Ana içeriğe atla

Pote Yoksa Skor Yok

Takımda yaratıcı oyuncu eksikliği açıkça belli oluyor . Geçen sene Burak Çalık'ın beslediği  Pote'ye top getirmekte zorlanıyoruz. Pote'yi aktif hale getirmedikce skor yapamıyoruz. Ona alternatif bir isim yok. Ozan İpek ve Sercan bu işi yapabilecek iki önemli oyuncu ancak henüz beklenen verimi alamıyoruz. Takımın ortasahası birbirine benzeyen düz oyunculardan kurulmuş. 10. hafta gelmesine rağmen daha yeni toplanmış bir ekip gibiyiz. Koca bir hazırlık dönemi ne yapıldı, merak ediyorum. Sezon başladı, iki ay geçti hala uyumsuz oyuncular topluluğuyuz. Orta sıralarda dolaşacak ortalama bir takım havasındayız.

Yorumlar

Unknown dedi ki…
MERHABA DOSTLAR.BU HAFTA KONUK YAZAR OLARAK SİZLERE KATILMAK İSTİYORUM.YAYINLARSANIZ SİZLER GİBİ GURBETTE OLAN BİR KARDEŞİNİZİ MUTLU EDERSİNİZ.ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER.


Adana Demirspor'un Eskişehir maçında ki aktif futbolu kesinlikle sevenlerini yanıltmasın.O maçın temposu 7 kişiyle hücum eden Eskişehir istediği için öyleydi.Sayelerinde orta sahayı rahat geçti takım.Ümraniye deplasman maçını 90 dk sakin bir şekilde izlediğinizde bu gerçek ortaya çıkar zor bir şey değil.Tek tek futbolculara takılmayın ve ayrıca Engin İpekoglu'nun elinde sihirli değnek olmadığına inandırın kendinizi.Klüp yönetimi son yılların en amatör yönetimi bunu da görün.

Bu kadar dert sıkıntının içerisinde hakemler konusu yine Ads için ön plana çıkıyor.Belli ki ligin şekli belirlenmek isteniyor.Ve son 10 yılın en zor Ptt 1.lig sezonu bu sezondur.Çıkmaya kesin gözle bakan takımlara ateş düşmüş durumda.Herkes herkesi yenebilir,doğaldır ama Ads'nin önce başkanını,sonra camiasını,sonra çok çok bilen sanal taraftarını yenip,en sonunda da sahada rakibini yenmesi gerekiyor.Ona da hakem izin verirse tabi.

Buradan futbolcuları aklama gibi bir sonuç çıkmasın.Çünkü çoğunluğu hatalı transfer.Her sezon başı gibi bu sezona da yanlış hoca ile başlayıp Erkan Sözeri'ye mahfettirdiler iskeleti.Engin İpekoğlu'nun üretmeyen oyun yapısıyla çıkılmaz bu cendereden bu da görünen bir gerçek.

Sizlere önerim ilk iç saha maçında ilk düdük çalar çalmaz alkışlarla terkedin stadı.Ama en önemli nokta başkanınız.O ve ekibi de alkışlarla stadı terketsinler.Sonra bunu sosyal medya da ülke gündemine sokun.Beyaz futbol,telegol tarzı programları boğun.Ntv spor tarzında kanallar işinize yaramaz.Paldır küldür giden proğramlar daha cazip ülkemizde.Ads taraftarı en iyi bu işi yapar emin olun.Hakemler konusunu bir nebze bu şekilde çözersiniz.

Şimdi gelelim son konuya.Burası çok önemli.Hiç hayal kurmanın zamanı değil.Bu mevcut takım sırasıyla oynanacak olan Giresun,Göztepe,Bandırma,Bolu,Yeni Malatya,Sivas cenderesinden çıkamaz.Bu seneyi unutun.Ligden düşecek takimlarda üç aşağı beş yukarı belli.Sakın play off falan düşünüp takımı daha doğrusu kulübü yıpratmayın bu sene.Oturun Engin Hoca ile konuşun.Yapılanmaya ve alt yapının da tek sorumlusu olmaya razıysa devam edin.Yok efendim ''ben uefa kupasinda mücadele eden takım isterim'' diyorsa verin son kez parasını ayırın yollarınızı.Olağanüstü kongre kararı alıp kirli çamaşırları dökün ortaya.Yazın borçları,koyun altyapıdan en az 10 futbolcu şartını,kurun ekibi yurt geneli 17-22 yaş arası bütün istihbaratı alınan topçuları yerinde incelesin.Korkmayın küme düşmezsiniz.3 sene daha beklesin takım burada.Ama borç bitsin.Başkanınız yine başkan olsun.Ama imkanı bu kadar geniş bir başkan,kurtarıcısı olsun bu klubün.10 yıl sonra çıkıp alnının akıyla ''ben belki şampiyon yapamadım ama klubün borcunu sıfırladım'' desin.Sizler de onu baş tacı yapın.

Kalıcı gelir konusuna takılmayın.Bir takım bir aile kültürünü tepeden tırnağa herkese işlenirse 5 sene de 5 kalıcı gelir kendiliğinden gelir.Herşey dürüst,sağlıklı,kardeşçe oluşturulacak bir kültürün devamında kendiliğinden çıkar.

Unutulmasın ''ADANA DEMİRSPOR BİR KÜLTÜRDÜR''....

ÇOK UZAKLARDAN BİR DEMİRSPOR'LU KARDEŞİNİZİN NACİZANE ÖNERİLERİDİR..
ARA ARA YİNE YAZARIM.DIŞARIDAN NASIL GÖRÜNDÜĞÜ BİLMEK HER ZAMAN İŞİNİZE YARAR.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ