31 Mayıs 2012

Yurdundan Sürgün Çocuklar...

Her yanım ateş, bir avcumda antibiyotikler,bir diğerinde Demirspor bayrağı...Ankara'dan dostlar çıktı yola, hastalık yüzünden aralarında olamadım ne yazık...Ama biliyorum ki onlar oradan bana kupa getirecek, şampiyonlukla gelecekler o yoldan! Kalbim hepsiyle beraber atıyor, boğazımın şişliğinden çıkmayan sesim onların sesi oluyor bugün!

Bir güzel adetimiz var bizim, adet de değil ya, kendiliğinden gelişen bir duygu belki de...Her deplasmana gidişimizde, o deplasmanın bir şarkısını mırıldanırız hepimiz...Kimininki umutsuz olur, kimininki neşeli, ama illa ki her birimizin dilinde bir şarkı dolanır durur...Bugün de, Ankara Tayfası yola çıkıyor ya, dilimde bir şarkı...

Yurdundan sürgün çocukları anlatıyor, ne tuhaf, ne güzel anlatıyor Ankara Tayfası'nda tanıdığım Adana'dan uzakta yaşamaya mecbur kalmış tüm o güzel insanları...Sonra, en büyük silah umut etmek diyor, düşmesin kimse yılgınlığa diyor Yeni Türkü kulağıma... Bir yerinde "kanatlı atlar"dan bahsediyor ya, benim kulağım orayı hep "demir kanatlar" duyuyor..."Yarın bizim bütün dünya" diye bitiyor en sonunda...

 GİDİN, O KUPAYI ALIN, GELİN! Bu gece, yarın, bütün dünya bizim olsun! Kalbim, kalplerinizle atıyor dostlarım...Sesim, sesinizde...

"Söyleyin dağlara rüzgara
Yurdundan sürgün çocuklara
Düşmesin kimse yılgınlığa
Geçit vardır yarınlara

Göç yolları göründü bize, görünür elbet
Göç yolları bir gün gelir döner tersine, dönülür elbet!

En büyük silah umut etmek!
Yadigar kalsın size

Yol verin demir kanatlara
Sürgünden dönen çocuklara
Ateşler yakın doruklarda
Geçit vardır yarınlara

Göç yolları göründü bize, görünür elbet
Göç yolları bir gün gelir döner tersine, dönülür elbet!

Dağılsak da göç yollarında
Yarın bizim bütün dünya! "

Hiç yorum yok: