9 Kasım 2017

Maviye Adanmış Hayatlar - 1

Bir süredir perşembe yazısı yayınlamamıştık. Lokomotif'in özverili üyelerinden Doğancan Eren kardeşimiz Demirspor'a ilişkin hislerini kaleme aldı. Bize de keyifle yayınlamak düştü.


Gönül sızım, yürek yaram... 

Evet Adana Demirspor benim için tam olarak böyle. Adana Demirspor ile ilkokulda sınıf arkadaşlarım sayesinde tanıştım. Bu sevginin hayatımı nasıl değiştireceğinin farkında değilmişim meğerse. Gün geçtikçe artan, çığ gibi büyüyen bir Demirspor sevgisi oluştu yıllar içerisinde. Geriye dönüp baktığımda ise bu sevginin nedeni çoğu insan için hiç bir anlam ifade etmeyecekti... Sportif olarak başarısız geçen onca seneler, alt liglerde uzun yıllardır deyim yerindeyse sürünmemiz, süper lige hasret geçen yıllar, kaos,kavga,dövüş... Bunlara rağmen amansızca artan bir Demirspor sevgisi. Bunca olumsuzluklara rağmen bu sevgiyi arttıran neydi? İşte bu sevgi; bazen bir pankart yazısında, bazen söylediğimiz marşlarda, bazen ise düşlediğimiz umut dolu gelecekte bulurdu kendisini. İşte bu yüzdendir ki biz kaybederken bile kazanabiliyoruz. Bazıları asla Yılmaz diyoruz, güzel günler göreceğiz diyoruz ve en önemlisi umut ediyoruz. Çünkü bir Demirsporlunun en büyük silahıdır umut. Umut ettikçe biz varız ve bir gün mutlaka kazanacağız. Dost ve düşman herkes bilsin ki mutlaka kazanacağız!

Böyle bir sevgiyle Ankara'da üniversite hayatıma başladım. Ankara'daki ailem diyebileceğim o zamanki adıyla Ankara Tayfasıyla tanışmam ise Konya'daki play-off final maçı öncesinde oldu. Yine kaybederken kazandığımız bir duruma örnek verecek olursak, play-off finalini kaybetmemize rağmen en azından bana bir aile kazandırmış oldu Demirspor sevgisi. Yıkıla Yıkıla gittiğimiz deplasmanlar, mağlup olup da galipmiş gibi döndüğümüz deplasman otobüsleri, birlikte yediğimiz yemekler ve haftalık halı saha maçlarımız... İki sene içerisinde biriktirdiğim onca anı da cabası. Kısaca "Gurbette Demir Gibi" olanların ortak noktasıdır Ankara Tayfası. Ancak şimdi ise tayfamızın ruhunu koruyarak, Lokomotif Gençlik adı altında dernek olarak yolumuza devam ediyoruz. Ve ben bu derneğin, tayfanın bir parçası olmaktan gerçekten mutluluk ve onur duyuyorum.

Lokomotif Gençlik ailesi içindeyken anladığım en önemli şey ise Adana Demirspor senin, benim, bizim, işçilerin, sokaktaki çocuğun, herkesin. Kısacası bu takım atkılıların! Yöneticiler,başkanlar hepsi gelip geçici. Yalnızca Demirspor sevgimiz kalıcı ve bizi biz eden de bu amansız sevda işte. Kaybederken bile kazandığımız, hüznü içimizde isyan olan, gönül sızımız yürek yaramız olan bu sevdaya hep birlikte sahip çıkalım. Adana Demirspor'u çoktan hak ettiği yere süper denilen lige, hatta ve hatta Avrupa deplasmanları yapacağımız o güzel günlere hep beraber götürelim. 

Adana Demirspor taraftarı olarak geleceğe umutla bakıyor, herkesi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.


Doğancan Eren

6 Kasım 2017

Mali ve Sportif Yapılanma Üzerine...

Sezon başından beri hatta sezonlardır dile getirmiş olduğumuz bir husus var. Şampiyonluk hedeflenmesin, orta halli ve stressiz bir takım olalım ve bu politikayı bir veya iki yıl sürdürüp kendi ayakları üzerinde durabilen, durmaya yakın olabilen bir camia olalım. Bu esnada gençlerimize ve ilerleyen dönemde şampiyonluğu hedefleyecek takımımızın iskeletine odaklanalım. Hem mali anlamda başarı sağlayalım hem de birbirini tanıyan, huyunu suyunu ne zaman koşup ne zaman depar atacağını ne zaman hamle yapmayacağını bilen futbolculardan oluşan bir takımımız olsun.

Ancak bu isteklerimiz hiçbir dönemde kabul görmedi. Her dönem tüm kadro dağıtıldı, yerine sil baştan kadrolar kuruldu. Bugün ligimize baktığımızda neredeyse tüm takımlarda ama as ama yedek bir dönem bizde top oynamış futbolcular görüyoruz. İstikrarsızlıkta istikrar yakalamış durumdayız.

Bu sene de geçtiğimiz senelerde yapılandan şekilsel anlamda farklı bir şey yapılmadı. Tüm kadro gönderildi, yerine yepyeni bir takım oluşturuldu. Ancak bu kez söylemsel anlamda durumda değişiklik vardı. O da kadroda maliyetlere çok dikkat edildiği, özenli transfer yapıldığı idi. Bu nedenle geçmiş senenin yüksek maliyetli kadrosunun dağıtıldığı da  ifade edilerek yenilemeye bir gerekçe gösterildi. Biz de bu anlayışa eğer istikrar sağlanacak ise olumlu baktık.

Yönetimimizin şampiyonluk üzerine birtakım demeçleri dışında yaptıkları hamleleri de destekledik. Maalesef yönetimimiz mali anlamda idareli bir kadro kurarken sportif anlamda iddialı beyanlarda bulundu. Bir örneği aşağıdadır.

http://www.fanatik.com.tr/2017/07/13/gokoglu-sampiyonlugu-bu-sezon-kucaklayacagiz-1306731

Google üzerinden aratınca bu yönde ve şampiyonluğun ikinci planda olduğunu belirten çok sayıda demeç ile aynı anda karşılaşmaktayız.

Biz hep ikinci yaklaşımın taraftarı olduk.

Şimdi ise bu düşüncemiz doğrultusunda neden Gürcan Hoca tercihinin doğru olduğunu açıklamaya çalışacağız.

Siyaset konusunda haklı olduğu noktalar olmakla birlikte yan toplarda saçlarımızı döken bir kalecimiz var. Fevzi'miz yok. Canı sağ olsun ama hatalı gollerini çıkarmakta zorlandık bu sene.

Orta sahada takımı yönetecek, pas trafiğini yönlendirecek futbolcumuz yok.

Kanatlardan isabetli ortalar yapacak, duran toplara vuracak futbolcumuz yok.

Adam eksiltecek, dikine oynayacak futbolcumuz (geniş alan bulduğunda Abdülkadir dışında) yok.

Pote sonrasında Atabey'i de kral yapabilecek bir forvet desteğimiz yok.

Yabancı futbolcu transferlerimiz ya uyum sağlayamadığından ya da yeterli olmadıklarından takıma beklediğimiz katkıyı koyamıyorlar.

En iyi olduğumuz alan defansımız.

Ümraniye maçını izledik. İzlediğimizde takımda kıpırdanma var dedik. Tenkit yedik. Dediğimiz şudur. Ümraniye şu anda ligin en fazla gol atan üçüncü, en az gol yiyen ikinci takımı konumunda ve lig lideri. Biz ise sıfır yaratıcılık ile oynuyoruz. Maçta defansımız dışında "işte bu" diyeceğimiz bir bölgemiz yoktu. Hatta kenara baktığımızda da Gürcan Hoca'ya "bu adam varken bu oynatılır mı", "bu adam sahadan çekilir mi" diyebileceğimiz bir durum da maalesef söz konusu değildi.

Yani dememiz o ki malzeme bu. Bu malzemeye hangi hoca gelse mucizeler yaratamaz. Peki Gürcan Hoca fazladan ne yapmıştır? Evet atak yapamadık ama takımımız oyunu yarı sahasında da kabul etmedi. Daha dirençli idik, daha  ileri bölgede rakibe bastık ve iki tane penaltı çalınmasa bu maçtan puan ile dönecektik. Giray Hoca'nın dönemindeki oyun anlayışı ile  kesin yenileceğimiz takımdan bir puan çıkarabilirdik. Biz böyle değerlendirdik ve gelişme var dedik.

Bizim beklentimiz şampiyonluk değil. Biz bu defansın biraz doğru transferler ile devre arasında desteklendiğinde rahatlıkla orta sıralara oynayabileceğini düşünüyoruz. Orta sıralara oynamanın hedef olarak konması halinde karakterli oyunculardan kurulu olduğuna inandığımız takımımız üzerindeki stresin kalkacağını ve daha başarılı sonuçlar alınacağını düşünüyoruz.

Ayrıca Denizli maçındaki yenilgimiz dışında Giresun ve Ümraniye maçlarının olası kayıp edilebilecek maçlar olarak değerlendirilebileceği kanısındayız. Bizim moralimiz bozuk ama dünyamız da kararmadı.

Yeniden yapılanma hedef ise bunu bizim bir parçamız olan Gürcan Hoca ile en güzel şekilde yaparız. Gözümüzü ufka dikmenin anlamı yok bize göre. Hocamız yanıbaşımızdadır, kendisine ve karakterine desteğimiz tamdır.

Yönetimimiz yapılanma yerine play-off ve şampiyonluk hedefleyecek ise Gürcan Hocamıza yazık eder. Onu yıpratmamasını, yanı başında danışman olarak bulundurmasını isteriz. Aksi takdirde Gürcan Hoca çok doğru bir tercihtir. Onunla gelen yapılanma karakterli futbolculardan oluşan sağlıklı bir yapılanma olacaktır. 

2 Kasım 2017

Gürcan Hoca ve Beklentilerimiz

Yönetimimiz güzel bir adım atarak, bizden biri olan, fedakarlığın ne olduğunu bilen, Demirspor'u Demirspor yapan dönemlerin tanık ve hatta aktörlerinden biri olan Gürcan Aday'ı teknik adam olarak başa getirdi. Bu adımı birçok açıdan başarılı buluyoruz. 

 İlk olarak Demirspor'u Demirspor'a aşık birisi yönetiyor. Sembolik anlamda gurur verici. 

İkincisi, Adana Demirspor camiası muhalif yuvasıdır. Bu yuvada isminde tartışma olmayacak veya az olacak istisnai kişilerdendir Gürcan Hoca, camiada bütünleşmeye katkı koyacaktır. Ayrıca yönetimimizin amaç ve duruşunda bir netleşmeyi de içerdiğini seziyoruz bu adımın. Şöyle ki; Sn. Gökoğlu ve ekibi sezon başından beri alkışlanası adımlar atıyorlar. Borçların azaltılması, mali yapıda şeffaflığın sağlanması, borçlar azaltılırken giderlerin azaltılması, gelir getirici projeler için çabalar sarf edilmesi, bunların yanında kentin tüm siyasi aktörlerinin sürece dahil edilmesi için emek harcanması mali anlamda beklentilerimiz ile örtüşüyor. Bu süreçte tek "keşke olmasaydı" dediğimiz husus şampiyonluk hedefinin dile getirilmesi idi. Çok üstelemedi bunu yönetimimiz ama bir beklenti oluşturacak kadar da dillendirilmiş olduğunu belirtmek lazım. Mali yapıya ilişkin açıklamaların şampiyonluk demeçlerinin belirgin şekilde önüne geçtiğini belirterek Sezar'ın hakkını Sezar'a teslim etmeliyiz. 

Şimdi Gürcan Hoca tercihi ile amaçlanana ilişkin sezgilerimiz var. 

Rize maçında Mustafa Yılmaz'ın oynatılmış olması gençlere önem verilmesi açısından önemli idi ve biz bunun arkasında Gürcan Hoca'nın etkisinin ve cesaretinin olduğunu hissetmiştik. Şimdi o yürek teknik sorumluluğu üstlendi. Gençlerimize yol ve ufuk açma imkanı doğduğunu düşünüyorum. Yardımcı Hocası da Türkiye'nin en iyi altyapılarından birine sahip olan Bursaspor'un şampiyon olduğu ekibin parçası imiş. Bu husus da beklentimizi destekliyor. 

Alınmayan paralarla, boş mukavelelere atılan imzalarla, bozdurulan bileziklerle yakalanan başarıların bir parçası Gürcan Hoca. Demek ki ekonomik savaş var gücü ile devam edecek. Ne mutlu bize. 

Yine bilgi sahibi olmasak da tahminimize göre Rüstemoviç Ziya Hoca'nın Gürcan Hoca'ya tavsiye ettiği bir futbolcu. Teknik yönünün iyi olduğunu ancak futbolcunun zayıf kaldığını hissetmiştik. Oynayarak güçlenmek çok önemlidir. Ayrıca takımda forma giyip oynamayan topçularımız her sene olduğu gibi bu sene de vardı. Şu anda duran topları dağlara taşlara vuruyoruz. Belki Rüstemoviç ile en azından bu açıdan gelişme kaydederiz. (Bir ara gönderileceği söylendi, sonra geri çağırıldı, şu anda TFF listesinde görünmüyor. Listenin güncel olup olmadığını bilmiyoruz. En son Bayrampaşa maçında oynamıştı.) Forma rekabetinin artmasını ümit ediyoruz. 

Yönetsel anlamda da beklentimiz, yönetimimizin şampiyonluk açıklaması yapmaması, aksine herhangi bir demeç vermeden takım üzerindeki gerginliği kaldırıp önümüzdeki senelerin iskelet kadrosunu oluşturmasıdır. Gürcan Hoca'nın da bu yönde atılmış bir adım olduğu kanaatindeyiz. 

Yönetimimize teşekkür ediyoruz. 

 Gürcan Hoca bizden biri. Başarmasını çok ama çok istiyoruz.

19 Eylül 2017

Lokomotif Gençlik Derneği Kuruluşu ve Burs Duyurusu

Ankara Tayfası ruhuyla, bu ruhun devamı ve ta kendisi olmak üzere kısa süre önce dernekleşme girişimlerinde bulunduk. Bunun sonucunda Lokomotif Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (kısaca Lokomotif Gençlik) ismiyle derneğimizin kuruluşunu gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Güzel duygular ve inançla kurduğumuz, Adana Demirspor'a güzellikler katacağını ümit ettiğimiz, bizim için gereklilik haline geldiğini düşündüğümüz Derneğimize ilişkin ayrıntılı açıklamaları ilerleyen günlerde yapacağız.

Ankara Tayfası'nın gurur duyduğu bir girişim olan burs organizasyonumuz 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında bu kez ve bundan sonra Derneğimiz çatısı altında yürütülecektir. Derneğimizin ilk faaliyeti olacak olan burs organizasyonu kapsamında her sene olduğu gibi gönüllü Demirsporlu'lardan bir havuz oluşturulacak ve bu havuzda biriken tutarlar ihtiyaç sahibi Adana Demirspor taraftarı öğrenciler arasında 8 aylık bir dönem için paylaştırılacaktır. 

Prensip olarak burs alan öğrencinin ve burs veren gönüllünün isimleri saklı tutulacaktır. Bağış niteliğinde elde edilen tutarın dağıtıma konu edilip edilmediğine dair her türlü şüphe halinde ilgililerin Derneğimizle irtibat kurmalarını müteakiben ivedi şekilde kendilerine bilgilendirme ve dokümantasyon sağlanacaktır. 

Burs almak isteyen öğrencilerin (mevcut burs alan öğrenciler dahil olmak üzere) Derneğimizin e-posta adresi olan lokomotif.genclik@gmail.com adresine e-posta göndermeleri gerekmektedir. Öğrenciler ile Dernek binamızda yüz yüze gerçekleştirilecek görüşmeler sonrasında bursa hak kazananlar açıklanacaktır. Öğrenciler ile gerçekleştirilecek görüşmelerin tarih ve saati kendilerine e-posta yoluyla bildirilecektir.  

Bu eğitim öğretim sezonunda bir öğrenciye Adana Demirspor Kulübü Tarihi yazımı çalışmalarında bizlere destek olması taahhüdü karşılığında her ay prestij bursu desteği (1,5 burs tutarında) sağlanacaktır. Taahhüdün yerine getirilememesi halinde burs diğer aday öğrencilere yönlendirilecektir.

Burs havuzumuza destek vermek isteyenlerin lokomotif.genclik@gmail.com adresinden bizlere ulaşmalarını rica ediyoruz.

Birlikte güzeliz, birlikte güçlüyüz.

Yeni eğitim-öğretim sezonumuz hepimize hayırlı uğurlu olsun.

Geçtiğimiz seneye ait burs organizasyonumuz ile ilgili yazımız için buraya tıklayabilirsiniz.


Lokomotif Gençlik Yönetimi

21 Ağustos 2017

YILMA(Z)...

Sayın Adana Demirspor Kulübü Yönetimi ve Teknik Ekibi.

Rizespor maçında çok büyük çok önemli bir adım atıp, cesaret gösterip zorluk derecesi çok yüksek bir maçta genç kardeşimiz Mustafa YILMAZ'a ilk 11'de şans verdiniz. 

Bu hareketinizle ne kadar gurur duysak azdır. Mustafa hatalar da yapabilirdi, maçı onun yüzünden kaybedebilirdik de. Bunlar olmadı ama ilerleyen haftalarda bunları da göze almaya devam etmenizi bekliyoruz.

Biz en kritik maçlarımızı en kumaşı iyi ama ruhsuz topçularımız yüzünden kaybettik. Çoğumuzun hayatı boyunca göremeyeceği paraları çuvallarına doldurup, ekmeğine ihanet edip çekip gittiler. 1995 yılından beri en üst ligi göremediysek bu zincire hep eyvallah dediğimiz için oldu. Oysa balyoz bizde. Kıralım gitsin. Günlük yaşamayalım. Kıralım zinciri, sabırlı olalım ve gençlerimize umut ışığı biz olalım. 

Sadece Mustafa değil mesele. Bugün Mustafa oynarsa, yarın ben de oynayabilirim diyenler artar. Gençlerimizin hevesi kırılmaz. Hedefleri olur. Mavi lacivert formayı o formaya can verebilecek olanlar da giyer böylece.

Lütfen Yılmayın.

Ayrıca PTT 1. Lig zor bir lig. Bu nedenle her hafta bir öncekinden daha  kritik hale gelecek. Her hafta kendi içinde daha zor olacak. Dememiz o ki; Mustafa'nın oynamasının zamanlaması yanlıştı diyenlere katılmıyoruz. Tam da zamanıydı. Eğer o zamanı beklersek o zaman hiç gelmeyecek. 22 yıldır gelmiyor. Bilmesek söylemeyiz.

Tam zamanı sayın yönetim, sayın teknik ekip, yılmayın, tam zamanı. 

13 Ağustos 2017

Senet Konusu

Bugün Demirsporumuzun maçı var. Dursun Bey, sorularımıza yanıtlar gönderdi. Gündemde kaybolmaması için bugün yayınlama gereği duyuyoruz. Her sürecimiz bu şekilde, sorulara yanıt bulabilecek şekilde geçerse bundan Demirspor kazanır. Dursun Bey'in yazısını alıntılıyoruz. Kendisine yanıtı için teşekkür ederiz.

"Senet mevzusu 3 yıllık değil, 3 aylık mevzu. Başkan Aydoğdu, başkanlık döneminde vermiş olduğu parayı ancak üç yıl sonra alabildi. Vermiş olduğu meblağ çok yüksek olduğu için ve verme tarihleri farklı farklı olduğu için (transfer dönemleri, prim dönemleri, maaş zamanları, ara transfer vs.) temlik sayısı da birden fazladır. Son tahsilat da ben yanlış bilmiyorsam (tarihte hata olabilir, muhasebe kayıtlarını görmüyorum) 2017 yılı Mayıs ayı civarı oldu. 

Ödünç verme dönemleri fazla olduğundan borçlar verildikçe dönem dönem temlik konulmuştur. Temlik koyulmaz ise bu kez bu meblağlar diğer hacizlere gidecektir. 

Temlik denilen olay öyle her canınızın istediği zamanda yapabileceğiniz bir olay değildir. TFF'de temlik sınırı var. Bütçenizin belirli bir yüzdesini geçerse ulusal lisans alamaz puan silme cezası alırsınız. O sebeple yöneticiler bu sınır düştükçe ancak temlik koyabilirler. Hiç kimse puan silme cezasını göze alamaz. 

Senedin düzenlenme tarihine de dikkat ederseniz Mayıs 2017'dir. Basındaki görüntüde yıl görünmüyor olabilir. Para nakit olarak verilemez. Banka ile hesaba gelmiş, banka yolu ile çıkmalı. Bu miktardaki para banka kanalıyla veya evrakla gönderilmeli. Aksi durumda, nakit ödenme halinde, yarın hem Dernek olan Adana Demirspor'un incelenmesinde hem şirket incelemesinde hileli işlem olarak değerlendirilebilir. 

Banka ile gönderilmesi durumunda para kaynakta kesileceği için amacına ulaşamayacaktır. Ancak ciro ve teslim yoluyla devir ve ödemede kulübün herhangi bir zararı olmayacaktır. 

Bu tarz mükerrer ödemeler olabileceğini bizzat ben kulübe yazılı ve sözlü olarak üç yıl boyunca defalarca bildirdim. En son Sözlü yönetiminde noter kanalı ile de iadeli taahhütlü olarak da bildirdim. Bu tarz bildirim kulübe daha önce hiç yapılmamıştır. Birçok mükerrer temlik bu sayede çözüldü. 

Mükerrer gelen parayı fark edip etmediğine ilişkin olarak onu yakinen tanıyan biri olarak söyleyebilirim ki; bu konulara hiç dikkat edemez. Yıllarca hesaplarında bu tarz paralar (çeşitli işletmelerinden, restoran sponsorlarından, sodexo kira vs.) gelir, haberi olmaz."


10 Ağustos 2017

1 Milyon TL'lik Senet

Gündemimiz her daim yoğun. Gündemsiz ne yapardık, normal rutin olsak nasıl hissederdik bilemiyoruz. Bize öyle bir dünya yok. Konumuz yine senet konusu. Yönetim tarafından yapılan sınırlı ve Sn. Selahattin AYDOĞDU'nun avukatı olduğunu ileri süren Sn. Av. Dursun KÜÇÜK tarafından yapılan daha ayrıntılı açıklamalar üzerinden konuyu yeniden ele almak gerektiğini düşündük.

Yönetimimiz tarafından yapılan açıklamada;

-Sn. Selahattin AYDOĞDU yönetimi döneminde şahsın yapmış olduğu harcamalara ilişkin olarak gelirlerimiz üzerine temlik koymuş olduğu, 
-Daha sonraki dönemde kulübün gelirleri üzerinden bu temlike istinaden AYDOĞDU'nun hesabına 1.000.000 TL tutarında fazla para yatırılmış olduğu, 
-Fazla yatırılan tutarın yatırıldıktan 9-10 ay sonra fark edildiği, 
-Bunu fark eden kişinin de Sn. İmam Gazali HIRADAĞI olduğu, 
-Bunun üzerine Selahattin Bey ile görüşmeler yürütülmüş olduğu, 
-Sn. AYDOĞDU'nun görüşmeler neticesinde 1.000.000 TL tutarında bir tutarın fazla olarak hesabına yatırılmış olduğunu kabul ettiği, 
-Akabinde Sn. AYDOĞDU'nun kulüp emrine 1.000.000 TL tutarında senet düzenlediği,
-Aynı dönemde Sn. HIRADAĞI'nın kulübe emanet olarak verdiği 1.000.000 TL tutarında bir alacağı olduğu,
-Kulübümüzün Sn. AYDOĞDU'dan olan alacağını Sn. HIRADAĞI'na olan borcu ile mahsup ettiği, bunun için de senedi Sn. HIRADAĞI'na ciro ettiği,
-Sn. AYDOĞDU'nun vadesinde senet bedelini Sn. HIRADAĞI'na ödediği

hususlarına yer veriliyor.

Sn. Av. Dursun KÜÇÜK tarafından yapılan açıklamada ise yönetimimiz tarafından yapılan açıklama ile ana hatları ile aynı hususlara yer verilmiş ilaveten;

-Temlikin TFF ve Spor Toto gelirleri üzerine konulmuş olduğu,
-Bu iki kuruluşun birbirlerinin yapmış olduğu ödemeleri göremedikleri,
-Bu nedenle gelir tutarının aynı borca mahsuben mükerrer olarak ödeneceği durumların ortaya çıkabildiği,
-Bu tür durumların yöneticiler tarafından bizzat kontrol edilmesi gerektiği hususunun Sn. KÜÇÜK tarafından sözlü, yazılı ve noter kanalı ile temlik ödemeleri yapılmadan önce Adana Demirspor Kulübü'ne bildirildiği,
-Bu bildirimleri Sn. AYDOĞDU başkan iken de başkanlıktan ayrıldıktan sonraki dönemde de yapmış olduğu,
-Ödemelerini alan kişilerin feragat yazılarını yazmalarını, fazla alanların iade etmesini talep etmiş olduğu,
-Birçok kişinin iade/feragat işlemlerini yaptığını bildiği

açıklamalarında bulunmuştur.

Olayların anlatılışına baktığımızda sürecin olağan hayatın akışına uygun gerçekleştiğini görüyoruz. Ancak dikkat çeken hususlar da var. Bunların üzerine gitmeliyiz.

1-İade ve feragat yazılarının verilmesi uyarısının sözlü yapılması anlaşılabilir bir durumdur. Ancak hukukta yazılı metin belge niteliğini haizdir. Somut bir husus olmaksızın genel ifadeler ile mi yöneticilere iade/feragat yazıları hazırlatılmıştır? Yoksa kişi isimleri zikredilmiş midir?

2-Genel ifadeler ile bu yazıların noter kanalı ile düzenlenmesi mümkün görünmemektedir. Noter kanalı ile kimlere hitaben bu türden yazılar düzenlenmiş, akıbeti ne olmuştur?

3-Sn. AYDOĞDU, hesabına ödemeler yapıldıktan sonra feragat yazısı vermiş midir? 

4-Feragat yazısı vermiş ise bu yazısında hesabına fazladan yatırılan tutara ilişkin bir açıklama ve bunun iadesine ilişkin bir beyan var mıdır?

5-Sn. AYDOĞDU tarafından feragat yazısı verilmemiş ise hesabına yatan fazladan yaklaşık 1,5 milyon TL (senede konu olan kısmının 1 milyon TL olduğu belirtilmiştir) Sn. AYDOĞDU tarafından fark edilmemiş midir?

6-Fark edilmiş ise Sn. HIRADAĞI'nın yaklaşık 10 ay sonra bu durumu fark edip aksiyon aldığı yönündeki açıklamaları gerçeği yansıtmakta mıdır?

7-Sn. HIRADAĞI'nın açıklamaları doğru ise Sn. AYDOĞDU'nun hesabına 1,5 milyon TL fazladan para yatmış olduğunu fark etmemesi olağan hayatın akışına uygun düşmekte midir?

8-Bir basın organında Sn. AYDOĞDU'nun Galatasaray'ın stadındaki işletmesini 400 bin TL zarar etmiş olduğu için kapattığı açıklaması yer almaktadır. Bu haber doğru ise Sn. AYDOĞDU'nun hesabına fazla yatan tutarı fark etmemiş olduğu varsayımı makul bir varsayım mıdır?

9-Sn. HIRADAĞI'nın açıklamaları gerçeği yansıtmıyor ise, diğer bir ifade ile Sn. AYDOĞDU'nun hesabına fazladan yatırılan 1,5 milyon TL Sn. AYDOĞDU tarafından hemen fark edildi ise Sn. AYDOĞDU tarafından nasıl bir işlem yürütülmüştür?

Senedin faizini tartışmıyoruz. Nasıl ki yönetici borç verirken faiz almıyor, zoraki bir alacak doğduğunda da faizin söz konusu olmaması hoş olmasa da makul olarak değerlendirilebilir.

Sn. Adana Demirspor Kulübü ileri gelenleri, daha geçen sene son dakikada küme düşmekten kurtulduk. Borcumuz yaklaşık 35 milyon TL. Geçen sene futbolcular doğru dürüst para alamadıklarından da dolayı, taraftar yemeğinden-hayatından kesti kendince prim topladı. Sizlerin işlemleri ile milyon TL'ler öteleniyor. Kulübün boş yere harcayacak 10 bin TL lüksü yok, cebimiz delik, 1,5 milyon TL gelirimiz borcumuza sayılmak yerine yaklaşık 1,5 yıl senet ile sürünüyor. 

Allah aşkına, Allah aşkına yöneticilerin şahsi mali sorumluluğunu getirin. Yazıktır taraftara. Böyle bir rahatlık bu taraftarın emeğine hakarettir. Lütfen gerekeni yapın. Hepiniz camianın içindesiniz. Sorularımızı yanıtlayın, adınızı temizleyin.

1 Ağustos 2017

Yönetimimize Sorular

Bizlerin bu sene diğer senelerde de olduğu gibi önceliği iktisadi zaferler kazanmak. Kazanılan zafer iktisadi zafer ile taçlanmadıkça kalıcı olmaz. Şiarımız hep bu oldu.

Bu nedenle yapılan transferleri çok sorgulamıyoruz. Transferlerin düşmeyecek bir takım kuracak ölçüde olması ve takımın borcunu artırmaması dışında bir dileğimiz de yok. Başarı gelirse hep birlikte mutluluk sarhoşu oluruz o ayrı.

Yalnız ekonomik anlamda yanıt beklediğimiz sorular var.

Sayın Başkan sosyal medyayı seçici ve şeffaf bir şekilde kullanmaya özen gösteriyor. Bu özenden mutluluk duyduğumuzu belirtmek isteriz.

Bu kapsamda tamamı ile ekonomik meselelere ilişkin üç ana sorumuz olacak. Yanıt bulabilirsek seviniriz ve kenetlenmemize de yardımcı olacağını düşünmekteyiz.

1-Sn. Selahattin AYDOĞDU'nun kulüpten 1 milyon TL tutarında borç almış olduğuna işaret eden bir senet görüntüsü ortalıkta dolaşıyor. Senet metninden düzenlenme tarihi (yıl olarak) anlaşılmıyor. Bu senet ile ilgili bildiklerimiz nelerdir? İbra edilen mali tablolarda alacaklarımız sayılırken bu alacaktan bahsedilmedi. İşin aslını, böyle bir alacağın olup olmadığını, eğer bu senet doğru ise bedelin tahsili için hukuki girişimlerde bulunup bulunulmadığını açıklamanızı rica ediyoruz.

2-Ulusal lisans alınması için çalışmalar yürütmektesiniz. Bu çalışmaları takdir ile karşılıyoruz. Beklentimiz kentin ileri gelenlerinin de maddi katkıları ile borcun ödenerek kapatılması idi ama öteleme yapılmak sureti ile muvafakatnamelerin alındığını hissediyoruz. Bunun yöntemi bugünün konusu değil elbet. Puan silinmemesi daha önemli. Merak ettiğimiz husus şu. Ötelemeler borcu artırıyor mu? Diğer bir ifade ile x şahsının alacağı yapılandırılırken sen alacağını bugün tahsil etme, yarın şu kadar fazlası ile (faizi ile) ödeyelim diye mi anlaşılıyor? Bu şekilde anlaşılıyor ise bu anlaşmanın kulübümüze ilave gideri ne kadar olacak? 

3-Sercan Kaya'nın sözleşmesinin zamanında feshedilmemesi dolayısı ile 400 bin TL ilave zarara uğradığımız ifade ediliyor. Bu iddialar doğru mudur? Varsa bu zararın giderilmesi için adımlar atılmış mıdır?

Saygılarımızla,  

24 Temmuz 2017

Demirsporlu Gözüyle Okumak-10

Ara ara okuduklarımdan Demirspor'u yaşadıklarımı burada paylaşıyorum. Bu kez Emile ZOLA'nın Emek isimli kitabından bazı satırları alıntılayacağım. Demirspor'u hayallerinde büyüten herkes bu satırlardan kendisinden bir şey bulacaktır, eminim. Ben buluyorum en azından. Yıkıla Yıkıla bir gün alacağız Demirspor'u. Bir gün sadece bizim istediğimiz gibi yönetilecek Demirspor. Sadece bizim emeklerimiz üzerinde yükselecek.

"-'Aziz dostum, ne mi yapacağım? Ne yapılır ki, elbette yeniden işe başlayacağım... Yarın yeniden başlayacağım, eserimi ta başlangıçtan ele alacağım, çünkü o tamamıyla yeniden başlanacak durumda. Bu gayet basittir, yapılacak başka bir şey olduğunu da sanmıyorum... Anlıyorsunuz değil mi? İnsan hiçbir zaman eserini terk etmez. Yirmi yıl, otuz yıl gerekse de, bunlar o esere bağışlanır. Aldanılmışsa, geri dönülür, başlangıç noktasına gelinir, daha önce katedilen yol gerektiği kadar yeniden tekrarlanır. Engeller sadece birer moladır, yolun kaçınılmaz zorluklarıdır... Bir eser, sonuna kadar götürmemek, doğumunu yaptırtmamak suç olan kutsal bir çocuktur. O eser bizim kanımız, canımızdır. Onun yaratılmasından kaçınmaya hiç hakkımız yoktur. Biz ona bütün gücümüzü, bütün ruhumuzu, bütün bedenimizi ve fikrimizi vermeye borçluyuz. Dünyaya getirdiği o sevgili çocuk yüzünden bazen ölen bir ana gibi, eğer bizi tüketir, yorarsa, eserimiz için ölmeye hazır olmalıyız... ve eğer eser hayatımıza malolmadıysa, iyi ya! Yapacak bir şeyimiz daha vardır o canlı ve güçlü olarak tamamlandıktan sonra: Bir başkasına başlamak. Ve bu böylece, asla durmadan, zekamız ve gücümüz içinde ayakta kaldığımız müddetçe daima bir eserden sonra başka bir eser vererek devam edip gitmelidir.'

Jordan sanki her türlü cesaretsizliğe karşı, insan çabasına olan inancıyla zırhlanmış gibi yüceleşmiş, güçlenmiş görünüyordu. Damarlarının son atışına kadar her şeyi zafer için kullanılırsa her şeyi yeneceğine emindi. Onu dinleyen Luc de, onca narin şu yaratıktan kendisine yenilmez bir enerji geldiğini hissediyordu. 

Jordan devam etti:

-'Emek! Emek! Bundan başka güç yoktur. İnsan inancını emeğe bağlarsa yenilmez bir hale gelir. Sonra da bir dünya yaratmak o kadar büyük bir şeydir ki: Her sabah yeniden işe başlamak, anıtın daha önce konulan taşlarına bir taş daha eklemek, hiç telaş etmeden, elde  bulunan fizik ve entellektüel enerjileri gerektiği şekilde kullanarak, hayatın izin verdiği ölçüde onu yükseltmek. Bugünkü emeğimiz sayesinde onu biz meydana getirdiğimize göre, yarından niçin şüphe edelim? Emeğimizin, tohumladığı her şeyi bize yarın verir... Ah! Yaşantım, tek yaşama sebebim olan kutsal emek, yaratıcı ve kurtarıcı emek!'

... ... ... ...

Sağlığı o kadar bozuk olan kendisi, bundan büyük bir ferahlık duymadan asla laboratuvarına girmemişti. Nice defalar, bedeni ağırlıklı, yüreği gözyaşları içinde çalışmaya koyulmuştu. ve her seferinde emek onu iyileştirmişti. Kararsızlıkları, pek seyrek cesaretsizlikleri sadece tembellik saatlerinde gelmişti. Eser, yaratıcısını taşıyordu, ona ancak kendisini terkettiği zaman uğursuzluk getiriyor, öldürücü oluyor ve eziyordu."

21 Haziran 2017

Burs duyurusu

2016-2017 öğretim sezonu burslarını Haziran ayı ödemelerini de gerçekleştirerek sonlandırdık. Gurur duyduğumuz bu organizasyon kapsamında bu eğitim öğretim döneminde toplam 12 arkadaşımıza burs verdik. Gelecek sene bu organizasyonu daha kurumsal bir şekilde gerçekleştirmek için çalışmalarımızı şimdiden başlattık. Buna ilişkin duyurumuzu ayrıca yapacağız.

12 arkadaşımızdan bir tanesi havuzumuzda toplanan fonların zaman içinde artması nedeni ile burs almaya geç başladı. O arkadaşımıza 6 ay burs ödemesi gerçekleştirdik. Diğer arkadaşlarımız 8 ay boyunca burstan istifade ettiler. 

Bu sene aylık 100 TL burs vermeye imkanımız yetti. Toplamda 9.400 TL ödeme gerçekleştirdik. Prensip olarak burs alanların ve verenlerin isimlerini saklı tutuyoruz. Ancak havuzumuza 26 Demirsporlu'dan, Demirspor gönüllüsünden 25 TL ile 100 TL arasında aylık destek geldi. Hepsine teşekkür ediyoruz.

Bu sene içerisinde bizlerden daha önce burs alan üç arkadaşımızı mezun ettik. Mezuniyetten kast ettiğimiz husus öğretimin tamamlanması değil. İş hayatının başlaması. Oğuzhan Akbaş, Musa Yurdunuseven ve Faruk Türkmen kardeşlerimiz ile gurur duyduk. 

Burs havuzundaki paraların toplanması sürecinde zorluklar yaşadık. Bu nedenle ödemelerde gecikmelerin olduğu durumlar da söz konusu oldu. Arkadaşlarımız kusurumuza bakmasınlar.

Burs alan kardeşlerimizin üçü kadın, dokuzu erkek. Gelecek sene havuzun ve başvuruların durumuna göre burs alacak arkadaşları yeniden değerlendireceğiz. 

Organizasyonun şeffaf bir şekilde yürütülmesi, akıllarda en ufak bir soru işaretinin kalmaması bizler açısından çok önemli. Soru ve eleştirilerinize açığız.

Teşekkür ederiz. 

10 Haziran 2017

Şeffaflık Hepimize Lazım

Bugün Twitter'da bir yazışmaya şahit olduk. Hep duyup midemizi bulandıran şeyler bu kez iz bıraktı.

Önce yazışmayı twitter kullanıcısının adını sansürleyerek aktaralım.

"Twitter kullanıcısı: İki yılda aldığın parayı da yazayım o zaman. 1,5 trilyon. Eğer yalansa doğrusunu sen söyle.

Twitter kullanıcısı: EMRULLAH KULÜP DEFTERİNDE ALDIKLARIN YAZILI KARDEŞİM. İBRAZLI, BELGELİ.

Emrullah ŞALK: Tamam ispat et benim cebime öyle bi para girmişse ben futbolu bırakıcam.

Twitter kullanıcısı: o zaman ortada başka ciddi bir konu var. Sen almadıysan kim aldı. Borçlar sanırım böyle artıyor."

Bu yazılanları bir analiz edelim istedik.

1. Senaryo: Yazılanlar doğru ise:

-Sayın İmam Gazali Hıradağı böyle bir yönetime mi ses etmediniz? Böyle bir yönetimin mi parçası oldunuz?

-Böyle bir yönetimin parçası olduktan sonra mı başka yönetime girdiniz?

2-Yazılanlar doğru değil ise:

Sayın Mehmet Gökoğlu, Sayın İmam Gazali Hıradağı.

-Yazılanlar doğru değildir diyecek misiniz?
-Emrullah'ın aldığı parayı defterlerden dileyen incelesin diyecek misiniz?
-Bu ithamdan dolayı Emrullah'a dava açacak mısınız?

Şeffaflık hepimize lazım. Artık mide bulandıran olaylarla anılmak istemiyoruz. Bunları kulübümüz çevresinde görmek istemiyoruz.

Lütfen sorularımızı yanıtsız bırakmayın.

2 Haziran 2017

Kongre Değerlendirmesi

Adana Demirspor tarihinin ilk yarışmacı kongresi gerçekleştirildi ve bu yarışmacı kongrede yarışanlardan olmanın, yarışanlardan kalabilmenin haklı gururunu yaşıyoruz.

Ankara Tayfası olarak yapmayı istedikleriniz, yapabileceklerimiz belli idi ve bunu somut bir şekilde bu sayfalardan ilan etmiştik. Hatta bu hedefleri yerine getirebilmek amacı ile her potansiyel yönetici ile görüşmeye hazır olduğumuzu da beyan etmiştik. 

Nilay Hanım'ın listesine de bu istekliliğimizin kendisinin beklentileri ile örtüşmesi sonrasında dahil olduk. Kendisi ile çok zorlu, gerek fikren ve gerekse emek yoğunluğu açısından bir kongre hazırlık dönemi geçirdik. 

Kongre sürecinde başkan adayı olarak kendisi, tanıtım faaliyetlerini, projeleri, geleceğe bakışı büyük bir emek ile bizzat üstlendi. Biz bunları geliştirmek ve güzelleştirmek ve yer yer iyileştirmek adına perde arkasında çok çalıştık. Bir ekip anlayışı içinde, çok zor bir yola girmiş ve yüklenilmesi çok daha kolay olan bu adaya kendimizden fedakarlık ederek destek olduk. 

Perde önünde ise üstlendiğimiz rol ağırlıklı olarak siyasetin bir parçası olmamak üzerine idi. Çünkü hangi yönetim bizi bünyesine dahil etmek istese ve buna bizi inandırsa aynı emeği sarf edecektik. Biz bu siyasi yarışmanın siyasi aktörleri değiliz dedik. 

Ta ki; kentin ileri gelenlerinin Mehmet Bey'e desteklerini açıklamalarına kadar. Bu güne kadar Nilay Hanım'a alışılmışın dışında eşitsiz bir tanıtım imkanı sağlanıyordu, kendini ifade etmesi çok daha zor oluyordu ancak o bunları sosyal medyayı etkin kullanması ve önemli sosyal medya hesaplarının da kendisine destek vermesi ile aştı.

Kentin ileri gelenleri ise artık gerçekten rahatsız edici bir mefhum oluşturdu. Adana Demirspor taraftarı yediği yemekten artırırken, takımımız küme düşerken ortalıkta olmayan ilçe belediyelerinin, yine koca bir sene boyunca protokolü boş bırakan milletvekillerinin 35 yaşındaki genç bir adaya karşı diğer bir adayı desteklemeleri gerçekten çok rahatsız edici idi.

Bu dakikadan sonra daha bir gurur duyduk Nilay Hanım'ın listesinde olmaktan. Takım küme düşerken bizleri unutan, 26 maçtır para alamadığı söylenen takımın tepetaklak gitmesini umursamayan ama seçim sürecinde boy gösteren siyasi aktörlerin Demirspor'u zikretmeleri son derece ironik. 

Tabi bu husus, bu kişilerin Mehmet Bey'i desteklemelerinin olumsuz olduğu anlamına gelmiyor. En azından bu aşamada gelmiyor. Mehmet Bey'in siyasi aktörler ile kurmuş olduğu iletişim ile kulübe bu kanallarla borcun azaltılmasına imkan verecek ölçüde karşılıksız kaynak yaratmasını ümit ediyoruz.

Adana Demirspor tarihinde tek aday ile gidilen çok sayıda seçimde dahi kavganın gürültünün eksik olmadığı gerçeği önümüzde dururken ilk yarışmacı kongrenin bu kadar centilmence geçmesi bizleri çok mutlu etti. Hatta rakip iki yönetim arasında oylama sürecinde takdire şayan bir iletişim de tesis edildi. Aynı sevdaya farklı bakış açılarından tutulmuş kişileriz bizler. Tabi ki ayrımız gayrımız olmayacaktı. 

Bu vesile ile sayın Mehmet GÖKOĞLU, sayın Ramazan ÇİMEN, sayın Önder SERİN, sayın Şerif GÜLER, sayın İmam Gazali HIRADAĞI ve sayın Sedat SÖZLÜ ile uzun uzun sohbet etme imkanımız oldu. Kendilerine merak ettiklerimizi sorduk, eleştirilerimizi ilettik. Tabi bu süreçte biz de Nilay Hanım'ın adaylığına ilişkin çok sayıda soruya muhatap kaldık. 

Konuşulanları açıklamanın anlamı yok. Ancak demokrasinin ne kadar güzel bir şey olduğunu gördük. Birbirimizi anlamak için buna ihtiyacımız olduğu açıkça ortaya çıktı. Bir güzel şey daha oldu. Kongre bitti, kucaklaştık. Küçük karakterle yazdığımıza bakmayın, çok önemli bir olaydı bu. 

Hayatı sosyal medya üzerinden yaşasak, sanki kanlı bıçaklı bir kongre oldu derdik. Bugünlerde yazılanları okuduğumuzda bu dünyanın sanal olduğunu görüyoruz. 

Bizim bir amacımız vardı. Bunlardan biri de sesimizi duyurmak idi. Nelerden yorulduğumuzu ifade etmekti. Bu yarışmacı ortam kongre gününde de öncesinde de bu sesin gür bir şekilde duyulmasına imkan sağladı. Bizler kötü şeyler söylemiyoruz. Bu konuda iddialıyız. Demirspor menfaatine olmayan hiçbir söylemimiz yok. Bu nedenle bundan sonra da susmayacağız. Zaten konuştukça soğuklukların yok olduğunu da daha güzel bir şekilde gördük. Bundan sonra da bu sahnede var olmayı istiyoruz.

Kongre açısından bir diğer husus Adana Demirsporlular Derneği'nin tüzük değişikliği önerisi idi. Adana Demirspor'un yönetim yapısını belirleyen tüzüğün kongrede verilecek bir önerge ile değiştirilebilmesini kurumsal anlamda uygun bulmuyoruz. Çünkü kurumsal yapılarda mevzuat değişiklikleri tüm etkin grupların katkıları ile oluşturulan bir mevzuat komitesinde ele alınır. Uzlaşı sonucu yapılandırılan taslak mevzuat hükümleri web sitesinde en az 15 gün boyunca ilan edilir. Böylece katkı koymayan grup ve bireylerin de kongre sürecinde görüşlerini dile getirmeleri imkanı sağlanır. Ayrıca hukuku sadece amaç değil, lafız da belirler. Taslağın askıda olduğu süreçte lafız açısından da sürecin ayrıntılı değerlendirilmesi imkanı doğar. Diğer taraftan kendilerinin vermiş olduğu önerge son derece hukuka uygun idi. 

Yapılması öngörülen değişikliklerin tamamı onaylandı. Hepsi de amaç olarak son derece güzel değişikliklerdi. Kongre sürecinde üyelikler açısından da süre açısından da sorunların yeniden yaşanmaması için alınan önlemlerin yanı sıra kulübün itibarının sosyal medya üzerinden sarsılmasını engellemeyi amaçlayan iyi niyetli düzenlemeler vardı. Bu düzenlemelerin kimler eli ile nasıl uygulanacağı, somut kriterlerin nasıl belirleneceği hususunda bir takım boşluklar olduğunu düşündüğümüzden bir tanesine red, bir tanesine çekimser oyu verdik. İki tanesini ise biz de destekledik. 

Kongre sürecinde emeği geçen herkese başarılar dileriz. Nilay Hanım'a bize listesinden aday olma fırsatı verdiği için tekrar teşekkür ederiz. Kendisinin amaçlarından sapmamasını, mücadelesini bırakmamasını ümit ederiz. Kitlelere ümit oldu, ses oldu kendisi. Adana Demirspor'un gidişatından rahatsız olan ama kendisini ifade edemeyen önemli bir kitleye rehber oldu. Bu borç yapısı oldukça kaderimize mahkumuz anlayışını kırdı, en azından bu açıdan umut oldu. Ayrıca büyük bir azim örneği gösterdi. Her Demirspor taraftarı hedefine yürürken Nilay Hanım'ın azminin yarısı kadar çaba göstermiş olsa idi bugün farklı bir ligde farklı süreçleri konuşuyor olurduk. Kendisine bundan sonraki süreçte başarılar diliyoruz. 

Mehmet Bey ve ekibini öncelikle başarısı için kutluyoruz. 

-Adana Demirspor taraftarlarının özlemlerini görmüş olmasını, 
-Kendi geçmiş dönemlerini de gözden geçirerek daha önceki eleştirilerin yeniden ortaya çıkmaması için elinden geldiğince gayret göstermesini, 
-Zincirlerimiz olan borçların kırılması için çalışmasını ve 
-Halka açılmasını, taraftara kulak vermesini, 
-Geçen dönemde hiç olmadığı kadar incinen Adana Demirspor taraftarını kulübü küçük düşüren davranışlar ile muhatap bırakmamasını, 
-Altyapımıza önem vermesini, 
-Kurumsallaşma sürecinin lafta kalmaması için çalışmasını,
-Kongre üyeliklerinin tabana yayılması hususunda çalışma yapmasını 

temenni ediyoruz. 

-Eski döneminde olduğu gibi bu dönemde de mali tabloların web sitesinden periyodik olarak yayınlanmasını talep ediyoruz. 
-Tablolara ilişkin sorularımızı yanıtlandıracak mekanizmalar oluşturulsun istiyoruz. 
-Bir de özel ricamız var. Sosyal medyaya kulak verin ama onun bağımlısı olmayın lütfen.

Mehmet Bey'in icraatlerinin takipçisi olacağız. Önceki dönemlerde olduğu gibi her doğrusunda doğruyu kim söylüyor demeden alkışlayacak ve destekleyeceğiz. Yanlış olduğunu düşündüğümüz hamleleri de yine kendilerine hatırlatacağız.

Kongrede divanın oluşması çok önemli idi ve bu doğrultuda son anda yapabildiğimiz listede tereddütsüz yer alarak kalbimizde özel bir yer kazanan Barış HEPSAĞ kardeşimize ve listede olduğundan haberi dahi olmaksızın gidip divandaki yerini sorgusuz sualsiz alan Tayfamızın gözbebeği, kebabın profesörü İsmail Kayağan ustamıza çok ama çok teşekkür ederiz.  

Nilay Hanım vesilesi ile aynı ekipte yer almak sureti ile çok güzel insanları tanıma imkanına eriştik. Kendilerine etkin işbirlikleri ve iyiniyetle yoğun çalışmaları için çok teşekkür ederiz.  

Adana Demirspor'un menfaatlerinin gerektirdiği herhangi bir süreçte Ankara Tayfası herhangi bir platformda tüm iyi niyeti ile çalışmaya hazırdır. 

Bu süreçte varlığımıza güven duyduğunu belirterek bizleri gerek sosyal medya üzerinden ve gerekse özel mesajlar yoluyla destekleyen, eleştirileri ile daha doğru adımlar atmak noktasında bizleri zorlayan tüm büyük ve küçüklerimize, arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.

Saygılarımızla...

23 Mayıs 2017

Merak Edilenler...

Nilay Hanım'ın yönetim listesinde bizlerden iki temsilcinin olması sonrasında çok sayıda mesaj aldık. Çok fazla soru ile karşılaşıyoruz. Bu nedenle soru ve cevap eklinde bunları kendimizce açıklığa kavuşturmak istedik.

Taraftar Yönetimde Olur Mu?

Öncelikle sorulması gereken soru bu. Taraftar taraftar mıdır, yönetici mi? Yoksa her ikisi de mi? Eğer Adana Demirspor yönetimleri 22 yıllık süreçte istisnaları saymaz isek taraftarı anlasalar ve sorunları çözme yolunda uğraşsalar, onların hislerini ve beklentilerini önemseseler idi hep beraber ne işi var taraftarın yönetimde derdik. Adana Demirspor taraftarı günümüz dünyasında dijitale direniyor. El emeği göz nuru pankartlar yapıyor. Futbolun ruhunu bir figüre veyahut slogana işliyor. O sloganı ağır demeden, bıkmadan usanmadan en ücra köşelere taşıyor ama kendi stadına alamıyor. Yöneticilere çözün bunu diyoruz, göstermelik bir ziyaret, bir forma hediyesi, gerisi yok. Güvenlik riski deyip sanatımızı içeri almıyorlar. Bu güvenlik açığı bir tek Adana’da var!!! 

Taraftar en kritik deplasmanlara otobüs bulamıyor. Bulduğu otobüs şoförü gelmiyor. Bulduğu otobüs genelde eski püskü oluyor yolda kalıyor. En kritik puanları biraz da o otobüsler yüzünden kaybediyoruz. 

Taraftarın çocuğu oluyor, çocuğuna zıbın bulamıyor, kravat alıyor, ADS iğnesi yok. 

Taraftar kendi imkanları ile kentin ücra köşelerine kütüphane kuruyor, yönetimin baş tacı etmesi lazım. Haberi yok. 

Bu ve bunun gibi önemli sıkıntıları var taraftarın. Bu sıkıntıları da maalesef yine taraftar biliyor. O nedenle yönetimde taraftar olmalı, icracı makamlara bu derdi birinci elden anlatmalı, kulüp başkanına baskı yapmalı. Başkanın taraftarı hissetmesini sağlamalı. 

Taraftar Yönetim Kurulu’nda Mı Olmalı? 

Aslında buna hiç gerek yoktu. Ancak bazı şeyler bunu zorunlu kıldı. Adanamızın sıcak gündemde her şeye ilişkin bir fikri var ama gündemin normal olduğu dönemlerde hiçbir şeyi umursamıyoruz. Yani taraftar anlamında organize kitlesel baskı kuramadık. Bizim de çok eksiğimiz hatamız oldu. Hemen pes ettik veyahut gündem olunca tatmin olduk. 

Yıllardır, yıllardır, her gelen yönetime bir heyet oluşturun, sınırlı yetkiler verin dedik. Bırakın yönetimleri taraftarlar olarak hep birlikte kulak arkası ettik kendi talebimizi. Sonra bir kriz oluverdi ve birden evet taraftar mutlaka olmalı dendi. Gerçekliğin neredeyse yitirildiği sosyal medyada bir gazla taraftar yönetimde olmalı denilip, gündem oldu, ertesi gün unutuldu. Sonra filmi başa sardık. Sonra yine başa sardık. 

Çok rahatsız olduğumuz uygulamalar oldu. Bu uygulamalar kulübün borcunun artmasından çok daha fazla yaktı canımızı. Madden değil manen incitti. Tepki verdik, gündem oldu, sonra unutuldu. 

Yine sanal sosyal medya duvarına çarptık. Görünen o ki; taraftar bizzat yönetim kurulunda olmadıkça bu işler olmuyor, olamıyor. 

Ankara Tayfası Nasıl Yönetim Kurulu’na Aday Oldu? 

Yıllar önce Bekir Çınar ile çok yakın çalıştık. Rahmetli Başkan sağ olsun, saatlerini verdi bize. Günlerini verdi. Ankara’da arabamıza aldık başkanı, federasyon binalarına, spor toto teşkilatına gittik. Borç yükünü nasıl kırarız, nasıl nefes alırız diye. O dönemde gençlerle alt yapıdaki çocukların birlikte oynamasını savunduk. Para yoktu. Futbolcu parası ödemek için Başkan arabasını sattı. Başkan ile yürüdük, bize kulak verdi. Yalan söylemiyoruz, ölüm tehditleri aldık. Hain ilan edildik. Transfer yapılmasın dedik diye. O bize kulak verdi, bizim o takımımız play-off oynadı ve şampiyon takıma penaltılarla elendi. 

Sonrasında Mehmet Bey geldi. Taraftar heyeti oluşturulmadı ama kendisi taraftar ilkelerini kabul etti. Bugün gördüğümüzde mevcut ortalamanın çok üzerinde bir başkan oldu. Ama sesimizi duyurmakta zorlandık. Bize her bilgi verişinde daha fazlasını istedik. Yetinmedik. Çok eleştirdik. Eleştirilerimizin çoğunun arkasındayız ama sonrasında gelenlere aynı şeyi yapmadığımız, aynı enerji ve zamanı bulamadığımız için pişmanız. Sonuç olarak içinde olsaydık, Mehmet bey ile de daha sağlıklı ilişki kurabilecek, kendimizi daha iyi ifade edebilecektik. Olmadık, olamadık. 

Sonrasındaki yönetimlerde hiçbir beklentimiz karşılanmadı. Ne şeffaflık, ne kurumsallaşma, ne alt yapı ne başka bir şey. Çok şey istemedik. Çok basit şeyler istedik ama bir duyarsızlık kalesine tosladık. Taraftar heyetleri kurulsun dedik. Defalarca söyledik oralı olunmadı. 

Sayın TUNCEL’e basın toplantısında söyledik. Canlı yayınlandı toplantı. Projelerimizi sunduk. Bize bir yol açın, küçük beklentilerimiz karşılansın dedik. Olmadı. 

Levent Bey’e gittik. Projelerimizi anlattık, uzman taraftarlar var ne güzel diye bir açıklama yaptı, çekildi kenara. Sesimizi duyuramadık. Anlamıyoruz, çok mu kötü sesimiz? 

Sedat bey ile Şentürk beyin de bulunduğu ortamda Engin Hoca ile anlaşmanın yapıldığı otelde buluştuk. Kendisine beklentilerimizi anlattık. Yine heyet dedik, yine olmadı. 

Nereye gitsek kapı duvar idi. Biz üstümüzde forma varken yere tükürmüyoruz, Demirspor’a laf gelmesin diye. Takımın mağlup olduğu hafta geçmiyor, insanların kalbini kırıyoruz. Demirspor’u yaşıyoruz ama her dokunmak istediğimizde, her çiçek uzatışımızda elimize vuruluyor, çek elini deniyor. Sevdamızın kahrını çekiyoruz. Madem öyle bir de yönetime aday olarak deneyelim dedik. 

Neden Nilay Hanım’ın Listesinden Aday Olduk? 

Biz daha Nilay Hanım resmi olarak adaylığını açıklamadan yönetime aday olduğumuzu beyan ettik. Ama maddi gücümüzü biliyoruz. Başkanlığı alamazdık, aday da olamazdık. Çıktık açıkladık. 

“Aday olacak yöneticiler, lütfen bizi kadronuza alın. Bizler kötü insanlar değiliz. Sosyal medyada muhalif bilindiğimiz de vardır ama ekibimizi satmayız. Bizim derdimiz, Demirspor için bir şeyler yapmak. Bunlar küçük ama çok değerli şeyler. Biz de sizinle yürüyelim.” 

Bu isteğimizi resmen açıklamanın yanı sıra adaylarla temas da sağladık. Müslüm beyin çok beyefendi olduğuna, Adana Demirspor için yürekten emek vermek istediğine şahit olduk. Bir kısmı ile temas kurmak istedik. Olmadı. Aday olsa dediğimiz kişilerle de görüştük. Olursan bizi de al abi dedik. Olmadı. 

Biz Nilay Hanım’a da bu teklifi götürecektik, bunun için iletişime geçtik. Ancak Nilay Hanım bize inandı. Kapılarını sonuna kadar açtı. Bizimle yürümeyi biz istediğimiz için değil, kendisi de istediği için tercih etti. Kendisine bize inandığı ve bu imkanı sağladığı için teşekkür ederiz. 

Nilay Hanım ile nasıl bir iletişim tarzınız olacak? 

Biz kendisi ile iletişim kurduğumuzdan beri her daim güler yüzlü oldu. Her daim bizi dinledi. Notlar aldı. Bize katılmadığı anlarda dahi bizi destekledi. Kendisi açısından büyük bir emek içeren bir süreç oldu adaylık süreci. Bizim her zorlama dediğimiz yerde direndi. İnat etti. Kızacak belki, çok strese soktuk kendisini. Yılmadı. Duygusal anlarına şahit olduk. Kendisinden şüphelerimiz oldu, bunu ilettik. Hep pozitif enerji verdi. Açık söylemek gerekirse onun yerinde biz olsaydık, karamsarlık iyimserliğe hakim olurdu. Bu inadı sayesinde önemli şeyler başardı. Kendisi anlatır başardıklarını. Ama o inat sayesinde bizim kendisinden olan beklentilerimizi karşılayacağına, karşılamaya çalışacağına bizi inandırdı. İyi niyetli olduğuna inandık. 

Ankara Tayfası Ne Yapacak? 

Ankara Tayfası’nın ne yapacağı bugüne kadar beyan ettiği şeylerden dolayı çok açık aslında. Nilay Hanım, kamuoyunun merak ettiği projeleri açıklayacaktır, sabah da kahvaltı düzenleyecek basın mensupları ile. Orada tüm cevaplar alınacaktır. Biz yönetimsel olarak Nilay Hanım’ın açıklayacağı hususlara girmeden hayallerimizi ve beklentilerimizi söyleyelim. 

-Tüzük ve alt düzenlemelerin yenilenmesi için çalışmak istiyoruz. Banka hesabından geçmeyen gelir ve giderlerin çok istisnai durumlar haricinde takımın mali tablolarına, borçluluk yapısına etki etmesini önlemeye gayret edeceğiz. Yine yöneticilerin kendi dönemlerindeki mali sonuç doğuran faaliyetlerinden dolayı, şahsi sorumluluk taşımaları gerektiğini düşünüyoruz. Bunu ayrıntılı bir düzenlemeye oturtmak için çalışacağız. 

-Türk Bankacılık Sektörü’nde önemli mevkilerde içlerinde Adana Demirsporlu da olan üst yöneticiler var. Söyledik anlatamadık. Projeleri şubeler ile yürütmek istediler. Şubeleri küçümsemek değil niyetimiz ama kart kabullerine şubeler karar vermiyor, otomatize kararlar çıkıyor ya da Genel Müdürlük karar veriyor. Bu nedenle her kredi kartı projemiz kabul edilmeyen başvurulara bağlı olarak sonuçsuz kaldı. Şu anda Adana Demirsporlu olanı dahil olmak üzere çok sayıda üst düzey banka yöneticisi ile doğrudan görüşebilecek ve Demirspor’un geleceğini konuşabilecek durumdayız. Bu kanaldan mikro projeler üretmeyi amaçlıyoruz. 

-Adana Demirspor’un Tarihi’ne ilişkin kitabımızın ilk cildi bitmek üzere. Bu kitabı önemli bir lansman ile piyasaya sunmak istiyoruz. 

-Tabi ki; kulüp kayıtlarının incelenmesi var. Personel ve futbolcularla imzalanmış önceki sözleşmeleri bir görmek istiyoruz. Amacımız geçmiş ile kavga etmek değil ama yapılmış hatalar varsa bunları yeniden yapmamak. 

-İstanbul ve Ankara’da futbol camiasında etkin tanıdıklarımız var. Onların bilgilerinden, tavsiyelerinden yararlanmayı amaçlıyoruz. 

-Yönetimde taraftarın sesi olmayı amaçlıyoruz. 

-Nilay Hanım ve yönetimdeki diğer büyük ve küçüklerimizle sırt sırta yer yer didişerek, yer yer fikir birliği halinde ama her koşulda gülerek güzel bir Demirspor için küçük de olsa kendi payımıza düşeni yapmayı amaçlıyoruz. 

Saygılarımızla,

20 Mayıs 2017

Kümede Kaldık!

7 haftada iki puan alarak kalp krizini dibine kadar yaşadık. Tıpkı şampiyonluk kovaladığımız sezon gibi son düzlüğü berbat oynadık. Sedat Sözlü'nün mimarı olduğu bu rezalet, 1. ligteki en kötü sezonumuzdu. Bu rezaleti devam ettirmeyip artık yönetimi bırakması gerekiyor. Tabii bu başarısızlığın kendi eseri olduğunu kabul edip, özür dileyerek çekilmesi daha doğru olur. Bunu yapacağına gönülden inanıyoruz!

Daha ilk haftada altyapıdan gençlerimizin aldığı 1 puan Pote'nin attığı son dakika golü averajla kümede kalmamızı sağlayan kritik anlar olarak tarihe geçti. Tiago'nun Sivas'a attığı gol de son haftaya azıcık rahat girmemizi sağladı. Sonuçta Demirspor, ömrümüzden çalmaya devam etti.

13 Mayıs 2017

Kampanya Açıklaması

Bugün gözyaşları içinde Adana Demirspor taraftarlarının sevdasına şahit olduk.

Biz prim toplamaya daha önce de çalıştık. Bekir ÇINAR döneminde. Gençlerle destekli takımımız maddi zorluklarla boğuşuyordu. Adana yine sus pus idi. Bir Allah'ın kulu dönmedi yüzünü rahmetliye. Biz de çıktık dedik ki; siz yoksanız taraftar var. Primi biz vereceğiz.

24 saatlik değil, bir haftalık bir programda yaptık duyurumuzu. Yaklaşık 800 TL toplandı ve paraları büyük bir hayal kırıklığı ile iade ettik.

Bugün yine Adana suskundu. İş adamları, siyasiler, kentin yöneticileri, takım yöneticileri hiçbiri vazifesini layıkı ile yapmıyordu. 

Bir kardeşimiz çıktı abi yapalım dedi. İkilemde kaldık. Dedik ki; bu işe yaramaz, taraftarın görevi para toplamak değil. Zaten amaca ulaşamayız dedik. Yetmedi, işin içine para girince herkes ortadan kaybolur dedik. Ama sonra dedik ki; bu bizim acı tecrübemizdir. Gençlerin hayallerine ket vurmak bize yakışmaz. Onlar yaşayarak öğrensin bu acıyı dedik ve bugün elde ettiğimiz gurur tablosu çıktı ortaya.

Bugün biz bir duyuru yaptık, bir talepte bulunduk ama bunun yayılması da çok önemli idi. Çok değerli bir abimiz ve Mehmet Gazioğlu kardeşimiz bu açıdan çok çalıştılar. Var olsunlar. kendi sınırlı imkanları ile kampanyayı duyuran kardeşlerimiz, büyüklerimiz var olun.

Kampanya kapsamında 14.260 TL topladık. Bunların 14.200 TL'lik kısmı hesaba gelirken 60 TL'si elden teslim alındı. Toplam 107 can taraftar aktarım yaptı.

Ancak aktarım yapanlar arasında Ankara Tayfası, İzmir Tayfası ve Üni-AdanaDemir de vardı. Bunlar kuvvetle muhtemel kendi havuzlarında toplulaştırıp aktarım yaptılar. Kabaca 130 kişiden Demirspor için aktarım yapıldığını söyleyebiliriz.

Faruk BİNER kardeşim, Demirsporlu olmasam da Şimşekler Grubu için varım demiş açıklamasında. Var ol.

Özgür Fırat KALKANCI 11 yaşında, Mustafa KALKANCI 13 yaşında. Allah'ım sizlere gülen bir Demirspor ile büyüyeceğiniz yaşam nasip etsin.

Berkant BİLGİN/Ferhat ÖZDEN kardeşlerim 25 TL'nin yanında yüreğimi gönderiyorum demişsiniz. O yürek Demirspor'u dimdik ayakta tutacak.

9 TL yollamış Doğan BUĞRA. Her şey Demirspor için demiş. Her şey hep birlikte kardeşim.

Oktay GÜRBÜZ kardeşim, Yusuf GÜL kardeşim. Biri 2 TL göndermiş, diğeri 3 TL. Hesapta bu kadar var kusura bakmayın demiş. 14.260 TL'nin en değerli 5 TL'si sizin. Çok büyüksünüz.

Doğukan Kebapçı kardeşim, dayanamamış, birden çok aktarım yapmış. Berkan ÖZMEN  kardeşim de. Marşlar söylemişler aktarırken, açıklamalarından belli.

Doğancan EREN kardeşim, belki de hiç görmediği mazisine dönmek için aktarmış. Birlikte döneriz kardeşim belki. Umudunu yaşat.


Özlem İZGİOĞLU kardeşim yemek parasını yollamış. Benim güzel kardeşim. Kendi aç gönlü tok kardeşim. İyi ki varsın.

Umut GÜL kardeşim, bizi yönetimde görmek istiyormuş. Biz de istiyoruz kardeşim. Bir gün olacak. Seninle konuşacağız bunu. Demiştim abi diyeceksin bize.

Mehmet Cankurt İstanbul Üniversitesi'nde öğrenci. Kim bilir neyinden kıstı. Eyvallah güzel kardeşim. Başar, Demirspor'a beşeri sermaye ol. 

Caner-Hakan MÜLAYİM demiş ki; çorbada tuz. Olur mu kardeşlerim çorbada tat o. Var olun.

Hasan KALKANCI kardeşim. Ne zaman yanımızda olmadın ki; bir tanesin.

Hasan ÇORMAN kardeşim demiş ki; Oğullarım Kuzey ile Demir'i ağlatmayın. Çocuklar gülecek be güzel kardeşim. Mutlaka gülecek. Biz ağlarız onlar gülsün diye.

Anıl DARDAĞAN kardeşim maaş zamanı olsa daha fazla vereceğini söylemiş. Yüreğini hangi para ile ölçebilirsin? Eyvallah.

Yunus Emre GÖKTEPE, noktayı koymuş.

KİMSE BİZİM KADAR SEVEMEZ. 


Listedeki arkadaşların haricinde EFT saati geçtikten sonra hesaba havale yapanlar var. 280 TL tutarında. Ozan Ali MERT, Mehmet Reha YAZGAN, Furkan ÇAĞLAYAN, Mert AVCIBAY ve İsmail Alp Eren KESKİN kardeşlerim. Amaç hasıl oldu. Var olun. İade edeceğiz pazartesi paranızı. Hesap numaranızı twitterda özelden yazın lütfen.

Ayrıca EFT yapmış olmakla birlikte hesabımıza geçmemiş olanlar olabilir. Onları da Pazartesi günü görür ve iade ederiz. 

Bugün bizim ve MaviLacivert.Com'un vesile olduğu kampanya ile büyük bir hareketlilik oluştu. İnsanlar ilgisiz kalamadılar. Siyasiler duyarsız kalamadılar. Yetmedi ama gelecek için umut verdi. Daha geniş tabanda kenetlenip daha güzel işler yapacağımızın bir işaret oldu bugün.

Çok büyüksünüz Demirsporlular, çok.

12 Mayıs 2017

#KapılarAçılsın


Adana Demirspor taraftarları olarak çok zorlu bir dönemde olduğumuzu biliyoruz. 

Borcumuz, sorunlarımız bugünün meselesi değil. 180 dakika var bunun için. 

Tekrarlıyoruz takımımızın ligde kalması için her türlü tepkiyi en hızlı şekilde göstermek için güdülenmiş durumdayız. 

 TFF tarafından alınan son karar ile Yeni Malatyaspor maçından sonra o maçtaki taraftarların Sivasspor maçına girişi önemli ölçüde bloke edildi. Bu sezon için Adana’daki ve hatta seyircili son maçımız. Allah göstermesin, ligdeki seyircili son maçımız da olabilir. 

Olmaması için tribün desteğine ihtiyacımız var. 

Bu desteği hatırlayınız. 

Kayserispor bizimle oynayacağı maç için kapıları açtı. 

Antalyaspor bizimle oynayacağı lig maçında kapıları açtı. Ücretsiz taraftar taşıdılar stada. Hatırlayın. Kritik dönemeçlerde taraftar desteğini almak için gerekli hamleleri yaptılar. 

Şimdi aynı şeyi biz yapmalıyız. 

Kapılar açılmalı, taraftar tribündeki yerini almalı. 

Bunun için yönetimi, siyasileri, kentin yetkililerini adım atmaya davet ediyoruz. 

Şu anda yönetimle de bir olmak, ortak hareket etmek zorundayız. 

Konuşmak için 180 dakikamız var. 

Ayrıca ne olursa olsun, maç bitene kadar, umut tükenene kadar taraftar sabırlı olmak zorunda. Bunu da sıklıkla vurgulamalıyız. 

Adana Demirspor yönetimi, sesimize kulak verin. 

#KapılarAçılsın 

Gerekeni yapınız. 

MaviLacivert.Com, Adana Demirsporlular Derneği, Ankara Tayfası, Şimşekler Grubu

11 Mayıs 2017

Demirsporumuz İçin prim Topluyoruz

Adana Demirspor taraftarları olarak takımımızın ligde kalması için her türlü tepkiyi en hızlı şekilde göstermek için güdülenmiş durumdayız. 

Aylardır paralarını alamayan futbolcular bir yanda. Bir ömür boyunca rızkını Demirspor’a ayıran taraftarlar diğer yanda. 

Bizler futbolcuların emeklerine saygı duyuyoruz. Emeklerinin karşılığını almaları için her mücadeleye hazırız. Bizler de emeklerimizin karşılığını almayı herkesten çok hak ediyoruz. 

Şimdi ortak paydada buluşup, son bir hamle daha yapma zamanı. 

Karınca kararınca bir havuz oluşturup, topladığımız parayı futbolculara elden teslim edeceğiz. Biliyoruz onların yarasına merhem olmaz ama belki gönül yarasına iyi gelir. 

Son ana kadar ne gerekiyorsa yapıp ligde kalmalıyız. 

Kampanyamıza katılmak isteyenler isimleri ile birlikte aşağıdaki hesap numarasına aktarım yapsınlar lütfen. İsmini açıklamak istemeyenler aktarım yaparken lütfen bunu açıklama kısmında belirtsin. 

Tercihimiz kişi başı en az 100’er TL toplamak ama durumum yok ve ben de olmak istiyorum diyene hayır diyemeyiz. 

Mahmut Onur BİÇER 
İş Bankası Zincirlikuyu Şubesi 1154 (şube kodu)- 668370 (hesap no) (İş Bankasında hesabı olanlar bu şekilde aktarım yapabilirler) 
IBAN no: TR54 0006 4000 0011 1540 6683 70 (Diğer bankalardan aktarım yapacaklar bu şekilde aktarım yapabilirler)

Ankara Tayfası&MaviLacivert.com

9 Mayıs 2017

YÖNETİME ADAYLIK AÇIKLAMAMIZDIR

Adana Demirspor'un mayasında acı var. Hep acı var. En güzel biz yeniliriz, en güzel biz yıkılırız, en güzel biz düşeriz. Bize bu biçilmiş. Düşülecekse delikanlı gibi düşeriz. Kulüp kapanacak mı? Kimseye bırakmayız, biz kapatırız. Demirspor pisliklerinden mi arınacak, biz temizleriz. Demirspor gülecek mi? Onu bilmiyoruz. Çünkü doyasıya gülmeyi bilmiyoruz.

Dün aynı acı ortamında gördük ki bize biçilen acıyı biz yarattık aslında. Şöyle bir hayatlarımızı gözden geçirdik de çocuğumuzdan eşimizden rızkımızdan kesip Demirspor'a verdik. Verdik de bu çok büyük fedakarlık değil mi? Bu kadar büyük fedakarlıkta bulunmaktan çekinmeyen Demirsporlular iş tepkiye gelince, örgütlü tepkiye gelince nasıl oluyor da gecikiyor? Nasıl oluyor da “eyvah, vah vah, hop” demek için uçurumdan yuvarlanmayı bekliyoruz. Bu atalet, takımına hayatını verene yakışmıyor.

Bu süreçte Ankara Tayfası olarak neler yaptığımızı gözden geçirelim istedik. Nerede tıkanıyoruz, neden ilerleyemiyoruz? Dönüp geçmişe baktığımızda Demirspor taraftarlarını sosyal medyanın çok yıprattığını, taraftarın tepkilerini çok geciktirdiğini gördük. Demirspor'un cılız sesi olarak bizler bir kamuoyu yaratmada sorun yaşadığımızı fark ettik. Örneğin Osman Özköylü kalsın dedik, tüm Demirsporlular bir heyecanla aynı şeyi söyledi. Bir gün sonra “kalsın ama böyle kalacaksa hiç gelmesin” dedik, hatalarından ders alarak, daha bilinçli ve sağlam bir şekilde. Kimse umursamadı bu kısmı, yapayalnız kaldık. “Yönetim istifa” dedik, daha Eylül ayında hem de. Kimsenin umurunda olmadı. Şimdi hala istifa diyoruz, şu an herkes yanımızda.

Daha geçmişe gidelim. Biz Bekir Çınar ile yakından çalıştık. Rahmetlinin devre arasında transfer yapmaması ve gençlerle devam etmesi için inanılmaz savaş verdik. İlk günlerde karşımızda olan spor basını, kamuoyu sonradan bu hamleye ve sahadaki gençlere destek verdi. O gün kriz vardı. Bir zaman sonra herkes yanımızdaydı. Benzer şeyleri bir yıldır söylüyoruz ancak kimse yıkmıyor ortalığı. Demirspor taraftarı zor zamanda, doğru anda doğru tepkileri vererek büyüdü, bugüne geldi. Sosyal medyanın uyuşturduğu beyinlerimizle değil, doğru ve yerinde tepkileriyle.

Bir dönem, yönetimlere beraber çalışacak “taraftar heyeti” oluşturulsun dedik, kendimizi dinletemedik. Mali tablolarda denetim istedik, dinletemedik. Borç 40 milyona gidiyor, ortalık toz duman oldu, daha da olacak. Herkes bağırıyor, isyan ediyor. Bizim sesimizin dinlenmesi gerek artık. Yeni bir çağ başlatmanın başka bir imkanı yok. Ayağa kalkmanın başka bir yöntemi yok.

Vardığımız nokta şu ki sesimiz dışarıda bırakıldıkça Demirspor zarar görüyor. Demirspor'a talip olan her yönetimde, lig fark etmeksizin yönetim kurulu üyesi olarak olmak istiyoruz. Hiçbir aday bizi kadrosuna almazsa bu sefer direk yönetime adaylığımızı açıklıyoruz. Artık böyle savaşacağız. Demirspor’u küçültüp kendi adını büyütenlere inat bundan sonra yönetime adayız.

Saygılarımızla

8 Mayıs 2017

5'te 0

5 hafta üst üste mağlup olarak düşme potasına indik. Aynı seviyedeki diğer bütün takımlar düşmemek için reaksiyon verirken biz yerimizde saydık. Nasıl bir futbolcu grubuna denk geldik böyle, inanılmaz!  Disiplinsiz bir yönetimle birleşip el birliğiyle bizi uçuruma sürüklüyorlar. Ne yaptığını bilmeyenler grubu, duygularımızla oynuyor. Tribünün desteği, an gelecek patlamaya dönecek;  işte o gün kaçacak delik bulamayacaksınız. Takımı soyup soğana çeviren, hemşeri kontenjanından camiaya girmiş, sahada kenarda karakterini kaybetmiş kim varsa o gün tribünün öfkesini görecek. İki maç kaldı, ya sabır!

29 Nisan 2017

Mesleğinize Saygınız Yok Mu?

Futbolcular, iş ahlakı en düşük seviyedeki mesleklerden biri. Ne aldığı paranın hakkını vermek, ne onları takip eden binlerce kişinin hislerini düşünmek... İddianız kalmayınca koyuverip gitmek.... Takım hala kümede kalmayı garantilemedi oysa. Belli ki bu adamların hiç bir şey umrunda değil. Sorsan hepsi milli manevi değerlere çok bağlı. İşini iyi yap, kul hakkı yeme, mesleğinin hakkını ver diyince hepsi kör sağır. Madem öyle, kesin cezayı, yap kadro dışını, oynat genç çocukları. Altyapı 4-1 degil de 5-1 yenilirdi küme düşen takıma. Ama öyle bi yönetim de yok. Öyle başa böyle tarak. Yönetim sorumsuz olunca, futbolcu da umarsız, mesleğine ve taraftara saygısız oluyor. Bu sezon uzun süredir gördüğümüz en berbat kadroyu kuran yönetim de Demirspor tarihine kara leke olarak geçiyor.

25 Nisan 2017

Müslüm SUSAR'ın açıklamaları üzerine

Kongre sürecine ilişkin çağrılarımıza olumlu yanıt verilmesinin hemen akabinde Sn. Müslüm SUSAR başkan adaylığını açıkladı. Kendisine özgüveni için teşekkür ediyoruz. Bu tür girişimlerin "Demirspor'u kayyumdan kurtardım, Demirspor'a sahip çıktım" gibi ucuz kahramanlık söylemlerini daha en baştan engelleyecek olması da ayrıca teşekkürü gerektiriyor. 

Sn.SUSAR'ın açıklamalarının videosunu webden izledikten sonra birtakım notlar çıkardım ve bu notlar doğrultusunda genel izlenimlerimi bu yazıda paylaşacağım.

Özü itibarı ile bakıldığında koltuk sevdalısı olmaması, uzay takımı, büyük bütçeler, ulaşılmaz hedefler, hayaller üzerinden konuşmaması genel anlamda bende olumlu bir algı uyandırdı. Ayrıca heyecanı da her halinden belli oluyordu. Demirspor'un bu heyecana da ihtiyacı olduğunu biliyoruz.

Altyapı, Demirspor taraftarının en önemsediği konulardan biri ve bu konuda önemli adımlar atacağını belirtti Müslüm SUSAR. Açıkçası ben buna inandım, çünkü bir saatlik konuşmanın en uzun kesitini bu konuya ayırdı. Bu konuda beklentilerimizi karşılayacak ve hatta daha da ileri taşıyacak söylemler geliştirdi. 

Örneğin Pote'nin kalması için elinden geleni yapacağını belirtti ama Mulenga'nın da iyi futbolcu olduğunu, Juninho'nun da Demirspor adına güzel işler yaptığını dile getirdi. Diğer bir ifade ile Pote gibi efsane olmuş bir değeri tutamazsak dahi dünyanın sonunun olmayacağını düşündüğü kanısına vardım. 

Altyapı konusundan Pote konusuna atlamamın sebebi şu: Biz taraftarlar Pote'nin etrafında genç koşan savaşçı ve altyapısına önem veren bir takımın şekillendirilmesi gerektiğini dile getirdik. Müslüm SUSAR, gerekirse ve hak ederse amatör takımlardan da futbolcu alacağını, takımın oluşturulmasında önceliğin Adanalı futbolcularda olacağını, teknik ekibin de Adanalı olacağını ifade etti. Geleceğin altyapıda olduğunu vurguladı. Çok ama çok olumlu buldum bu söylemini.

Oldukça olumlu bulduğum bir diğer açıklaması şeffaflık konusunda idi. Kongre üyesi olsun olmasın bilgi edinmek isteyen her taraftara mali tabloların kayıtların açık olacağını, konudan anlamayanların mali müşavirleri ile gelip inceleme yapabileceklerini ifade etti. Ödemelerin de bankalar üzerinden yapılacağını belirtti. Bankalara ilişkin kısım geliştirilmeye muhtaç ama beklentimizi büyük ölçüde karşılayan bir beyan idi. 

Ayakları yere basan hedefleri olduğunu hissettim. Demirspor takımı her dönem her koşulda şampiyonluğa oynar dedi ancak burada kast ettiği husus savaşan bir takım kurulmasına ilişkin olsa gerek. Zira borçların eritilmesi için 5 yıl, arzulanan başarı için 3 yıllık bir sınır koydu kendisine. Gerekirse Beşiktaş gibi bir yılı feda yılı olarak değerlendirebileceğimizi ifade etti ki; bu çok önemlidir. Her gelen yönetime ısrarla bunu söylüyoruz. Biz şampiyonluk istemiyoruz. Ayaklarımız yere bassın, iskeletimiz oluşsun yeter diyoruz. 

Transfer söylemi de bu söyledikleri ile uyumlu idi. Adanalı ağırlıklı kadro, düşük maliyetli futbolcular ile kadroyu oluşturacağını ifade etti. Burada önemli bir hususa değindi. Samsunspor karşısında gençlerin oynadığını ve yenilmediklerini, şans bulabileceklerini belirtti. Hassas olduğumuz bir noktada aynı fikri taşıyorum kendisi ile. Ayrıca yurt dışından genç, yetenekli, düşük maliyetli futbolcu arayışlarına gireceklerini ifade etti. Transfer konusunda ilginç bir söylem olarak futbolculara prim vermeyeceğini ifade etti. Aslında haklı bir gerekçesi vardı. Takımlar maddi yapıları ile futbolcuların maç başlarını ödeyemiyorlarken, primler ödenmeye çalışılıyor, kaldırılamaz bir yük altına girildikten sonra da puan silme cezası tehlikesi baş gösteriyor. Müslüm SUSAR bunun yerine futbolcunun hakkını vereceğiz dedi. 

Çok doğru bir söylem ancak uygulanabilirliği açısından şüphelerim var. İdealimizdeki bir kadroyu kurarken o kadronun ligde kalmasını da sağlamak durumundayız. Menajerlerin neredeyse tekeli altındaki bir futbol dünyasında doğru genç çocukları düşük maliyetle kadroya dahil edip bir takım oluşturmak çok zor gibi görünüyor. Bunun için çok ayrıntılı futbolcu araştırması yapmak, piyasaya hakim olmak, her biri ayrı futbol profesörü olan taraftarın beklentilerine de açıkçası kulak tıkamak gerekiyor. Umarım başkan olacak kişi bunu yapar ve doğru yapar. Ama benim umudum yok.

Konuşmasında beğendiğim bir diğer husus, tarihe atıfta bulunması idi. Düştüğümüz seneden bahsetti. İsimler verdi. Buna bile sevinir hale gelmemi, tarihimizden Demirsporluluktan bihaber insanların o koltukta oturabilmiş olmalarındandır.

Müslüm SUSAR'ın söyleminde olumsuz bulduğum bir yön Fatih TERİM ile ilgili. Bu spor adamının temcit pilavı gibi pişirilip pişirilip önümüze konmasından rahatsızlık duyuyorum. Fatih TERİM camiaya mesafeli ise kırgınlığı vardır, giderilir ve Federasyon nezdinde bizim adımıza olumlu işler yapması sağlanır, diye düşünüyor Müslüm SUSAR. Tarih ile ilgilenen bir şahıs olarak tarihin tekerrürden ibaret olduğunu yaşayarak görmek istediğine eminim. Bana kalsa Federasyon, hakemler karşısında yapayalnız kalalım, Fatih TERİM'e de hiç yüz vermeyelim. 

Sn. SUSAR kırgınlıkları giderme söylemini camianın küskünleri için de camiayı birleştirmek için de kullandı. Ancak bunun söylemde kaldığı kanaati uyandı bende. Bunun iki gerekçesi var. İlki kendisinin bu dönemde başkan olmaz ise bir daha aday olmayacağını belirtirken "öyle her dönem başkanlık için çalışma yapıp ortaya çıkanlardan değilim" ifadesini kullanmış olması. Bu söylem ile kimi kast ettiği konusunda  herkesin kendine göre bir fikri vardır. Ancak bu söylemin hiçbir bütünleştiricilik taşımadığı da açık. İkinci gerekçe ise belediye ile ilişki sözleri. Evet belediyeden bağımsız Demirspor istiyoruz ancak bunu sert bir tarzda dile getirmenin anlamı yok. Karşılıklı saygı iletişimin dili ile de sağlanır. Bu dili Sn. SUSAR'da göremedim.

Başkan adayının yapmış olduğu konuşmadan projelerine ilişkin bir detay alamadım. Projesi var mı onu dahi anlayamadım. Bunu projesi varsa, açığa çıkmasını önlemek için de yapıyor olabilir, projenin altyapının kendisi olduğunu düşünmesi nedeni ile de. Ancak bu belirsizlik hissi bende olumlu bir algı oluşturmadı.

Belediyeden spor fonu kaynaklı aktarım yapılmasını istemediğini, amatör takımların kaynaklarından faydalanmayı uygun bulmadığını açıkladı Müslüm SUSAR. Bunun yerine siyasilerden takıma sponsorlar bulmalarını istedi. Kendisinin de bu konuda girişimleri olacağını ifade etti. İcap ediyorsa bir sene de takımımızın her yerinde reklam olsun, ne olur ki, dedi. Açıkçası bu konuda endüstriyel futbol düşmanlığı yapacak bir mali yapımız olmadığı için ses etmek doğru olmaz. Ancak bu söylem sayısal bir planlamaya dayanıyor mu onu anlayamadım. Belediyelerden örneğin en az ne kadarlık sponsorluk bulmalarını hedefleyerek bütçe yaptı? Bütçe yaptı mı? Buralar muallakta kaldı.

İnsan kendi evine haciz gelmesini istemez. Demirspor da benim evim olacak ve oraya haciz getirtmeyeceğim dedi. Çok güzel bir başlangıç sonrasında bu konudaki fikirlerini beyan etti. Kulübe haciz gelmemesi için tüm alacaklılarla anlaşma yapılması ve bunlara ödeme planı sunulması gerekir dedi. Bunun için de basit bir hesaplama yaptı.

Takımın 30 milyon TL borcu olsa ve alacaklılarla anlaşarak bu borç 5 yıla yayılsa yıllık 6 milyon TL, aylık 500.000 TL, faizi ile birlikte 600.000 TL ödeme yapılması gerekir, bu anlaşma neticesinde temlik ve hacizler kalkacağından kulübün aylık 1.000.000 TL geliri olur ve borcunu ödedikten sonra da 400.000 TL artar dedi. Buna kendi bütçelerinin dahil olmadığını ekledi.

Matematiksel olarak doğru bir açıklama ancak, borcun vade yapısı ile ilgili sorunlar var. Bu borcun içinde futbolcu borçları var. Futbolcu borçlarını 5 yıla yaymak imkansız gibi bir şey. Bu borcun içinde yeni dönem transfer borçları olacak. Yani en fazla 8 ay vadeli olacak ödemeler. Ayrıca kendisi avukat olduğu için çok iyi bilmelidir ki; temlikten daha güçlü bir teminat neredeyse yoktur. Bir alacaklının temlikinden vazgeçmesi için o alacaklıya nasıl bir ödeme planı, daha önemlisi nasıl bir teminat sunulması planlanmaktadır? En önemli konu, ekonomi ve maalesef bu konuda bu verileri yeterli bulmuyorum. 

Sezon başı için bildiği kadarı ile en az 9 milyon TL gerektiğini ifade etti. Ancak bunun kaynağına ilişkin de bir renk vermedi sayın SUSAR. Yani bir puan silme ile karşılaşılıp, karşılaşılmayacağı ve bunun olmaması için ne yapılacağı sorusuna ben açık ve net bir yanıt alamadım.

Ayrıca kendisinin temlik koymayacağını beyan etti. Ancak bunu söylerken faiz konusunu da işledi. Temlik koymamak ile kast ettiği, alacakları için faiz almayacağı mı, yoksa hiç temlik koymayacağı mı, ben şüpheye düştüm. Kendisi avukat olduğu için temlik kavramını muhtemelen benim de anlamak istediğim şekilde, hiç alacağının olmayacağı şeklinde, ifade etmiştir. Ayrıca yönetimlerin temlik koymamasını isterim ama temlik koyulmasının kötü bir şey olmadığını düşünüyorum.

Demirspor'un menfaati için her şeyi yaparım dedikten sonra, gerekirse hakemi döverim anlamına gelecek bir ifade kullanması, Beşiktaş Jokey Kulübü diyerek fark etmeden bir hatalı kullanım yapması izlerken kahkaha attırdı ve neşelendirdi. 

Dileriz ki neşeli bir kongreden, neşeli bir şekilde çıkarız ve yarınla umutla bakarız. 

12 Nisan 2017

Geleceğe Dair (Basın Açıklaması)

Bizler Adana Demirspor taraftarları olarak kendimize hiçbir zaman günü şiar edinmedik, hep gelecek için yaşadık. Bize dünümüzü verecek olana yarınlarımızı vermeye hazır olduğumuzu her ortamda dile getirdik. Anlatmaya çalıştık, en büyük başkan “Kalıcı Gelir” dedik. En büyük şampiyonluk “Borçsuz Demirspor Yaratmaktır” dedik. 

Çünkü biz ayakları üzerinde duran bir Adana Demirspor istiyoruz. Gelecek kaygısı duymayan, ufukta beliren en kötü ihtimallerin maç kaybetmekle sınırlı olduğu bir Adana Demirspor’a kavuşmayı hayal ediyoruz. Bu hayalleri her sezon sonunda bizlere sunulan umut parçacıkları olarak görmek istemiyoruz. Adım adım, planlı bir şekilde hedefimize yürümek istiyoruz. Hiç beklemeden hemen bugünden yol almaya başlamak istiyoruz. 

Bilindiği üzere ligin ilk yarısı ve ikinci yarısı başlarken kulüp başkanımız sayın Sedat Sözlü sezon sonu kesinlikle bırakacağını açıklamıştı. Kulüp başkanımızın bu beyanı, kulübümüzün fahri başkanı sayın Hüseyin Sözlü tarafından da yinelenmişti. Bu bizim ilk defa karşılaştığımız bir durum. Her başkanın harcı değildir böyle sözler edip sözünde durmak. Açıklamalarındaki, üstelik defalarca da tekrar ettiği en büyük sözlerin “dönemime ait borç kalmayacak ve borcu azaltacağım” sözleri olmasından da ayrıca mutluluk duyuyoruz. 

Camia olarak hiç yapmadığımız bir şey yapıp başkan veya başkan adaylarının yönetim ekiplerini hemen bugünden, sezon sonunu beklemeden belirlemesi, geleceğe dair planlamalarını yapıp kongreye girmesi lazım. Geleceğe dair biz taraftarların beklentileri; 

- Kalıcı geliri olan yani kendi ayakları üzerinde durabilen bir Demirspor 
- Aylık ve sezonluk gelir ve gideri, yapılanması belli olan bir Demirspor 
- Sezona kampa geç başlayan, kampta takımı kurulan değil, iskeleti belli olan bir Demirspor 
- Bilimsel ve sistemsel çalışan, yarışmacı değil yetiştirici altyapısı olan, as kadrosunda en az bir gencini oynatamazsa kendini başarısız sayan bir Demirspor 
- Taraftarın takımını strese sokmadığı, sadece 90 dakika yanında olmadığı, maddi ve manevi cezalar getirmediği bir Demirspor 
- Demirsporlu olan, Demirsporluluk ruhu taşıyan, maddi ve manevi zamanını harcayacak yöneticilerden oluşan bir Demirspor 
- Taraftarına açılan, onu dinleyen ve anlayan, soru ve taleplerini yanıtsız bırakmayan şeffaf bir Demirspor 
- Camianın çıkarlarını her şeyin üstünde tutan bir basın ile bütünleşmiş bir Demirspor 
- Kurumsal düzenlemelerini yürürlüğe koyan ve bu düzenlemelere uyan bir Demirspor 

Çok şey istemiyoruz, güzel şeyler istiyoruz. Geç olsun istemiyoruz, bugünden başlayarak istiyoruz. 

Saygılarımızla, 

Adana Demirsporlular Derneği, 
MaviLacivert.Com
Adana Demirspor Ankara Tayfası, 
Adana Demirspor Fan, 
6. Bölge 
Adana Demirspor taraftarları