Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Beraberlik Rekoru

Ligin en çok berabere kalan takımı olarak ilk yarıda düşme hattının ve playoffun eşit uzaklığındayız. Nereye gidecegimizi nerede duracağımızı hocanın ve yönetimin devre arasındaki müdahaleleri belirleyecek. Çok para harcayacak konumda değiliz, devre arası transferleri de genelde tutmaz. O yüzden bir iki mucizevi dokunuşa ihtiyaç var. Bu silik,  sıkıcı, bir şey üretmeyen takımın motorunu çalıştıracak bir güç, mesela  topu Pote'ye getirebilecek birisi... Ümraniye'yi coşturan Erkan Sözeri gösteriyor ki sorun , hocadan ziyade topçulardaymış. Son iki haftayı deplasmanda zirveye oynayan takımlara karşı beraberlikle tamamlamak hiç yoktan iyidir, ama içeride 10 kişiye kaybettiğimiz 3 puanı geri getirmiyor. O Bolu'nun iki haftadır dağıldığını görüyoruz. Pote'nin kafa vuruşu  ve rakibe çarpan şutu dışında hücum girişimi yapamadan maçı tamamladık. Ankara Tayfası uzak deplasmanın çekiciliğiyle, içindeki ateşle Sivas soğuğundaydı. Sahadakilerin buzunu çözemese de pankartlarımızı

10 Kişiye İçeride Kaybetmek

Kendi sahamızda maç kaybederek başarılı olma şansımız yok. İyi başladığımız, iyi mücadele ettiğimiz maçları lehimize bitiremiyoruz. Nedeni de yaratıcı oyuncu eksikliği. Sıradan oyunculardan kurulu bir ekibiz. Pote dışında skora etki edecek oyuncumuz olmayınca alternatif yaratamıyoruz. Geçen yazıda eleştirdiğim, umut bağladığımız Sercan bugün asist yaptı ama kondisyon eksikliği maçtan kısa sürede kopmasına neden oldu. Yılların değişmeyen gerçeği olarak 10 kişi kalan rakiplere karşı zorlanıyoruz. Boluspor zaten yıllardır zor yendiğimiz bir takım. Kupa dahil son 3 maçlarını kaybetmişlerdi ama bizi yenerek moral kazandılar. Bugün gayet iyi oynayan ve ikinci golü attıran Emre Kılınç, 6 yıldır Bolu'da oynuyor. Böyle bir oyuncumuz yok yıllardır. İki yıl oynayan oyuncuyu kahraman görüyoruz, altyapı desen bize en uzak ülke...  Gelecek iki maçımız da zirvedeki takımlara karşı. Onlarla da aynı senaryolar olacak. Mücadele azmine skoru katamazsak sonumuz kötü.  Yukarıyla fark açılıyor ve dü

U21'leri Destekleyelim

Bu sezon altyapılarda sadece U21 kategorisinde ulusal statüde yer alıyoruz. Daha önce önemli başarılar aldığımız U14'ten 19'a kadar gruplarda bu yıl yokuz. Sezon başında bunu gündeme getirdik ama net bir cevap alamadık. Nedeni büyük ihtimalle ulusal  lisans sorunu. Sözlü yönetimi bir "ilk"e imza atarak altyapı takımlarımızı grup dışında bıraktı. Altyapıdaki tek takımımız U21'ler de bu sene iyi gitmiyor. İlk 5 hafta bütün maçları kaybettiler. İlk puan Manisa'dan alınan 0-0 ile geldi. Son haftalarda bir toparlanma var. Arka arkaya alınan Giresun ve Göztepe galibiyetleri ile geçen haftaki Bandırma beraberliği ile biraz kıpırdandık. 13 hafta sonunda 12 puanla 16. sıradayız. Kadroda 94'ten 99'a kadar farklı yaşlardan oyuncular ve aralarında profesyonel imzayı atmış olanlar da var. Pek çoğunun ismini önceki yaş kategorilerinden hatırlıyoruz. Yeni transfer olanlar da var. Semih Kurtulmuş, Hasan Kaya, Berat Demirbuğa, Arda Öztep bir bakışta hatırladığım is

Potesiz 2 Gol

Pote olmadan ilk kez 2 gol attık. Gerçi her ikisi de tam pozisyon sayılmaz, yine de o olmadan skor yapmak ve oyunu kontrole almak iyiydi. Takımın mücadelesi, azmi yerinde. Ama yaratıcılığı çok kötü. Bizden daha kötü Bandırma karşısında deplasmanda iki farkı yakaladıktan sonra yakalanmamalıydık. Hakemin buram buram eyyam kokan kararları da bunda etkili oldu tabii. Bu sezon Burak Çalık'ın yerini dolduramadık. Toplu oyunda yaratıcılık beklediğimiz oyuncular, başta Sercan iyi oynamıyor. Sercan, devre arası transferi bekliyor gibi. Antreman yapıp, formda kalıp kendini zorlamadan başka takımlara gitme derdinde mi? Böyle değilse sahada varını yoğunu ortaya koyarak bizi tekzip etsin. Ama bunu yapması için acilen uyarılması gerek.  Bu haliyle ilk 11'i hak etmiyor. Takımın puan ortalaması 1,20 civarında. Yenilmiyoruz ama kazanamıyoruz. İçeride 3, dışarıda 1 şeklinde bu ortalamayı 1, 5 2lere çıkarmadan işimiz zor.

Pote Varsa Gol Var

"Pote yoksa skor yok" yazısından bu yana pek değişen bir sey olmadı. Yaratıcı olamadığımız, pozisyon üretemediğimiz bir oyunumuz vardı. Potesiz geçen Eskisehir macında 1,  Giresun maçının tamamı ve bugün Göztepe maçının ilk devresi  toplam 4 devrede, mücadelemizin karşılığını alamamıştık. Hakem hatalarıyla da birleşince İyi mücadeleyi iyi oyuna ve skora çevirememiştik. Bugün onun girişiyle takımın güveni de kendine geldi. Bu sezon ilk kez 1-0'dan maç çevirdik; çok sık yapabildiğimiz bir şey değil. Bu açıdan güven kazanmak, takımın oyununun karşılığını alması, kazanma alışkanlığı edinmesi açısından kritik bir eşik aşıldı. Şimdi seri halinde galibiyetlerin gelmesi gerekli. Tabi Pote'yi daha iyi beslemek ve dahası ona alternatif yaratmak grrekli. Bu kişi Onur mu olacak her hafta? Waldison ve Sercan artık biraz kıpırdanmalı. Onur kariyerinde ilk kez iki maç üst üste gol attı. Daha önce kariyerinin ilk yıllarında bir sezonda iki gol atmışlığı var. Bir gol daha atarsa kar

Rüzgar Demir

Rüzgar Demir isimli okuyucumuzun önceki yazıya bıraktığı yorumu gözden kaçmasın diye burada da paylaşıyoruz. Kişisel olarak katılmadığım noktalar var (tribünü terk etmek hiç bir zaman bir çözüm değil; zaten tribünsüz futbol istiyor sistemi yönetenler) ama üzerine düşünmeye değer: "Adana Demirspor'un Eskişehir maçındaki aktif futbolu kesinlikle sevenlerini yanıltmasın. O maçın temposu 7 kişiyle hücum eden Eskişehir istediği için öyleydi. Sayelerinde orta sahayı rahat geçti takım. Ümraniye deplasman maçını 90 dk sakin bir şekilde izlediğinizde bu gerçek ortaya çıkar zor bir şey değil. Tek tek futbolculara takılmayın ve ayrıca Engin İpekoglu'nun elinde sihirli değnek olmadığına inandırın kendinizi. Kulüp yönetimi son yılların en amatör yönetimi bunu da görün. Bu kadar dert sıkıntının içerisinde hakemler konusu yine ADS için ön plana çıkıyor. Belli ki ligin şekli belirlenmek isteniyor.Ve son 10 yılın en zor Ptt 1.lig sezonu bu sezondur. Çıkmaya kesin gözle bakan takımlara at

Pote Yoksa Skor Yok

Takımda yaratıcı oyuncu eksikliği açıkça belli oluyor . Geçen sene Burak Çalık'ın beslediği  Pote'ye top getirmekte zorlanıyoruz. Pote'yi aktif hale getirmedikce skor yapamıyoruz. Ona alternatif bir isim yok. Ozan İpek ve Sercan bu işi yapabilecek iki önemli oyuncu ancak henüz beklenen verimi alamıyoruz. Takımın ortasahası birbirine benzeyen düz oyunculardan kurulmuş. 10. hafta gelmesine rağmen daha yeni toplanmış bir ekip gibiyiz. Koca bir hazırlık dönemi ne yapıldı, merak ediyorum. Sezon başladı, iki ay geçti hala uyumsuz oyuncular topluluğuyuz. Orta sıralarda dolaşacak ortalama bir takım havasındayız.

Burs Açıklaması

Yapmış olduğumuz duyurular sonrasında oldukça zorlansak da bu sene de burs havuzumuzu genişletmeyi başardık. Aylık olarak havuzumuzda 1.000 TL toplanacak şekilde taahhüt aldık. Bu da geçen seneki burs tutarını artırmamızı engellemekle birlikte öğrenci sayımızın bir artarak 10'a yükselmesi sonucunu doğuruyor.  Geçen sene 9 öğrenciye burs verdik. Bu öğrencilerden bir tanesi yeni burs dönemi başlamadan işe başladı ve ilk mezunumuz oldu. Bu nedenle geçen seneden burs alan 8 öğrencimiz ile yola devam edeceğiz. İki yeni öğrenci için ise ihtiyacı olan arkadaşların bize başvurmalarını bekliyoruz. Burs ödemelerine Kasım ayının 15'inde başlayacağız. Havuzu oluşturmakta yaşadığımız zorluk burslara bir ay geç başlamamıza yol açtı. Havuza katkı koyacak kişilerle özelden iletişime geçip hesap bilgilerini yollayacağız.  Burs almak isteyen arkadaşlar için şartlarımız; -Birbirimizi tanıyor olmak, -Ankara'da okumak, -Demirsporlu olmak -İhtiyacı bulunmak. Arkadaşla

Engin İpekoğlu üzerine...

Aslında yeni gelen hocanın ismi çok da önemli değil. Hızlıca bir yazı yazma gereği duyduk çünkü nasıl başlarsa öyle gidecek, en azından söylemlerde bu kez ölçülü olabiliriz belki. Biz hedef şampiyonluk diyerek sözünü yutmak zorunda kalan insanlar görmek istemiyoruz. Şampiyonluğa oynamak, oynatmak gibi bir baskı kurulmasını da istemiyoruz. Savaşan Demirspor yeter. Bize bir taahhüt verecekseniz skor tabelasına dayalı değil, sahada koşulan mesafeye dayalı taahhütler verin. Trip atan değil, ter akıtan futbolcular istiyoruz. Takımın en değerli futbolcusu takımın (olması beklenen) ilkelerine aykırı davranıyor ise formadan uzaklaştırma dahil önlem alacak iradenin ortaya koyulmasını istiyoruz. Futbolcunun ağzındaki sigara ve elindeki viski ile değil çalışma ahlakı ile gündeme gelmesini istiyoruz. Bu türden adamlara asla fırsat verilmemesini bekliyoruz. Çalışmayan, düzensiz, isteksiz, takımı bozan kişilere tahammül göstermektense skora zarar dahi verse gençlere yer verilme

Tüzük Değişikliği İstiyoruz

İçinde bulunduğumuz süreçte satır aralarından yaptığımız çıkarımlar bize gösterdi ki, yönetimimiz veya mali işler birimimiz mali yapımıza hakim olamıyor. Bu sonuca çıkarımlar ile ulaşıyoruz çünkü yönetimimiz arzu ettiğimiz ölçüde şeffaf değil. Dolayısı ile kendileri ile taraftarların iletişim kurup sorularına yanıt alabilecekleri bir mekanizma oluşturulmamış. Biz de kendi çapımızda internet üzerinden sesimizi duyurmaya gayret ediyoruz. Acil bir tüzük değişikliğine ihtiyacımız var. Önerimizi aşağıda vereceğiz. Bu önerinin tartışılmaya açık olmakla birlikte takımını seven Demirsporlular tarafından reddedilecek bir yönünün olmadığını düşünüyoruz. Gidiş yolumuz şu şekilde. Kulübümüzün gerçek borç rakamına ilişkin yönetimimiz sürprizlerle karşılaşabiliyor. Son dakika icraları, hacizler, blokeler ile karşılaşmak mümkün olabiliyor. O halde kesin borç rakamına nasıl ulaşabiliriz? -ADS'nin çek defteri olmadığını biliyoruz ancak var ise tahsisli çek defterlerinin çek numara

Burs Çağrısı

Geleneksel olarak sürdürüp büyütmeye uğraştığımız burs organizasyonumuzda yeni sezon başlamak üzere, eğer havuzumuzda yeteri kadar miktarı toplamayı başarabilirsek Ekim ayı içerisinde ilk ödemelerimizi gerçekleştirmiş olacağız. Burs havuzuna katılmak isteyenlere yönelik olarak ilk duyurumuzu Ankara Tayfası Facebook sayfası üzerinden yaptık. Ancak üzülerek belirtmeliyim ki henüz havuza katkı koyma taahhüdünde bulunanların sayısı da taahhüt tutarı da geçen senelerin altında. İlk kez böyle bir zorlukla karşılaştığımızı belirtmek isterim. Bu hali ile burs vermeye devam etmekte olduğumuz arkadaşlar ile tekrar görüşme yapacağız ve bir kısmına bu sene burs veremeyeceğiz veya hepsine geçen seneki burs tutarının yaklaşık yarısı kadar burs vermeye devam edeceğiz ve ilk kez yeni arkadaşlarımızı burs imkanından yararlandıramamış olacağız. Organizasyonumuzu Adana Demirspor'u yakından takip edenler biliyor ancak yine de bilmeyenler açısından tekrarlamakta fayda var. -Ankara'da okuy

Şimşekler Grubu Açıklaması

Dün yapılan açıklama, kayıtlara geçelim, okumayan kalmasın. "ADANA DEMİRSPOR CAMİASI VE AİLESİ 7’den 70’e sözümüz size, Bakkalı,kasabı,manavı,öğrencisi,öğretmeni,işçisi,memuru,avukatı, hakimi…Halkın takımının halkçı insanı; sitemimiz, isyanımız size.. Sözümüz bugüne kadar sosyal medyada sahte hesaplarla, siyaseti Adana Demirspor’a bulaştırıp eskiden olan birlik beraberliğimizi bozmaya çalışan ve Demirspor’umuzu karıştırmak isteyen, kimliğini gizleyen basiretsiz insanlara değil. Sözümüz klavye başında ya da cep telefonundan eğlencesine insanları yerden yere vurup arma sevdası ya da kulübü için gerçek hayatta hiçbir emek vermemiş, sadece sosyal medyada oturduğu yerden laf üretmiş boş insanlara da değil. Bizim sözümüz; kaldırımda oynasada biz bu takımın arkasındayız diyen Adana Demirspor sevdalılarına… Şimşekler Grubu 30 yıldır var. Ama bizler yaklaşık 20 senedir Şimşekler Grubu çatısı altında küçüğüyle, büyüğüyle, şimdi aramızda olmasada emeği geçen insanlarla sırt sırta, omuz o

Hocanın Açıklamaları Hiç Bir Şey Açıklamıyor

İstifa çağrısının yerli-yersiz olup olmadığı tartışılıyor. Yerine bir alternatif olmadan istifa çağrısı yapmak, yersiz görülebilir. Evet, istifa çağrısı en kolay adımdır. Ama taraftarın elinde başka bir silah var mı? Başarı isteyen taraftar, başarısızlık görürse ne yapmalı? Tabii ki tepki vermeli. Çekip gidin ya da istifa edin derken, "bu ana kadar yanlışları düzeltmeyecekseniz gidin" demek istiyoruz. Ancak taraftarın "Ali gitsin Ahmet gelsin" bir öneri getirme sorumluluğu yoktur. Taraftar başarı istiyor ve bunu her sene istiyor. Bu en doğal hakkı. Kimin yöneteceği, hangi isimlerin geleceği başka bir konu. Taraftar olarak yine burada önerilerimizi sunarız, var olan alternatifleri analiz eder yorum yaparız ama alternatif yoksa susmalıyız gibi bir anlayışı kabul etmek güç. Bizim acilen somut adımlar, değişime dair bir umut, bir vaat görmemiz lazım. Teknik Direktör Erkan Sözeri'nin bugün yaptığı açıklamalarda bu tarz bir somutluk göremiyoruz. ( http://www.adanade

Neler Oluyor Kahvede?

Hafta içi kupada altlig taķımına 3'lendikten sonra Balıkesir'den de 4 yedik. Merak ettiğim kendi yarattığınız bir takıma nasıl bu kadar kötü futbol oynattığınız? Bir şey açıklamayacağınızı biliyorum ama sormadan edemiyorum: yine ne oyunlar dönüyor içeride? Yönetimin Ceyhanlılar Kahvesi'ne çevirdiği camiada bizi şaşırtacak ne rezillikler oluyor kim bilir. Şaşıracak ne kalďı ki...  Tek bildiğim futbolcusu, hocası, yönetimi, menajeri, hemşehrisi hepinizin Kulübü terk edip gitmeniz gerektiği.

Sorular

Sayın Sedat SÖZLÜ, basın açıklamanızı izledik. İstifa çağrımıza saygı duyduğunuzu, yolunuza devam etme kararı aldığınızı gördük. Bu noktadan sonra size gönülden başarı diliyoruz. Adana Demirspor camiası zor camia. Erzurum'a elendik az önce. Kimsenin umurunda değildi skor ama futbolumuz berbattı. Söylememin sebebi şu, Demirspor camiası sonuca değil, sonuca gidiş şekline bakıyor. Adana Demirspor kulübünün borcunu artırmayacağını sadece beyan ettiği için (gerçekleştiremedi bunu) beyan ettiği anda Bekir ÇINAR'ı alkışlayan insanlar olarak borcumuzu azaltmış olmanıza saygı duyuyoruz ve teşekkür ediyoruz.  Yeni bir kongre sürecine girilmediğine göre gerilimleri çekmeceye koyarak doğruları yapmaya ve bulmaya özen göstermeliyiz. Uzun zamandır dile getiriyorum. Demirspor taraftarlarından oluşan yasal bir heyet teşkil edin ve bu heyet belirli alanlarda kulübün menfaati için gönüllülük esası ile ücretsiz olarak çalışsın. Taraftara (halka) ulaşacak büyük ve küçük çaplı projeler ür

Yönetim İstifa

Şu yazıyı yazacak psikolojiye gelmemek için o kadar çok bekledim ki... O kişi elindeki büyük güçle Sedat SÖZLÜ olabilir diye o kadar ümit ettim ki... Borcu bitiren, savaşan, anlayan, doğru adımlar atan efsane başkan olabilir diye o kadar dua ettim ki... Bence olmadı, artık olmaz. Umarım yanılırım. Oldukça uzun olan istifa yazımıza başlayalım. Küçükten büyüğe doğru gidelim.  Çok acemice kulübümüzü yönetiyorsunuz. Tarihimize ve hassasiyetlerimize istediğimiz ölçüde özen gösteremiyorsunuz. Büyük ölçüde bilginiz olmadığını düşünüyorum. Örneğin Metin Oktay’ı anıyorsunuz resmi siteden.  Türkiye’nin değeridir ama bizim için hakkımızın gasp edildiği bir maçta kaleci Haşimo’nun protesto ederek kaleyi boşaltmasına karşın penaltıyı atan kişidir. Bilmiyorsunuz, popüler olanın peşindesiniz.  Kendinizi sevimsiz bir şekilde öne çıkarıyorsunuz. Oysa bizim beklentimiz, başarılar ile taraftarlarca efsane ilan edilmeniz.  Kalıcı gelir üzerine yeterince çalışmadınız ya da çalıştınız ama bizi

Her Şey Değişti-Her Şey Aynı Mı?

Maçları izleyemiyoruz, o yüzden detaylı yorum yapmak zor. Statta olanlardan öğrendiğimiz kadarıyla takımın oyunu mutlu etmiyor. 4hafta geçti, mağlubiyet yok-güzel. Ama vurup geçen, rahat kazanan bir takım da yok. Henüz ligin iddialı takımlarıyla da oynamadık. Ayarımızdaki takımlardan zarzor puan alıyoruz. Bu da bizi ligin favorisi olmaktan uzaklaştırıyor. Asıl sorun takımı baştan sona değiştirip yine aynı -kötü demeyelim- ortalama takıma takılıp kalmak. Bu oyun ve sonuçlar için mi bütün takım değişti? 4 hafta sonunda Pote'nin golle buluşması iyi ama -ilk maçtaki sıradışı durum hariç- her hafta gol yemek kötü.

Yayın Rezaleti

TRT rezaleti, yayın rezaletine doğru evrildi. 1.lig maçları yayınlanmıyor ve yayınlanacağa da benzemiyor. Bu rezaletin bir ayağı plansızlık, bütün yazı boş geçirip bu yönde bir adım atmamamak ama daha önemlisi futbolumuzun genel dağınıklığı. Biri çıkıp kafasına göre milli takımı baştan aşağı değiştiriyor, başka biri kendi takımında inanılmaz paralar harcayıp başarısız oluyor ama hesap soracak kimse yok. Bir sene yabancı sınırı daraltılırken ertesi sene yabancı sınırı kalkıyor. Maç saatlerini,  yayın işini tekeline almış grup maç saatlerini kafasına göre belirliyor. Yani ne yaptığımız, neden yaptığımız belirsiz. Güya futbolu çok seviyoruz. Ama ne Süper Lig özetleri ne 1.lig maçları yayınlanıyor. Transfer piyasasını büyüterek futbolu büyütemezsiniz, ne kadar izleniyorsanız o kadar varsınız bu iletişim çağında. 1.lig Kulüpleri acilen bir araya gelip ortak bir açıklama yapmalı. Futbolumuzu yöneten beceriksiz, kraldan çok kralcı kafanın bu işi tek başına çözemeyeceği belli. Önce stadları

TRT Rezaleti

TRT'nin adının geçtiği herhangi bir yerde olumlu cümleler kurmak pek mümkün değil. Yıllrın kurumu, yerel tv standartlarına düştü. En son Olimpiyatlardaki durumlarını gördük. Kamuoyu baskısıyla son anda aldıkları yayınları, acemi sunucuları, amatör ekibi, yanlış spor tercihleriyle ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Şimdi de 1. lig maçlarını yayınlamıyorlar. İhaleyi bir hafta gecikmeli alabildiler. Bu haftanın maçları da hala listede yok. Bu konuda zaten fiyatı artıran bir rakibin yok. Kulüplerin zorlaması yok, hatta muhtaç, ne verirsen eyvallah diyecek noktadalar. Liglerin başlayacağı tarih belli. Peki bu acemiliğin nedeni ne? Ülkenin düştüğü aciz durumlardan anlamak mümkün aslında TRT mantığını, yazık ediyorsunuz vergilerimize.

Altyapı'da Yok Muyuz?

TFF Bölgesel Gelişim Ligi gruplarını daha önce açıklamıştı. Demirspor 3.Bölge B grubundaydı. Ancak dün yapılan fikstür çekimi sonrası gruplarda yer almadığımız görünüyor. ( http://www.tff.org/default.aspx?pageID=831&ftxtID=25689 ) Diğer bir tabirle Adana Demirspor altyapı takımları, U14'ten U19'a kadar hiç bir kategoride mücadele etmeyecek, şu andaki tabloya göre. TFF'nin yeniden yüklediği gruplar dosyasında da takımımız yok. TFF'den kaynakli bir hata mi yoksa yönetimimiz yeni bir rezalete mi imza attı? Lisans krizinden sonra bir de bu mu çıktı? Yıllardır finalleri zorladığımız altyapıda da yok muyuz?

Samsunspor:0-Adana Demirspor:0

Sezonun ilk maçında,  yönetimin beceriksizliği yüzünden lisansları çıkmayan yeni transferler yerine altyapı ağırlıklı kadroyla sahadaydık. Yıllardır takip ettiğimiz gençlerimiz bizi utandırmadı, var olsunlar! Başka takımların değil bizim kapılarımız açık olsun onlara. En kritik 1 puanlarımızdan biri olacak. Sezona moralli başlamak açısından önemli; gençleri bir kenarda unutmamak açısından çok daha önemli bir maç oldu.

Yangın Yerinde Futbol

Memleket yangın yeriyken futbol konuşmak yazmak içimden gelmedi. Devletin içini oyanlar, bombalardan medet umanlar, kan revan derken bütün yaz yanıp kavrulduk. Sezon başlarken acaba Demirspor bizi serinletir mi? Kan ter içindeki ruhumuza bir nebze su verir mi? Yaralarımızi pansuman eder mi? Yoksa acı vermeye devam mı? Nice kötü sezon basları gördük ama ilk kez lisans çıkarılamama sorunu yaşıyoruz. Maddi sorunlar bütün kuluplerin derdi ama geçen yıldan deneyimli yönetimin bu noktaya gelmemesi gerekirdi. Yepyeni bir takım ve yeni hocayla her şeye sıfırdan başladık. En azından yönetimin devam etmesi, isitkrar gibi görünüyordu ama orada da aynı amatörlüklere devam ediliyor. Hemşehricilik, belediye parasının dışında gelir yaratamama ile eski yönetim, yeni bir şey yapamıyor. Takımı baştan aşağı yenilemek doğru bir adım değildi, geçen seneden iyi işleyen noktaları korumak gerekirdi. Pote dışında sevindirici hamle az. Fevzi de uzun süreli sakatlığı nedeniyle bizi üzdü. Kadro yine başarı il

Gerçeklere Dönelim...

Sayın Sedat Sözlü, Lütfen bir anlatır mısınız neler olduğunu? Bizleri aydınlatır mısınız? Gönderdiğimiz futbolcuyu geri çağırdığımız, yüksek maliyetinden dolayı futbolcumuzu serbest bıraktığımızı okuyoruz. Bir kaç gün geçiyor, kamp yaptığımız otelden çıkarılacak oluyoruz da son anda ödeme yapılıyor. Sonra bir bakıyoruz ki; bu kez de lisanslarımız çıkmamış, gerekli para federasyona yatırılamadığı için. Maddi sıkıntı Adana Demirspor'a özgü değil. Tabi ki sıkıntı çekeceğiz. Ancak biz şok dalgası şeklinde gelecek sıkıntıları hak etmiyoruz. Adana Demirspor taraftarı gibi bir taraftarınız var, kendi dünyanızda takım yönetiyorsunuz. Şunu demek istiyorum Sedat bey, maddi sıkıntımız var ise taraftara bunu sezon başında söyleyin. Yıllardır bunu bekliyoruz zaten. Bir başkan da çıksın, biz bu sene gencecik, koşan bir takım kuracağız, ortalama bir maliyetimiz olacak ve borçları düşüreceğiz, seneye de şampiyonluğa oynayacak takımın temelini atarken, iyi bir bütçemiz ola

Burs ve Yardım Açıklaması

Ankara Tayfası olarak takvim yılını değil, takımımız gibi sezonu değerlendiriyoruz. Yani 2015/2016 sezonu değerlendirmesi yapacağız. Tayfamız Demirspor camiası adına bu sezon küçük bütçelerle büyük yürekleri sevindirdi. İsimsiz birçok kahraman var sadece gönüllere hitap eden. 19 kardeşimiz oluşturduğumuz burs havuzuna 9 ay boyunca üşenmeden, sıkılmadan ve kimi zaman kendisini belki de sıkıntıya sokarak katkıda bulundu. Havuzumuzda 8.000 TL birikti ve bu 8.000 TL'yi 9 öğrenci kardeşimize burs olarak dağıttık. Büyük bir olasılıkla bu sene ilk mezunumuzu vereceğiz. Mezun olmaktan kastımız okulu bitirmek değil elbet. Bir işe girmek. Bursumuzu prensip olarak işe girene kadar destek olacak şekilde planladık. Arkadaşımız mezun olunca duyurusunu mutlulukla ayrıca yapacağız. Bir kardeşimiz vesile oldu, Erzurum'un Hacıömer ilçesi Tekman Köyü ortaokuluna öğretmen olarak atanmış. Çocukların kütüphanesi yokmuş. Seferber olduk koca bir aile olarak. Sonuçta 21 koli kitap ve ayrı

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

Olmadı

Olmadı. Çok iyi biliyoruz bu sözü. Deniyoruz, olmuyor. Yine son ana kadar süren, olmayacak şekilde biten bir hikaye. Bizi bu sezon ayakta tutan, bütün sezon penaltıları atan Pote'nin dağlara attığı topla başlayıp süren çöküş. Buraya kadar gelmek elbet önemliydi ama bu taraftarın çilesi ne zaman bitecek bilemiyorum. Yollara düşen 20bin Demirsporlu sevinmek için sevmedi, sadece iyi günde takımın yanında değildi, yine de artık gülmek sevinmek mutlu olmak istiyoruz. Bugün olmadı ama olacak elbet, bugün ya da farke etmez.  Sen yaşa bizlere yeter, yaşa var ol Demirspor.

Finaldeyiz

Yine son dakikaya kadar süren heyecan, yine kanserlere krizlere gebe bir final. Demirspor asla işi hemen bitirmez, son ana kadar delirtmeye devam eder. 1. ligteki 4. yılda 3. kez play-offtayız ama ilk kez finaldeyiz. Hem de ikinci yarının başında yediğimiz golle iyice umutsuzluğa düştüğümüz anda, dipten çıkarak gelen son dakika golüyle... Bir çok istisna birleşti: 1-0 geriden gelip kazanmak, Pote ya da Burak Çalık'ın gol atmadığı bir maçı kazanmak gibi... Bu sene nadiren olan şeylerdi. Bunlardan biri de taraftarın sabrıydı. Son ana kadar sakinliği korudu ve maçın içinde kaldı. Erken bir tepki vermedi. Maç öncesi uyarılar işe yaradı. 21 yıllık Süper Lig özlemine 1 maç uzaktayız. 2009'da Konya'da kaybettiğimiz umutları yine Konya'da bulalım; yeni bir döneme başlayalım.

Yönetime Çağrımızdır

Sayın Sedat Sözlü, Takımımız hepimizin malumu olduğu üzere çok kritik Elazığ rövanş maçına hazırlanıyor. Hepimiz ziyadesi ile gerginiz ve gergin olduğumuz kadar da umutluyuz. Yine çoğumuzun kabul ettiği üzere taraftarlarımız maalesef maç esnasında ve öncesinde tek ses, tek yürek olamıyor. Camia olarak yönetilmesi zor bir kitle olduğumuzun farkındayız. Ancak eleştirel olmanın eleştirilene verdiği katkı, zarar vermeye başlayana kadardır. Bu zararı sezon içinde çok kez gördük. Net eleştirilerle yönlendirilebilecek bir süreç, maalesef bilinçsiz bir takım taraftarlar tarafından futbolcuların kişiliklerine ilişkin mesele haline getirildi ve futbolcu ile taraftar arasındaki zaten çok sınırlı olan bağlar daha da gevşedi.  Şimdi makul çoğunluk Elazığ maçı öncesinde ne yapılması gerektiği hususunda fikir sahibi. Takım kötü de oynasa, geriye de düşse, umutlar tükenene kadar elinden gelenin fazlasını yapacak ve sahadaki armayı destekleyecek. Ancak bazı açmazlarımız var.  1-Bu tür

Demirsporluluk Sanal Değildir, Düşün Yakamızdan...

Ben daha küçücüktüm, 5-6 yaşlarında falan, babamla atışırdık, kızıp beni Demirspor maçlarına götürmediği olurdu. Çıkardım sokaklara, her gelen geçene maçı sorardım. Kaç kaç bitti, nasıl oynadık, kart gördük mü? O yaşta ve o dönemlerde öyle kovalanırdı sevda.  Pazartesi günleri bir gazetenin iç spor sayfalarından herhangi birinin sağ alt, sol alt köşesinde maçın skorunu bilmeme rağmen o "Demirspor" kelimesini görmek için heyecanla gazeteyi kurcalardım.  Salı günleri haftanın değerlendirmesi olurdu genelde gazetelerde. Haftanın 11’ine bir Demirsporlu girmiş mi, gelecek haftanın maçında Demirspor’a toto tahmininde kaç veriyorlar gibi sorularla geçirirdim zamanımı.  İlkokul yıllarımda TRT’de haftada bir gün gecenin geç saatinde alt liglerden görüntüler olurdu. Onları beklerdim, 1 dakika 30 sn.lik bozuk kaliteli bir video kaydı için gece yarılarına kadar ayakta kalırdım.  Babamdan kaçak maçlara giderdim, dayağını yemesem de fırçasını yemişliğim çoktur.  Çocu

Play-off 1. Maç| Elazığspor:3-Adana Demirspor:2

İlk altının en çok gol yiyen takımı olarak, play-off'un ilk maçında da 3 gol yedik. Bu kadar gol yiyerek başarılı olmak mümkün değil. Yenen goller de çok basit yan top veya duran top hataları. Takım, yolun sonuna gelmiş gibi oynamıyor, sanki hala sezon ortasında ve aynı hatalara devam. Varını yoğunu ortaya koyması gerektiğini bilmiyor gibiyiz... Maç berabere de bitse ikinci maç için umutlu olmayacaktık. Oyunu tutmak, pas yapmak yeterli olmuyor çünkü yaratıcı değiliz. Anıl ve Tiago'nun hücumu tıkama özellikleri decam ediyor. Burak bugün yine yoktu ve herzamanki gibi Pote'nin dokunuşlarına kaldık. İkinci maçta bunların aynısı olacaksa işimiz çok zor. Daha önce yazdığım gibi iyi oynamaktan ziyade inanmışlık görmek istiyor bu taraftar ve kötü oynasak dahi maçı çevirebilecek bir umut istiyoruz.

Malatya'da Güvenlik Rezaleti

Malatya Valiliği,  Elazığ maçı hazırlıkları için Malatya'da bulunan takımımızı kentten kovdu! Gerekçe, bir avuç Malatya taraftarının otel önündeki goygoyunu engelleyememek. Valilik kente gelen misafirini kapı dışarı ediyor. Güvenlik sağlamayi  buradan gidin demek olarak anlamış bu yetkililer.  Bu tavırlarınız vatandaşa güven değil, suç işleyenin korunacağı mesajı veriyor. Zalimin değil mağdurun suçlu sayıldığı, kötülüğün normalleştiği ülkede daha nelerle karşılaşacağız bakalım.

Play-Off Öncesi

2015-16 sezonunu 54 puanla tamamladık. İlk altının en çok gol yiyen takımıyız. Geçen sezon da öyleydik ve 56 puanla 1. lig'teki en yüksek puanımızı almıştık. İki sezondur kolay gol yeme alışkanlığını aşamadık. Attığımız 53 golün 33'ü iki isme ait: Pote ve Burak. Play-off'larda Elazığ karşısında bu iki isme alternatif yaratmamız gerekli. Elazığspor karşısında ilk maçta, kendi iç sıkıntılarımızın sahaya yansıdığı, pek mücadele etmeden 1-0 kaybettiğimiz bir oyun vardı. İkinci maçta ise bu kez rakibin devre arasında yaşadığı sıkıntılardan yeni toparlandığı bir süreçti, bizde kadromuzda değişiklikler yapmıştık ve bu kez 2-1 kazandık. Yani maçlar genelde dengeli geçti ama play-off'ta ruh halinden uzak atmosferde oynandı. Bu kez daha inatçı ve zorlu geçecektir maçlar. Deplasmanda gol atmak bu açıdan önemli. İlk devreyi lider kapatan Elazığ, son maçta Adanaspor'un son üç haftalık yedek kadrosuyla dağıttğı puanlardan yararlanarak son hafta play-off'a kaldı. Bizim kad

Altyapı'da Bu Yıl

Önceki yıllarda Türkiye finallerine gitmesine alışık olduğumuz altyapı takımlarımızda bu sezon beklediğimiz başarıyı göremedik. Sadece U14 takımımız grubunu lider bitirdi. Öneleme maçında 8mayıs'ta Erciş Belediye'yi 3-0 yenen takımımız Türkiye finallerinde boy gösterecek. U14lerimizin rakipleri Altınordu, Beşiktaş, Bursaspor, Kayserispor, Osmanlıspor, Sakaryaspor ve Trabzonspor. Başarılar minik Demirler! Profesyonelliğe en yakın gençlerimiz U21'ler ve U19Elit'ler, 1.lig takımları arasında 13. ve 10. sıradalar. Son maçınlarıı bu hafta Urfa ile oynayacaklar abileri gibi. U21 için ayrı bir başlık açmak gerek.  U17'ler 22 maçta hiç berabere kalmadı. 13 galibiyet 9 mağlubiyetle grubunu 4. tamamladı. Ayrıca grubun en çok gol atan takımı oldular. U16'lar da grubunda 4. oldu; iki grupta da G.Antep Bld ve G.Antepspor'un grupta hakimiyeti vardı. U15'ler ise tek beraberlikle grubu 5. tamamladı.

Yunus Ünsal'dan 11 Gol

Playoff tantanası başlamadan yazalım. Genelde takım kötü gittiğinde aklımıza gelir altyapı meselesi ama bu seferki öyle değil. Sezon boyu, hafta sonları düzenli olarak yaptığım bir işti, Yunus bu hafta gol attı mı takibi. Altyapımızdan yetişen forvet oyuncusu Yunus Ünsal, bu sene Erzin Bld. formasını terletti. Geçen sene Ankara Demirspor'da ikinci devre gösterdiği atılımı devam ettirdi. Ligte 30 maçta ilk 11 başladı ve 10 gol attı. Bir de kupa maçında golü var. Son üç haftayı boş geçmedi, zaten Erzin de 8 hafta yenilmedi, 5 galibiyet var, son üç hafta 4'er gollü galibiyetler. Bu seriyi daha önce yakalasa belki playoffu bile zorlayabilirdi. Son haftalarda düşmemeyi garantilemenin verdiği rahatlık takıma olumlu yansımış. Yunus Ünsal da profesyonel liglerde kendini rekorunu kırdı. Lige iyi başlamıştı,  sonra biraz duruldi ama son düzlükte yine patlamasını yaptı. Onun gol attığı maçları takımı farklı kazanmış. Altay deplasmanında puan getiren bir golü devar. Bu ivmesini, neden De

#dellen

Umuda ihtiyacımız olan şu günlerde umut veren, yüz güldüren samimi bir girişim; Selim Ağaçdalı'nın Haluk Levent'le kotardığı şarkı ve klip yayında: https://youtu.be/C73GWg1dkgY

Eski ve Yeni Efsanelerimiz: Ziya ve Pote

Üni-AdanaDemir taraftar oluşumuna mensup kardeşlerim geçen gün güzel bir bilgi notu yayınladılar. Bu bilgi notuna ilişkin kendilerinden küçük bir ilave daha yapmalarını istedim ve araştırmaları neticesinde o bilgilere de ulaşma imkanımız oldu.  Stresli lig sürecinde çok günlük yaşamaya başladık. Genç kardeşlerimizin bu bilgi notu, bu ortamdan bir anlık da olsa sıyrılmak açısından da güzel oldu.  Konumuz Pote ve Ziya. Gelmiş geçmiş en golcü iki yabancı futbolcumuz. Demirspor kuşak kuşak taraftar eskitiyor. Küçük de olsam kuzey kale arkasının maraton tribününe bakan kısmında asılı bulunan dev Ziya posterinin bulunduğu dönemleri yaşayabilen şanslı kuşaktanım. Erciyes maçında yerde topa kafası ile uzanan Pote, emeğe ve ekmeğe olan saygısı ile zaten başarısının tesadüf olmadığını ortaya koymuş ve gönüllerimizi bir kez daha fethetmişti. Artık konuşmak için erken olmadığı ümidi ile yeni kuşak Demirsporluların da tanık oldukları bir efsaneleri olduğunu söyleyebiliriz. Daha fazla

Basın Açıklaması

KAMUOYUNUN DİKKATİNE !  Mavilacivert.com, Şimşekler Grubu, Ankara Tayfası, ADS-Der ve Üni-Adanademir ortak basın açıklamasıdır!  Yıllarca mücadele ettiğimiz ve 21 yıldır uzak kaldığımız Süper Lig’e yükselebilmek için bu sezona yine büyük yatırım ve umutlarla başladık. Bugün geldiğimiz noktada sezon öncesi hedeflerimizden ve beklentilerimizden çok uzakta kalmış olsak da, henüz hiçbir şeyin bitmediği, matematiksel bile olsa ilk 2’ye girerek direkt bir üst lige çıkma şansımızın hala sürdüğü bir gerçektir.  Bu noktada biz Demirsporlulara düşen görev; bir sezonumuzun daha heba olmaması için, her zaman olduğundan daha fazla duyarlı ve sabırlı olmak, kenetlenmek, üzerimizdeki bu “kaybetme” psikolojisinden bir an evvel kurtulmak ve hedefe ulaşmak için elimizden gelen her şeyi yapmaktır. Son haftalarda üst üste gelen puan kayıpları sonrasında yine her zaman olduğu gibi bir takım çevreler gerçek yüzlerini göstermişlerdir! Başta sosyal medyada olmak üzere değişik platformlarda