Ana içeriğe atla

Yangın Yerinde Futbol

Memleket yangın yeriyken futbol konuşmak yazmak içimden gelmedi. Devletin içini oyanlar, bombalardan medet umanlar, kan revan derken bütün yaz yanıp kavrulduk. Sezon başlarken acaba Demirspor bizi serinletir mi? Kan ter içindeki ruhumuza bir nebze su verir mi? Yaralarımızi pansuman eder mi? Yoksa acı vermeye devam mı?

Nice kötü sezon basları gördük ama ilk kez lisans çıkarılamama sorunu yaşıyoruz. Maddi sorunlar bütün kuluplerin derdi ama geçen yıldan deneyimli yönetimin bu noktaya gelmemesi gerekirdi. Yepyeni bir takım ve yeni hocayla her şeye sıfırdan başladık. En azından yönetimin devam etmesi, isitkrar gibi görünüyordu ama orada da aynı amatörlüklere devam ediliyor. Hemşehricilik, belediye parasının dışında gelir yaratamama ile eski yönetim, yeni bir şey yapamıyor.

Takımı baştan aşağı yenilemek doğru bir adım değildi, geçen seneden iyi işleyen noktaları korumak gerekirdi. Pote dışında sevindirici hamle az. Fevzi de uzun süreli sakatlığı nedeniyle bizi üzdü. Kadro yine başarı ile başarısızlık arasında çok geniş bir surpriz yelpazesinde gidip gelebilir.

Yıllardır yazdığımız, ilgili kişilerle paylaştığımız, kurumsallaşma,  kalıcı gelir, profesyonellik taleplerini daha geniş çevrelerde dillendirilmesi bizi sevindiriyor. Bu yöndeki adımlarını yönetimden daha güçlü görmek istiyoruz. Özellikle kulubün sosyal medya yönetimi oldukça kötü. Geçen yılın üstüne artı bir seyler koymak zamanı geldi artık. Yoksa siz de unutulup giden kötü Demirspor yönetimlerinden biri olup gideceksiniz. Yangın yerini söndürmek yerine ateşe odun vereceksiniz...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!