Ana içeriğe atla

Balıkesirpor'u Tanıyalım

Dışarıda 32, içeride 36 puan alan Balıkesirspor 68 puanla ligi ikinci bitirdi. Takımda Coşkun Yılmaz 21 gol; Ali Akburç 13 golle dikkat çeken isimler. Kadrolarında, Osman Demir ve Orhan Terzi gibi eski oyuncularımız var.

Sezon boyu ilk üçte Ş.Urfa ve Bozüyük ile çekiştiler. Lider Ş.Urfa'ya ilk maçta deplasmanda 4-1 yenilip ikinci maçta kendi sahalarında 3-1 yenmişler. Kendi sahalarındaki Ofspor (2-5)  ve Turgutluspor mağlubiyetlerinin şampiyonluk yolunda en büyük yaraları olduğu söylenebilir. toplamda 73 gol atmışlar ama iki maçta Kocaelispor'a atılan 10 ve Diyarbakır'a atılan 8 gol çıkarılırsa normal bir performans sayılabilir.

Rakibin, çekebileceğimiz en zor takımlardan biri olduğunu söylemek mümkün.

Yorumlar

ahmehmet dedi ki…
futbolcular kendilerini ispatlamak istiyorlarsa işte süper bir fırsat! Yenin balkesi gösterin gücünüzü.
coulibaly dedi ki…
Sene boyunca beyaz gruptaki maçları yakından takip etmiştim. İstatistiklerden gördüğüm kadarıyla, attıkları gol sayısının fazla oluşu her ne kadar beyaz gruptaki bazı takımların zayıf olmasından kaynaklansa da yine de golcü bir takım. Bu sezon sadece 2 maçta gol atamamışlar. Çoşkun Yılmaz ve Ali Akburç'a artı olarak tehlikeli olabilecek orta saha oyuncusu Muhammed Reis var. Sezon başında çok formdaydı, sezon ilerledikçe düşüşe geçtiyse de tehlikeli biri. Bu sezon baya bir penaltı kullanmışlar, onları ceza sahasına sokmamalıyız demektir bu. Mart ayında çok formdalardı ondan sonra düşüşe geçtiler son 5 maçta sadece 1 galibiyetleri var. Klasik olacak ama orta sahaya hakim olursak kazanma şansımız artar. Umarım Ercan Hoca 3 forvet düzeniyle devam etmez. Rezil bir yönetimle, hayal kırıklıklarıyla buraya geldik. 2 gün önceye kadar ağzıma geleni söylüyordum haklı olarak, hatta buraya bu takımdan bir cacık olmaz yazmıştım. Şimdi rakiplerin ne yaptıklarını inceliyorum az bir umutla. İnşallah futbolcular beni utandırırlar, her şeye rağmen şampiyon olurlar.
Özgür Kara dedi ki…
Ankaradan arabamla gideceğim gelmek isteyen arkadaşlar Yavuz abi yada facebooktan bana ulaşsınlar
http://www.facebook.com/profile.php?id=100001811680094&ref=tn_tnmn

Can özgür Kara
Onur BİÇER dedi ki…
Ben sadece olursa final maçına gideceğim, güvenimi zedeleyen futbolcuların, hiçbir zaman inanmadığım yönetimin peşinde biber gazı yiyeceksem bari final maçında yiyeyim, gözyaşım her yerde gözyaşı zaten.
Hayalet10kolik dedi ki…
Herkese merhabalar;

Öncelikle tekrar sizlerle karşılaşmak bizler için çok iyi olacak bunu söylemek isterim..
Belki görüşürüz maç öncesi,hayal meyal hatırlıyorum sizleri.. Balıkesir'de en azından hoşgeldin muhabbetimiz olmuştu..
O gün biz yine favoriydik,hatta oyun olarakta üstündük hatırlarsınız,ancak kornerden yediğimiz golle yenilmiştik..
Bu playoff olayında da favori biz gösteriliyoruz,taraflı tarafsız herkes iyi bir takım olduğumuzu söylüyor.. Ama bunlar maç kazandırmıyor.. Ben şahsen yenilirsek üzülmeyeceğim bir takımla maç yapmaktan dolayı mutluyum diyebilirim... Ne bileyim Bugsaşspor'a,Bandırmaspor ve yahut Fethiyespor'a yenilirsek üzülürüm ancak bilen bilir beni Adana Demirspor'a yenilirsek üzülmem..İnşallah çıkarlar derim..
Artık hayırlısı futbol favori mavori dinlemiyor.. Ama biz kazanalım :) desem kızmazsınız inşallah.. Mavi lacivert yüreklere selamlar saygılar...
Onur BİÇER dedi ki…
İnce yorumlarınız için çok teşekkürler. Kimi zaman böyle oluyor, insan kendisine nezaketle yaklaşana, ayrı bir sempati besliyor. Bu sezonda olmadı ama Balıkesirspor'a yeni sezonda başarılar diliyorum.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ