Ana içeriğe atla

Hazmı Zor Galibiyet

Bu ligin her takımını içeride dışarıda yenebilecek bir takımımız var mı? Var. Formda Fethiye'yi yenebiliyor muyuz, hem de içeride? Yeniyoruz.

Ya arkadaş, peki ne zorunuz var bu taraftarla? Nedir gayeniz? Alacaklarınızın hepsini aldınız mı bu maçtan önce, parasal olarak doydunuz mu da çıkıp aslanlar gibi oynuyorsunuz, kazanıyorsunuz. Biraz garip oldu değil mi? Normalde yenilmenizi beklerdim. Yenilecektiniz, bu seneyi rafa kaldıracaktık. Farklı hedefler koyacaktık. Bana bunu söyleten Ünye, Eyüp, Alanya maçları. Daha önce yaptığınızı yine yapsaydınız ya? Nasıl olsa paranızı alamıyordunuz, falan filan...

Demirspor'un galibiyetine sevinirim, mağlubiyetine üzülürüm. Takımımla, taraftarla böyle oynayan futbolcu ve yöneticiler gördüğümde kahroluyorum.

Yönetim, yani yönetim dediysek Özveren, Özer, Gökoğlu. Başka yönetici mi var? Sahi neden yok? Neden Demirspor'un yönetiminde Gökoğlu gibi üç-dört tane daha takıma sahip çıkacak, onunla aynı mesaiyi harcayacak iş adamı yok? Böyle biri olmadığı için mi? Tek adamlığı sevdiği için mi? Aytaç Durak - Adem Atılgan ekollerinden gelenler, yöneticiliği bu ustalardan öğrenenler, aynı ustaları gibi davranıyor. Demirspor'a bu çıraklardan fayda ve hayır gelmez, gelemez! Bir de bu nasıl iş adamlığı sahiden? Kiritik bir anda ortaya 200-300 bin lira atamıyorsan nerede kaldı bu iş adamlığı, zenginlik? Bu zamana kadar eleştirdiğimizde "paranız varsa gelin siz yönetin" derlerdi. Şimdi aynı basit ve sığ mantıkla ben sorayım: Tam şampiyonluk havasına girmişken para harcasaydınız ya! Naktiniz yoksa arabanızı satsaydınız ya! Nasıl olsa temliklerle geri alacaktınız, bari bu günü kurtarsaydınız ya! Biz "Bekir Çınar" deyince, siz de "ama O, ..." Neyse, rahmet ve hasretle anıyoruz, size inat.

Ne diyorduk? Yönetim. Ünye, Eyüp, Alanya maçlarından önce 100'er bin lira bulamadınız değil mi takıma dağıtılacak? Bakın çocuklar tüm dertleri ortadan kalkmış gibi kazanmayı biliyordu. Ne olurdu şimdi cebimizde sekiz puan daha olsaydı? Bu sene kaçan şampiyonluğun vebalini çoktan omuzladınız. Bari gelecek seneyi-seneleri kurtaralım.

Ben şahsen, bu yönetimden hiç kimsenin bir daha yönetimlere girmemesini istiyorum. Kayyuma mı kalırız, kapanır mıyız hiç umurumda değil. Sene başında "belediyenin tüm gücü arkamızda olacak" diye sevinenlere selamlar olsun. Başkan vekili çıkıp "dünyaları verdim ya keratalar" dedi, bizim cemaat kulaklarının üzerine yattı.

Son bir söz: Ali Hoşfikirerin cenazesi Adana Demirspor kulübüne gelmiş, Demirspor'un efsane isimlerinden birisi. Böyle cılız, böyle üstünkörü mü olmalıydı o anlar? Keşke hiç getirmeselerdi naaşını. En azından bir teselli: O an orada olan hiç kimse için bu kadarı bile yapılamayacak. Yine de Ali hoca için çok çok fazlası yapılmalıydı!

Yorumlar

kebabman dedi ki…
Soylenmesi gerekenleri yazmissin Mustava, Aytac Durak+Adem Atilgan yontemleri benzetmen ise mukemmel otesi...
Aldirmaz,ustasinin yontemiyle mudahil oldu. Niye simdi? Cunku ustasi boyle yapardi.Sezonun bitmesine 7-8 hafta kala cok mudahaleleri olmustur.Gokoglu futbolculari belediyeye goturmek zorundamiydi? Degildi ama ustasi oyle yapardi...Sehiri ve takimi yonetenler illaki drama ekliyorlar.Sorunlari kendi aralarinda konusup etrafa koku yaymadan neden halletmezler?Yada geregini yapmazlar? daha bu kongre sureci bitmeden bir sonraki kongrenin ne zaman olacagi kehanetinde bulunup umutlu olanlari uzmeyeyim.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend