Ana içeriğe atla

Maviye Adanmış Hayatlar - 1

Bir süredir perşembe yazısı yayınlamamıştık. Lokomotif'in özverili üyelerinden Doğancan Eren kardeşimiz Demirspor'a ilişkin hislerini kaleme aldı. Bize de keyifle yayınlamak düştü.


Gönül sızım, yürek yaram... 

Evet Adana Demirspor benim için tam olarak böyle. Adana Demirspor ile ilkokulda sınıf arkadaşlarım sayesinde tanıştım. Bu sevginin hayatımı nasıl değiştireceğinin farkında değilmişim meğerse. Gün geçtikçe artan, çığ gibi büyüyen bir Demirspor sevgisi oluştu yıllar içerisinde. Geriye dönüp baktığımda ise bu sevginin nedeni çoğu insan için hiç bir anlam ifade etmeyecekti... Sportif olarak başarısız geçen onca seneler, alt liglerde uzun yıllardır deyim yerindeyse sürünmemiz, süper lige hasret geçen yıllar, kaos,kavga,dövüş... Bunlara rağmen amansızca artan bir Demirspor sevgisi. Bunca olumsuzluklara rağmen bu sevgiyi arttıran neydi? İşte bu sevgi; bazen bir pankart yazısında, bazen söylediğimiz marşlarda, bazen ise düşlediğimiz umut dolu gelecekte bulurdu kendisini. İşte bu yüzdendir ki biz kaybederken bile kazanabiliyoruz. Bazıları asla Yılmaz diyoruz, güzel günler göreceğiz diyoruz ve en önemlisi umut ediyoruz. Çünkü bir Demirsporlunun en büyük silahıdır umut. Umut ettikçe biz varız ve bir gün mutlaka kazanacağız. Dost ve düşman herkes bilsin ki mutlaka kazanacağız!

Böyle bir sevgiyle Ankara'da üniversite hayatıma başladım. Ankara'daki ailem diyebileceğim o zamanki adıyla Ankara Tayfasıyla tanışmam ise Konya'daki play-off final maçı öncesinde oldu. Yine kaybederken kazandığımız bir duruma örnek verecek olursak, play-off finalini kaybetmemize rağmen en azından bana bir aile kazandırmış oldu Demirspor sevgisi. Yıkıla Yıkıla gittiğimiz deplasmanlar, mağlup olup da galipmiş gibi döndüğümüz deplasman otobüsleri, birlikte yediğimiz yemekler ve haftalık halı saha maçlarımız... İki sene içerisinde biriktirdiğim onca anı da cabası. Kısaca "Gurbette Demir Gibi" olanların ortak noktasıdır Ankara Tayfası. Ancak şimdi ise tayfamızın ruhunu koruyarak, Lokomotif Gençlik adı altında dernek olarak yolumuza devam ediyoruz. Ve ben bu derneğin, tayfanın bir parçası olmaktan gerçekten mutluluk ve onur duyuyorum.

Lokomotif Gençlik ailesi içindeyken anladığım en önemli şey ise Adana Demirspor senin, benim, bizim, işçilerin, sokaktaki çocuğun, herkesin. Kısacası bu takım atkılıların! Yöneticiler,başkanlar hepsi gelip geçici. Yalnızca Demirspor sevgimiz kalıcı ve bizi biz eden de bu amansız sevda işte. Kaybederken bile kazandığımız, hüznü içimizde isyan olan, gönül sızımız yürek yaramız olan bu sevdaya hep birlikte sahip çıkalım. Adana Demirspor'u çoktan hak ettiği yere süper denilen lige, hatta ve hatta Avrupa deplasmanları yapacağımız o güzel günlere hep beraber götürelim. 

Adana Demirspor taraftarı olarak geleceğe umutla bakıyor, herkesi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.


Doğancan Eren

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık. 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ