Ana içeriğe atla

Burs ve Yardım Açıklaması

Ankara Tayfası olarak takvim yılını değil, takımımız gibi sezonu değerlendiriyoruz. Yani 2015/2016 sezonu değerlendirmesi yapacağız.

Tayfamız Demirspor camiası adına bu sezon küçük bütçelerle büyük yürekleri sevindirdi. İsimsiz birçok kahraman var sadece gönüllere hitap eden.

19 kardeşimiz oluşturduğumuz burs havuzuna 9 ay boyunca üşenmeden, sıkılmadan ve kimi zaman kendisini belki de sıkıntıya sokarak katkıda bulundu. Havuzumuzda 8.000 TL birikti ve bu 8.000 TL'yi 9 öğrenci kardeşimize burs olarak dağıttık. Büyük bir olasılıkla bu sene ilk mezunumuzu vereceğiz. Mezun olmaktan kastımız okulu bitirmek değil elbet. Bir işe girmek. Bursumuzu prensip olarak işe girene kadar destek olacak şekilde planladık. Arkadaşımız mezun olunca duyurusunu mutlulukla ayrıca yapacağız.

Bir kardeşimiz vesile oldu, Erzurum'un Hacıömer ilçesi Tekman Köyü ortaokuluna öğretmen olarak atanmış. Çocukların kütüphanesi yokmuş. Seferber olduk koca bir aile olarak. Sonuçta 21 koli kitap ve ayrıca toplam 1.050 TL karşılığı kitap yollandı kütüphaneye. Çocukların atkımızla resimlerini görmekten daha çok, ülkemizin geleceğine belki bir çocuk daha fazla katkı koyacak sayemizde diye düşünmek mutlu etti bizi.

Askerlerimiz çok zor şartlarda yaşıyorlar. Terör doğu illerinde başta olmak üzere her an her yerde karşımıza çıkabiliyor. Benim askerlik yaptığım dönemde komutanım olan bir abimiz eşinin ameliyatı için zor duruma düşmüştü. Yardım edemedik o dönemde kendisine. Ancak peşini de bırakmadık. Zar zor ağzından laf alarak öğrendik ki; çevreye borç yaparak karşılayabilmiş masrafları. Askerlerimiz düşük ücretlerle büyük görevler üstleniyorlar. Komutanımızın doğunun önemli bir yerinde görev yapıyor olması da bizi duygusal açıdan etkiledi ve ondan habersiz küçük çaplı bir yardım kampanyası başlattık. 26 kardeşimiz 1.025 TL topladık ve IBAN numarasını yetkilerimizi kullanarak öğrenme tehdidi ile kendisinden alabildik ve önemli bir jest yaptık.

Adana'dan tribünden bir omuzdaşımızın annesi acil ameliyat için buraya geldi. Kan lazım oldu. Seferber olduk. İstediğimiz sonucu alamadık ama temiz yürekli kardeşlerimi oraya da koşarken görmek bize önemli bir moral oldu. Aynı kardeşlerim Demirsporlu olmayan başka bir yakınımız için de düşünmeden koştular.

Bu blogun yazarları olarak bizler sadece aracıydık çocukların güzelliklerine. Bunu yazmasak piyonu kadar ancak önemli olabildiğimiz bir oyunun kahramanları rolünde hissedecektik kendimizi. Amacımız reklam değil anlayacağınız. Amacımız isimsiz kahramanlara şükran duygularımızı iletmek.

Sağ olun, var olun kardeşlerim.

Demirspor sizlerle güzel.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ