Ana içeriğe atla

"Yeni Adana"!

Kişisel bir mesele ama eminim ki bizi takip eden günlük 300-350 kişilik okuyucunun da ilgisini çekecektir:

Malum, gurbetten yolumuz memlekete çok sık düşmüyor; bir vesileyle yola çıkıp kendimizi Torosların ötesine atma heyecanı sarsa da Ankara-Adana yolculukları, Adana firmaları sayesinde bir eziyete dönüşüyor.

Adana köy gibi yönetildiği için, Adana firmaları da köy otobüsü mantığının ötesine geçemiyor ne yazık ki. Ben bir süredir Hatay ya da Antep firmalarını kullanıyordum. Hadi isim de vereyim reklam olsun: Has ya da Seç'i tercih ediyordum. Anadolu Jet'e rakip olarak Pegasus da direkt uçuşlara başladı. Uygun biletler bulmak mümkün. Sn iki üç yolculuğum uçakla olmuştu.

Bu kez, mecburen Yeni Adana'yı tercih ettik. Yine pişman olduk. Yıllar önce vertumnus ile bir maç dönüşü bizi sola yatık araçla 6 saat taşıdıklarından beri kullanmıyordum. O yolculuk için şikayette bulunmuştum ve cüzi de olsa ceza almışlardı.

Bu kez yeni bir rezalet: Yıllardır yasak olan araç içi yayın yaparak bizlere zorla, bangır bangır dizi izlettiler.

Araç içi yayın yapılması Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin Yetki Belgesi Sahiplerinin Sorumluluklarını düzenleyen 43. md'sinin 25.fıkrasının açık ihlalidir. Zaten o yüzden, mecbur kaldıkları için koltuk arkası ekran sistemine geçti Türkiye'deki bütün firmalar, yoksa hizmet aşklarından değil... 

Yeni Adana'yı Karayolları'na, Emniyet'e şikayet ettim. Sizlere de duyurmak istedim bu rezaleti...

Şikayet mailimde özetle şunları belirttim: Yapılan uygulamanın yasadışı olduğunu araç sorumlularına birkaç kez hatırlatmama rağmen, "yolcuların çoğunluğunun bu diziyi izlemek istediklerini" söylediler. Otobüs içi televizyon yayını yapıldığı için kapalı devre ekran sistemi devreden çıkmıştı. Dolayısıyla tv'ye maruz kalmaktan başka şansımız yoktu. Bütün otobüs mecburen televizyon yayını yüksek sesle izlemek zorunda kaldı. 20.30'da başlayan yayın, dizi bitiş saati olan 23.15'e kadar devam etti.

İlginç bir detay: Kaptan uyarımı dikkate almış olacak ki, durumu bildirmiş. İki dakika sonra cep telefonum çaldı. Yeni Adana Merkez'inden arıyorlarmış. Bütün yolcular istiyormuş, kusura bakmayacakmışım, idare edecekmişim... Müşteri ilişkilerini bu amaçla kullananı da ilk kez gördüm!
Blogumuz az çok takip ediliyor; benden size arkadaş tavsiyesi; bu tip azgınlıklara prim vermeyin. Hakkınız arayın, şikayetinizi yapın. Sosyal medyayı kullanın. Bunları rezil edin. Düzeltmeyeceklerdir; olsun, kulaklarına kar suyu kaçsın yeter. Vatandaşla dalga geçmekten vazgeçsinler...

Yorumlar

İbrahim İlya dedi ki…
yıllar önce kendilerinden bilet kestiğimiz halde bizi saçma sapan bir karadeniz firmasının otobüsüne attılar ben de Ulaştırma Bölge Müdürlüğü'ne şikayet etti. turunculardan ne zaman hayır geldi ki bu şehre:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.