biraya başladığıma göre lisede olmalıyım. Tek başına, kirpikleri gölgeli bir çocuk. Nasıl unuturum sözleri: "Bizi güllerin iklimi tüketti / Dudağı yoran bir söze kırıldık / O vahşi beyaz at / Alıp başını gitti / Bir yaz ...