Ana içeriğe atla

1 Milyon TL'lik Senet

Gündemimiz her daim yoğun. Gündemsiz ne yapardık, normal rutin olsak nasıl hissederdik bilemiyoruz. Bize öyle bir dünya yok. Konumuz yine senet konusu. Yönetim tarafından yapılan sınırlı ve Sn. Selahattin AYDOĞDU'nun avukatı olduğunu ileri süren Sn. Av. Dursun KÜÇÜK tarafından yapılan daha ayrıntılı açıklamalar üzerinden konuyu yeniden ele almak gerektiğini düşündük.

Yönetimimiz tarafından yapılan açıklamada;

-Sn. Selahattin AYDOĞDU yönetimi döneminde şahsın yapmış olduğu harcamalara ilişkin olarak gelirlerimiz üzerine temlik koymuş olduğu, 
-Daha sonraki dönemde kulübün gelirleri üzerinden bu temlike istinaden AYDOĞDU'nun hesabına 1.000.000 TL tutarında fazla para yatırılmış olduğu, 
-Fazla yatırılan tutarın yatırıldıktan 9-10 ay sonra fark edildiği, 
-Bunu fark eden kişinin de Sn. İmam Gazali HIRADAĞI olduğu, 
-Bunun üzerine Selahattin Bey ile görüşmeler yürütülmüş olduğu, 
-Sn. AYDOĞDU'nun görüşmeler neticesinde 1.000.000 TL tutarında bir tutarın fazla olarak hesabına yatırılmış olduğunu kabul ettiği, 
-Akabinde Sn. AYDOĞDU'nun kulüp emrine 1.000.000 TL tutarında senet düzenlediği,
-Aynı dönemde Sn. HIRADAĞI'nın kulübe emanet olarak verdiği 1.000.000 TL tutarında bir alacağı olduğu,
-Kulübümüzün Sn. AYDOĞDU'dan olan alacağını Sn. HIRADAĞI'na olan borcu ile mahsup ettiği, bunun için de senedi Sn. HIRADAĞI'na ciro ettiği,
-Sn. AYDOĞDU'nun vadesinde senet bedelini Sn. HIRADAĞI'na ödediği

hususlarına yer veriliyor.

Sn. Av. Dursun KÜÇÜK tarafından yapılan açıklamada ise yönetimimiz tarafından yapılan açıklama ile ana hatları ile aynı hususlara yer verilmiş ilaveten;

-Temlikin TFF ve Spor Toto gelirleri üzerine konulmuş olduğu,
-Bu iki kuruluşun birbirlerinin yapmış olduğu ödemeleri göremedikleri,
-Bu nedenle gelir tutarının aynı borca mahsuben mükerrer olarak ödeneceği durumların ortaya çıkabildiği,
-Bu tür durumların yöneticiler tarafından bizzat kontrol edilmesi gerektiği hususunun Sn. KÜÇÜK tarafından sözlü, yazılı ve noter kanalı ile temlik ödemeleri yapılmadan önce Adana Demirspor Kulübü'ne bildirildiği,
-Bu bildirimleri Sn. AYDOĞDU başkan iken de başkanlıktan ayrıldıktan sonraki dönemde de yapmış olduğu,
-Ödemelerini alan kişilerin feragat yazılarını yazmalarını, fazla alanların iade etmesini talep etmiş olduğu,
-Birçok kişinin iade/feragat işlemlerini yaptığını bildiği

açıklamalarında bulunmuştur.

Olayların anlatılışına baktığımızda sürecin olağan hayatın akışına uygun gerçekleştiğini görüyoruz. Ancak dikkat çeken hususlar da var. Bunların üzerine gitmeliyiz.

1-İade ve feragat yazılarının verilmesi uyarısının sözlü yapılması anlaşılabilir bir durumdur. Ancak hukukta yazılı metin belge niteliğini haizdir. Somut bir husus olmaksızın genel ifadeler ile mi yöneticilere iade/feragat yazıları hazırlatılmıştır? Yoksa kişi isimleri zikredilmiş midir?

2-Genel ifadeler ile bu yazıların noter kanalı ile düzenlenmesi mümkün görünmemektedir. Noter kanalı ile kimlere hitaben bu türden yazılar düzenlenmiş, akıbeti ne olmuştur?

3-Sn. AYDOĞDU, hesabına ödemeler yapıldıktan sonra feragat yazısı vermiş midir? 

4-Feragat yazısı vermiş ise bu yazısında hesabına fazladan yatırılan tutara ilişkin bir açıklama ve bunun iadesine ilişkin bir beyan var mıdır?

5-Sn. AYDOĞDU tarafından feragat yazısı verilmemiş ise hesabına yatan fazladan yaklaşık 1,5 milyon TL (senede konu olan kısmının 1 milyon TL olduğu belirtilmiştir) Sn. AYDOĞDU tarafından fark edilmemiş midir?

6-Fark edilmiş ise Sn. HIRADAĞI'nın yaklaşık 10 ay sonra bu durumu fark edip aksiyon aldığı yönündeki açıklamaları gerçeği yansıtmakta mıdır?

7-Sn. HIRADAĞI'nın açıklamaları doğru ise Sn. AYDOĞDU'nun hesabına 1,5 milyon TL fazladan para yatmış olduğunu fark etmemesi olağan hayatın akışına uygun düşmekte midir?

8-Bir basın organında Sn. AYDOĞDU'nun Galatasaray'ın stadındaki işletmesini 400 bin TL zarar etmiş olduğu için kapattığı açıklaması yer almaktadır. Bu haber doğru ise Sn. AYDOĞDU'nun hesabına fazla yatan tutarı fark etmemiş olduğu varsayımı makul bir varsayım mıdır?

9-Sn. HIRADAĞI'nın açıklamaları gerçeği yansıtmıyor ise, diğer bir ifade ile Sn. AYDOĞDU'nun hesabına fazladan yatırılan 1,5 milyon TL Sn. AYDOĞDU tarafından hemen fark edildi ise Sn. AYDOĞDU tarafından nasıl bir işlem yürütülmüştür?

Senedin faizini tartışmıyoruz. Nasıl ki yönetici borç verirken faiz almıyor, zoraki bir alacak doğduğunda da faizin söz konusu olmaması hoş olmasa da makul olarak değerlendirilebilir.

Sn. Adana Demirspor Kulübü ileri gelenleri, daha geçen sene son dakikada küme düşmekten kurtulduk. Borcumuz yaklaşık 35 milyon TL. Geçen sene futbolcular doğru dürüst para alamadıklarından da dolayı, taraftar yemeğinden-hayatından kesti kendince prim topladı. Sizlerin işlemleri ile milyon TL'ler öteleniyor. Kulübün boş yere harcayacak 10 bin TL lüksü yok, cebimiz delik, 1,5 milyon TL gelirimiz borcumuza sayılmak yerine yaklaşık 1,5 yıl senet ile sürünüyor. 

Allah aşkına, Allah aşkına yöneticilerin şahsi mali sorumluluğunu getirin. Yazıktır taraftara. Böyle bir rahatlık bu taraftarın emeğine hakarettir. Lütfen gerekeni yapın. Hepiniz camianın içindesiniz. Sorularımızı yanıtlayın, adınızı temizleyin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!