Ana içeriğe atla

Antremana Çıkmayan Futbolcular

Futbolcular antremana dün yarım saat geç çıkmış bugün de çıkmamışlar... Paralar verilmiyor mesajı; bu mesaj yönetime mi, valiye mi belediyeye mi?

Futbolculara ödeyemeyeceği paraları vermeyi taahhüt eden yönetim de, bu paraların verilemeyeceğini bilen ama mesajlarını maç seçerek ya da son maç öncesi veren futbolcu da aynı derecede suçlu! Futbolcular, menajerleri aracılığı ile kulübün parmağında oynatıyor; yönetmekten aciz yöneticiler ise göstermelik kongreleri ve listeleri ile bizi uyutuyor...

Paranız yoksa yönetmeyin Sayın Gökoğlu! Valiye belediyeye mesaj vermekten yorulmadınız mı? Biz sizden mesajcıbaşı olmanızı değil, cebinizden para harcamanızı bekliyoruz.

Siz futbolcular; hakkınız için örgütlenin! Çıkın açıklama yapın, durumu aydınlatın ama mesaj yollamak için kullanılmayın. Bizimle dalga geçmeyin!

Yorumlar

Onur BİÇER dedi ki…
Futbolcular maça da çıkmasınlar, play-offlar öncesi insanların umutlarının kendi oyunlarına bağlı olduklarını bile bile, onurlarını yani oyunlarını satma korkusunu insanın içine yerleştirecek tavırlarda bulunanlarla gelecek play-offları alsınlar başlarına çalsınlar. Böyle yönetime böyle futbolcu. Kolay ligde rezil ettik diye ne yönetim utanıyor, ne futbolcu. Paranızı alın da hak edin biraz da birader, biraz ruhunuz olsun, biraz...
coulibaly dedi ki…
Bu futbolcuları getiren de, bu rezaletin de sorumlusu hep aynı zat. Daha önce yönetici olarak neyi doğru yaptı ki, başkan oldu. Parası yoksa değil, parası varsa da yönetmesin. Bu karakterle hiç bir şey olmaz. Futbolcular alacakları konusunda haklı, kimsenin babasının takımı değil bedava oynamasını beklemiyoruz ama prefosyonel davransınlar. Ya düzgün oynayın ya da hiç oynamayın kardeşim. Onur'a katılıyorum düzgün oynamayacaksanız çıkmayın Altınordu maçına çok daha karakterli olur. Bu kadar taraftarın umuduyla, duygularıyla oynamayın. Zaten 2 pas üst üste yapamıyorlar, playoff'a gitsek de bir cacık olacağı yok. En azından biz acı çekmemiş oluruz.
ahmehmet dedi ki…
Şu sezon bitse de kurtulsak bu topçulardan. Çıkmayın kardeşim maça, delikanlı olun!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!