Ana içeriğe atla

Ercan Albay'a Güvenmek

Demirspor'da işler çok geç gelişiyor. Tam oldu derken sona geliyoruz... Yönetim gelir-gider dengesi konusunda, şeffaflık ilkesi doğrultusunda adımlar atıyor. Altyapı meselesi gündemde. Muhittin profesyonel oldu. Ama bunlar hemen hemen sezon bitmişken ve önümüzde -haziran ayında- yeni bir kongre varken oluyor.

Liigin bitimine 3 hafta kala, tribünün Ercan Albay'a güveni tam. Ama bu 3 haftaya biz aynı futbolcularla ve aynı yönetim mantığı ile giriyoruz. Yönetim, önümüzdeki olağan kongreyi ve yönetimini sağlamlaştırmayı, fubolcular ise bu sezonu bir an önce bitirmeyi düşünüyor. Bu süreçte Ercan Albay ne yapabilir? Tecrübeli hoca kendisine güvenenlere ne vaat edebilir? Yerleşik bir disiplinsizlik, tek adam yönetimi, içimizde hallederiz düşüncesini ne ölçüde aşabiliriz?

İşte Raşit örneği! Raşit'i affetmeye hazırlanıyrouz. Özür iledi ya... Olay bitti! Çünkü büyük abiler öyle istiyor.

Ercan Albay gibi karakterli isimlerin, Derin Demirspor karşısında ayakta kalması çok zor. Onu destekleyelim, ona güvenelim. Ama asıl mesele, onun çalışabileceği ortamı hazırlamak. Raşit gibileri affetikçe, ona bu ortamı hazırlayamayacağız...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!