30 Eylül 2016

Şimşekler Grubu Açıklaması

Dün yapılan açıklama, kayıtlara geçelim, okumayan kalmasın.

"ADANA DEMİRSPOR CAMİASI VE AİLESİ

7’den 70’e sözümüz size,

Bakkalı,kasabı,manavı,öğrencisi,öğretmeni,işçisi,memuru,avukatı, hakimi…Halkın takımının halkçı insanı; sitemimiz, isyanımız size..

Sözümüz bugüne kadar sosyal medyada sahte hesaplarla, siyaseti Adana Demirspor’a bulaştırıp eskiden olan birlik beraberliğimizi bozmaya çalışan ve Demirspor’umuzu karıştırmak isteyen, kimliğini gizleyen basiretsiz insanlara değil. Sözümüz klavye başında ya da cep telefonundan eğlencesine insanları yerden yere vurup arma sevdası ya da kulübü için gerçek hayatta hiçbir emek vermemiş, sadece sosyal medyada oturduğu yerden laf üretmiş boş insanlara da değil.

Bizim sözümüz; kaldırımda oynasada biz bu takımın arkasındayız diyen Adana Demirspor sevdalılarına…

Şimşekler Grubu 30 yıldır var. Ama bizler yaklaşık 20 senedir Şimşekler Grubu çatısı altında küçüğüyle, büyüğüyle, şimdi aramızda olmasada emeği geçen insanlarla sırt sırta, omuz omuza davamız uğruna mücadele ettik ve Şimşekler Grubu olarak yıllarca hep beraber tek bir amaç uğruna iyisiyle, kötüsüyle, günahıyla, sevabıyla bu bayrağı taşıdık.

Adana Demirspor ailesi olarak Adana Demirspor’umuzu iyi yerlere getirmek adına çabaladık ve yılmadık. Evet bizimde hatalarımız oldu.İnsanız hepiniz gibi etten tırnaktan ama hiçbir zaman kendimizi Adana Demirspor’un menfaatinden önce tutmadık, tutmayacağız. Tutsaydık; daha 20’li yaşlarda memlekette herkesin önünde diz çöktüğü Aytaç Durak bize “Ne istiyorsunuz” dediğinde “sadece Demirspor’un menfaatini ve iyiliğini istiyoruz, ne yapacaksan onun için yap” demezdik.

Adana Demirspor’un menfaati olmasaydı önceliğimiz; memleketi ve Adana Demirspor’u yönetenlerle her an çatışma ve savaş halinde olmazdık. Olsaydı eyvallahımız; bugün tüm Türkiye’de taraftar gruplarındaki örnekler gibi mekanlarımız, işletmelerimiz ve halkın içinde değil de halka uzak lüks bir yaşantımız olurdu. Bu Grubu yönetenler olarak yaklaşık 20 senedir sokaklarda halkla iç içe yaşıyoruz. Kimse yanlış anlamasın, bu ne ajitasyon ne de başka bir şey .Ama Adana Demirspor için biz kendi hayatlarını hiçe sayanlar bugün hala evlerimiz kirada, her gün dolmuşlarda, otobüslerde alnı açık başı dik, parayı değilde itibarı, kendini değilde Adana Demirspor’u seçerek yaşamaya devam ediyoruz. 20 yıldır kendimize ait bir dernek yerimiz olmadı. Hep kiradaydık.5 yıldır kirada olan bir yerimiz bile yok.

Bunlara rağmen bu grup kendi imkanlarıyla pankart, organizasyon yapıyor ,deplasman kaçırmıyor , tüm bireyler cebinden harcıyor ve tribündeki tüm etkinlikler için havuz yapılıyor. Ama ne tuhaftır ki verdiğimiz örneklerde maddi yönden son derece güçlü olan ,mekanları işletmeleri, süper dernekleri olan bu gruplar kendi şehirlerinde konuşulmuyor ama bir dernek yeri bile olmayan Şimşekler Grubu konuşuluyor.

Ama yine ne tuhaftır ki Şimşekler Grubu hakkında konuşup karalamaya çalışan basiretsizler yıllardır Şimşekler Grubunun tribünde yaptığı şovlarla, bestelerle, görsellikle övünüyor, profil resmi yapıyor.

Sadece Konya’da oynanan final maçındaki açılan pankart ve kale arkasının mükemmel görüntüsü , maçtaki besteler ve çekilen videolar bile bu durumu açıklıyor. Şimşekler Grubunu karalamaya çalışan bu şahsiyetsiz insanlar keşke örnek verdiğimiz grupların ekonomisi kadar güçlü olsalarda ,Şimşekler Grubu’nun Adana Demirspor için yaptığının 10’da 1’ni yapsalar.Biz yerden yere vurmaya çalışmaz onları alkışlardık..

Çünkü Adana Demirspor sevdası için emek verip,üreten ve bu tribünlere bir şeyler kazandıran yada kulübü için tuğla üstüne tuğla koyan herkesin başımızın üstünde yeri vardır. Profillerine bakıldığında yaşları henüz 20 olmamış gençler ; boyundan büyük işlere kalkışıyor ve Şimşekler Grubuna Adana Demirsporluluğu ve duruşunu öğretmek istiyor.Ama daha 2-3 yıldır Adana Demirsporla tanışan, hayatlarına Demirspor sevdasının yeni girdiği bu kendini bilmez, saygısız gençler bilmiyorlar ki bu kulüp ve bu tribünler hangi noktalardan bugünlere geldi.

1997-98-99 yıllarında 5 Ocak Stadyumunda maç esnasında ‘’Mavi’’ diye bağırdığımızda Maraton yada başka bir tribünde ‘’Lacivert’’ diyecek taraftarımız yoktu. Stadyumda toplam 500-600 kişi olurdu ve 300’ü Şimşekler Grubuydu…

Kulüp hem başarı hem ekonomik yönden gittikçe dibe batarken Şimşekler Grubu’nun inanılmaz mücadelesi, emeği ve verdiği savaş olmasaydı bu kulüp yaşar mıydı sanıyorsunuz. Kulübe kilidi vururlardı ve sadece Mavi-Lacivert sevdamız kalırdı geriye. İşte o zaman gerçekten kaldırımda oynamak zorunda kalırdık ve acaba bugün yazan bu kendini bilmezlerden kaçı Demirsporlu olurdu… Biz söyleyelim hiç biri olmazdı ve bugün yaptıkları terbiyesizliği 3 İstanbul takımının sayfalarında yapmaya devam ederlerdi, çünkü onlardan birisini tutuyor olurlardı.

Adana Demirspor bugünlerde bu kadar popülerse, bu kadar marka haline geldiyse ve gündemdeyse hiç mütevazı olmadan söyleyeceğiz ; Şimşekler Grubu’nun 1995 ve 2010 yılları arasındaki onurlu ve dik mücadelesi sayesindedir. Eşya piyangosu satmalar, AÇLIK GREVLERİ, kulüp için sabahlamalar, internet olmadan sokak sokak gezip organize olmalar, geceleri sabahlara kadar duvarlara ve duraklara afiş asmalar bu onurlu mücadelenin sadece birkaç mihenk taşlarındandır. Bunlar ve daha birçoğu küskün olup maçlara hiç gelmeyen Demirspor taraftarının tekrar sevdasına sarılmasını sağlamış, tekrardan yüz binleri inandırmış ve en önemlisi bu şehirde doğup büyüyen gençlerin 3 İstanbul takımını değil ; Adana Demirspor’u tutmasını sağlamıştır.

Ama Şimşekler Grubu’nun fertleri 1995’ten sonra bu onurlu mücadeleye başladığında Adana Demirspor ne popülerdi, ne de Türkiye’de bir marka haline gelmişti. Özelikle 1997-1998-1999’da Türkiye’de Adana Demirspor’un ismi kaybolmak üzereydi. Bizler bu sevdayı içimize böyle sıkıntılı ve başarısız yıllarda işledik ve sevdamızı internet başında değil sokaklarda yaşattık, büyüttük.

2016 yılına geldiğimiz şu günlerde bile, yani teknoloji çağı yaşanırken eğer sokaktaki mücadeleyi bırakırsanız bu kulübün karanlığa doğru yol alması demektir. İnternet başında ve sosyal medyada yazarak çizerek, ahkam keserek, asıp biçerek, karalamalar yaparak ne kulübü yaşatabilirsiniz ne sevdanızı. Sadece kulübümüz batarken izlersiniz ve battıktan sonra birdaha gözükmez, yol alır gidersiniz..

Şimşekler Grubu olarak biz SEVGİ-SAYGI-BAĞLILIK diyeli 15 yıl olacak. O zaman siz yaşı küçük gençlerde bu verilen emek ve mücadeleye saygılı olun ve daha yeni yeni geldiğiniz şu tribünlerde Şimşekler Grubuna Adana Demirsporluluğu öğretme işine kalkışmayın. Önce o onurlu mücadelenin, yapılanların, emeklerin YÜZDE BİRİNİ sizden görelim. Ama klavye başında değil, bu sevdayı daha da büyütmek için sokaklarda görelim. Görelim ki bizleri yargılamaya söz hakkınız olsun. Söyleyecek sözünüz olsun.

Biz bu açıklamayı yapabilmek için 20 yıldır gece gündüz kulübümüz ve sevdamız için savaşmışız, mücadele etmişiz.. Yıllardır söz sahibiysek, bunun diyeti ortada.. Siz ne yaptınız da, ne diyet ödediniz de her gün sosyal medyada söz söyleyecek, ahkam kesecek cüreti kendinizde buluyorsunuz…

Şimdilik söyleyeceklerimiz bu kadar.. Gelelim asıl konuya ve neden bu durumda olduğumuza…

21 yıldır bu kulüp Süper Lige çıkamıyorsa ve bu büyük aile son yıllarda bu kadar ayrışma noktasına geldiyse, yumruk gibi olmamız lazımken parça parça olduysak bunun tek sorumlusu 21 yıldır bu şehri ve Adana Demirspor’umuzu yönetenlerdir. Adana Demirspor’umuzu yüzlerce trilyon harcarken hak ettiği yerlere getirmek, kalıcı gelirler kazandırmak, alt yapısını geliştirmek bu kadar zormuydu… Elbette değildi…Bu taraftar bunları yaşamak zorunda mıydı ? Elbette değildi. Bu kadar yanlış, hata, acı, sıkıntı başımıza geldiyse bize göre tek sorumlu 21 yıldır kulübü ve şehri yönetenlerdir.

Şehri yönetenler de diyoruz; çünkü Adana Demirspor’a her zaman belediye desteği olmuştur. Başka illerde başka takımlarda olduğu gibi... Başka illerde başka takımlara olduğu gibi bu kadar destek olurken büyük Adana Demirspor camiasını, büyük potansiyeli olan Adana Demirspor taraftarını Süper Lig hasretine kavuşturmak bu kadar mı zordu ? Yıllardır başkanların, yöneticilerin yaptıkları hatalar bahsedilen şaibeler konuşulan her türlü dedikodular bugün ki taraftarın şizofren ruh haline gelmesinin asıl sebebidir. Geçmiş yıllarda gurbette bize saygı duyan camialar “siz bu taraftarla nasıl yıllardır süper lige çıkamıyorsunuz” dediğinde bu sorunun asıl muhattabı biz değilde bizi 21 senedir yönetenlerdir.

Belediye Başkanımız sayın Hüseyin Sözlü önderliğinde sayın Sedat Sözlü Başkan.. Adana Demirspor’umuzu 21 senedir yaşanan şampiyonluk hasretine 80’li yılların sonundaki şaşalı günlerine eskiden olduğu gibi kurumsal bir kulüp adı altında gerçek kimliğine kavuşturmak sizin elinizde.. Ama en önemlisi Demirspor taraftarı için kupalardan da öte sonuç ne olursa olsun açık, net ve samimi olmaktır. Bugünlerde yaşadığımız karmaşık durumdan kurtulmak eskiden olduğu gibi şampiyon olmasakta birlik ve beraberliğimizi sağlamak ve tek yumruk halinde kalabilmek istiyorsak hepimizin asli görevi birbirimize karşı Adana Demirspor duruşuna yakışır samimi ve dürüst olmaktır.

Artık herkes aklını başına alsın, şapkasını önüne koysun ve düşünsün. Herkesin hataları var. Şimşekler Grubunun da var. Ama inanın söz konuşmaya gelirse; herkesten fazla hesap soracak sözümüz var… Sustuysak bugüne kadar suçlu olduğumuz için değil, maksatlı karalayanları söylemiyoruz, ama onun dışında Adana Demirspor taraftarı olduğunu söyleyipte insanoğlunun ne kadar çirkinleşebileceğini görmek istediğimizdendir.

Bu acı ama gerçek 20 senedir verdiğimiz emekler uğruna Türkiye’de ve Türkiye dışında her Demirsporlu başı dik formayı giymiş, saygı görmüş ve Adana Demirsporluluğuyla gurur duymuştur. Hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan, forma, arma için hiçbir savaşta sizin başınızı yere eğmeyen 20 senedir Şimşekler Grubu çatısı altında emeği geçmiş her bir bireydir.

Ve bu mücadeleye bundan önce olduğu gibi bundan sonrada sokaklarda ve statlarda onurlu bir şekilde devam edeceğiz…Çünkü bizler Adana Demirspor’umuzu sosyal medyada, klavye başında, sözcükler arasında sevmedik: Sokaklarda sevdik. Ölümüne sevdalıyız Demirspor’umuza ve bu sevda için ölüme yürüyerek yaşayacağız.

Bu açıklamamıza rağmen yüzleşmek isteyen, art niyetli eleştiren herkese HODRİ MEYDAN diyoruz…Örneğin; Merkez park içindeki üstü açık Amfi yada ona benzer büyük bir yer düşünüyoruz. Bilinçli konuşmak isteyen herkes gelsin. Eski yönetimlerden şimdikilere, sosyal medyadan yazan çizenlerden stadlara koşanlara, yüzleşmek isteyen herkese HODRİ MEYDAN…

Bir araya gelelim yüzleşelim, herkes eteğindeki taşları döksün, kim ak kim kara görelim. Bu buluşmadan sonra hiç kimse bir daha bu konularda konuşmasın, adam gibi sevdasını yaşasın.

Bizim tek istediğimiz bu taraftarın ve bu tribünlerin 2006 ve 2012 yılları arasındaki kimliğine bürünmesi, sıkılmış bir yumruk gibi olması ve tek başına maç aldırmasıdır. Sosyal medyada yazarak, çizerek, ahkam keserek, karalayarak değil; sevdasını stadlarda ve sokaklarda büyüterek, emek vererek, sabrederek, yüreğini ortaya koyarak yaşamasıdır.

Ve bunun başlangıç noktasının Şanlıurfa maçı olmasıdır.Biz içerdeki maçlarda eskisi gibi maç aldıramıyorsak, tribünlerde sadece uğultu çıkıyorsa, skora göre coşup havaya giriyorsak : BİZ BİZ DEĞİLİZDİR…

Bizler 5 Ocak’ta yenik durumda iken bile bağırırken Demirspor sevdasıyla gözünden ateş çıkan taraftarı özledik…Bunun dışında her şey hikaye…

Saygılarımızla

ŞİMŞEKLER GRUBU"

Hiç yorum yok: