Ana içeriğe atla

"Affedilmeyen-2"

Alanyaspor maçının garip tesadüflere denk geldiğini söylemek gerekli. "Tam 5000 gün Oldu" pankartını yine Alanya deplasmanında asmıştık. O günlerde de işler kötüye gidiyordu. Takımın başına sezon ortasında Abdülkerim Durmaz gelmişti ki Mersin İ.Y. başında bir önceki sezon, iddiasız maçlarında bize çelme takmış ve maç öncesinde sonrasında olur olmaz laflar etmişti. Durmaz'ın göreve gelmesiyle tribünde büyük bir huzursuzluk baş göstermişti. Hoca desteklenmeli miydi, desteklenmemeli miydi? 3 yıl önceki maçta Alanya yenilgisi ile düşme potasına girmiştik. (Alanya'nın hocası Ali Güneş'ti; golleri Kemal Samet Özen atmıştı-Tesadüflere devam...)

Alanya maçı sonrası içeride, lider Denizli Bld'yi 1-0 yenmiştik ve tribünle Abdülkerim Durmaz arasındaki buzlar erişmişti. Ama sezon sonunda değişen birşey olmamıştı. Demirspor, yine aynı Demirspor'du.


(fotolar sporcukurova.com)

Bu kez Süper Lig'ten uzak 6000.günde yine Alanyaspor deplasmanındaydı Adana Demirspor. Taraftar yine oradaydı. Yine bir istenmeyen vardı sahada. Taraftara haddini bildiren(!) Mehmet Kahriman. Mehmet, durum 1-1'ken kritik bir gole imza attı. Tribüne koştuğunu öğreniyoruz aldığımız haberlerden.

sporcukurova.com'un haberinde "Kahriman affedildi" diyor.

Ben şahsen, Abdülkerim Durmaz'ı affetmediğim gibi Kahriman'ı da affetmiyorum. Demirspor'a saygısızlık yapmış kişileri, atılacak bir iki golle affetmemiz/forma öpmeyle, atkı takmayla affedersek Alanya'da daha çok maça gideriz.

Yorumlar

Onur BİÇER dedi ki…
Ben Kahriman'ı affetmiyorum. Neden affedeyim ki. Bu hafta attığı gol ile bize bir kez daha hakaret etme hakkını elde etmiş oldu. Haftaya takımı ateşlesin bize hareket çeksin. Futbolcuyu affetmem için önce efendi olması lazım. O da bir maçta anlaşılmaz. Sonra hatasını sahada affettirme gayreti içinde olmalı. O da bir maçta olmaz. Ayrıca yeniden kötü dönem yaşayacağımız muhakkak. Çünkü inişli çıkışlı bir takımız. İstikrar yoksunuyuz. O kötü günlerde hal ve hareketlerini gözlemlemek gerekir. Bakalım ders almış mı? Mevcut koşullar benim affetmemi gerektirmiyor. Onu affeden zihniyet bence affetmek için bahane arayan zihniyettir.
tyfn dedi ki…
Ortada Affedilecek bir adam göremiyorum.Taraftara haddini bildirmek ona mı düştü..
Ayrıca içerdeki ilk maçta gruptan sert bir tepki bekliyorum Kahriman'a karşı inşallah bu dileğim olur.. Artık taraftar olarak böyle kişiliklere aldanmamamız gerekiyor.. !
Onur BİÇER dedi ki…
Bence taraftar Kahriman'a yeterince tepki koydu. Artık tepkiyi devam ettirmek yerine tepkisiz kalmayı seçmeli. Affetmemeli. Formasını vermiş ya, almamalı. Tribüne koşacak ya, kabul etmemeli. Ama hareketsiz protesto dışında da bir şey yapmamalı. Klişe olacak belki ama takımın rayına oturma olasılığını engellememeli. Daha doğru bir deyimle bunun bahanesi taraftara yüklenmemeli.
kebabman dedi ki…
Tepkiler aninda verilmelidir diye savunanlardanim.Takim kasitli futbol oynamamissa ,belki gelecek macta oynarlar diyerek sineye cekmek daha tehlikelidir.Futbolcular icinde, Icindeki duyguyu aninda disariya vuranlar ,iclerine atabilip zaman kollayanlardan daha zararsizdir diye dusunenlerdenim.Kalecimiz Metin cok pofpoflaniyor aman dikkat diyorum.En buyuk darbeleri pofpofladiklarimizdan yedigimiz gunler cok olmustur.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend