Ana içeriğe atla

Gürcan Hoca ve Beklentilerimiz

Yönetimimiz güzel bir adım atarak, bizden biri olan, fedakarlığın ne olduğunu bilen, Demirspor'u Demirspor yapan dönemlerin tanık ve hatta aktörlerinden biri olan Gürcan Aday'ı teknik adam olarak başa getirdi. Bu adımı birçok açıdan başarılı buluyoruz. 

 İlk olarak Demirspor'u Demirspor'a aşık birisi yönetiyor. Sembolik anlamda gurur verici. 

İkincisi, Adana Demirspor camiası muhalif yuvasıdır. Bu yuvada isminde tartışma olmayacak veya az olacak istisnai kişilerdendir Gürcan Hoca, camiada bütünleşmeye katkı koyacaktır. Ayrıca yönetimimizin amaç ve duruşunda bir netleşmeyi de içerdiğini seziyoruz bu adımın. Şöyle ki; Sn. Gökoğlu ve ekibi sezon başından beri alkışlanası adımlar atıyorlar. Borçların azaltılması, mali yapıda şeffaflığın sağlanması, borçlar azaltılırken giderlerin azaltılması, gelir getirici projeler için çabalar sarf edilmesi, bunların yanında kentin tüm siyasi aktörlerinin sürece dahil edilmesi için emek harcanması mali anlamda beklentilerimiz ile örtüşüyor. Bu süreçte tek "keşke olmasaydı" dediğimiz husus şampiyonluk hedefinin dile getirilmesi idi. Çok üstelemedi bunu yönetimimiz ama bir beklenti oluşturacak kadar da dillendirilmiş olduğunu belirtmek lazım. Mali yapıya ilişkin açıklamaların şampiyonluk demeçlerinin belirgin şekilde önüne geçtiğini belirterek Sezar'ın hakkını Sezar'a teslim etmeliyiz. 

Şimdi Gürcan Hoca tercihi ile amaçlanana ilişkin sezgilerimiz var. 

Rize maçında Mustafa Yılmaz'ın oynatılmış olması gençlere önem verilmesi açısından önemli idi ve biz bunun arkasında Gürcan Hoca'nın etkisinin ve cesaretinin olduğunu hissetmiştik. Şimdi o yürek teknik sorumluluğu üstlendi. Gençlerimize yol ve ufuk açma imkanı doğduğunu düşünüyorum. Yardımcı Hocası da Türkiye'nin en iyi altyapılarından birine sahip olan Bursaspor'un şampiyon olduğu ekibin parçası imiş. Bu husus da beklentimizi destekliyor. 

Alınmayan paralarla, boş mukavelelere atılan imzalarla, bozdurulan bileziklerle yakalanan başarıların bir parçası Gürcan Hoca. Demek ki ekonomik savaş var gücü ile devam edecek. Ne mutlu bize. 

Yine bilgi sahibi olmasak da tahminimize göre Rüstemoviç Ziya Hoca'nın Gürcan Hoca'ya tavsiye ettiği bir futbolcu. Teknik yönünün iyi olduğunu ancak futbolcunun zayıf kaldığını hissetmiştik. Oynayarak güçlenmek çok önemlidir. Ayrıca takımda forma giyip oynamayan topçularımız her sene olduğu gibi bu sene de vardı. Şu anda duran topları dağlara taşlara vuruyoruz. Belki Rüstemoviç ile en azından bu açıdan gelişme kaydederiz. (Bir ara gönderileceği söylendi, sonra geri çağırıldı, şu anda TFF listesinde görünmüyor. Listenin güncel olup olmadığını bilmiyoruz. En son Bayrampaşa maçında oynamıştı.) Forma rekabetinin artmasını ümit ediyoruz. 

Yönetsel anlamda da beklentimiz, yönetimimizin şampiyonluk açıklaması yapmaması, aksine herhangi bir demeç vermeden takım üzerindeki gerginliği kaldırıp önümüzdeki senelerin iskelet kadrosunu oluşturmasıdır. Gürcan Hoca'nın da bu yönde atılmış bir adım olduğu kanaatindeyiz. 

Yönetimimize teşekkür ediyoruz. 

 Gürcan Hoca bizden biri. Başarmasını çok ama çok istiyoruz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ