3 Ekim 2011

Formanın Ağırlığı

Durmuş hoca maç sonu açıklamalarında formanın ağırlığından ve bazı oyuncuların bunun farkında olmadığından söz etmiş. Hoca böyle bir gözlemde bulunuyorsa taraftar olarak Ünye maçında çıkacak takımı merak ediyorum.Eğer hoca bu tespite rağmen aynı kadro ile sahaya çıkarsa yada bizim izlerken gözlemlediğimiz formanın hakkını vermeyen adamları tekrar sahaya sürerse forma kadar kulübeninde ağırlığı belli olmuş olacak.

Durmuş hocanın ciddiyeti disiplini özellikle ikinci görev zamanında belirgin olarak ortaya çıkmıştı. O dönemde bazı uygulamaları ile takıma ciddiyet kazandırmıştı. Hocadan kendi adıma isteğim öncelikle disiplini tekrardan sağlaması. Eğer söz konusu formanın ağırlığı ise ciddiyetsiz davranan kim olursa olsun gerekirse yedeği olmasın gerekirse yerine oynayacak olan kişi ondan kötü olsun ama ne olursa olsun gözünün yaşına bakmasın. Belki mağlubiyetler taraftarı üzüyor ama böyle ciddiyetsiz formanın garanti olduğunu hissettiren futbolcu tavırları daha da üzücü oluyor.

Yıllardır herkesin dilinde olan bu sözün artık gerçeklik kazanması için hocaya büyük görev düşüyor. Bu gelen arkadaşların hepsinin ilk sözleri formanın büyüklüğüydü ama oynanan oyun mücadele bunun bazıları için böyle olmadığını bizlere gösterdi. Eğer bir şeyler değişecekse artıları eksileri illa olacaktır. Mühim olan sonuç alabilmektir. Hoca sözlerinin arkasında son gücüne kadar dursun gereğini yerine getirsin.

5 yorum:

Yergökmavi dedi ki...

Ahmet Gökçek hafta sonu oynadığımız maçta protokolde maçımızı izlemiş.Hani diyecemki Kızılcahamam'ı izlemeye geldi,çocukları Demirspor forması giymiş.
Bu öylesine bir tesadüfmü?Yoksa......

Alpaslan KUŞVURAN dedi ki...

Çok başlılığın olduğu yerde Durmuş Ali ÇOLAK'ın etkisi düşük düzeyde kalacaktır. Takıma müdahale eden çok kişi var. Bu durumda hoca enerjisinin büyük bir kısmını dengeleri korumak adına yapacaktır. Bana göre bu durum yıllardır Demirsporun en büyük sorunlarından birisidir. Yıllardır Belediye tarafından desteklenip başarısız olmamızın nedeni de burada yatıyor. Oyuncuların adamları olduğu için onlara oynayacağı yönde güvenceler veriliyor olmalı ki bazıları yeterince formanın hakkını vermiyor. Neticede ya adam gibi birisi olacak ve kimseyi işine karıştırmayacak (böyle teknik adamlar uzun soluklu olmuyor bizde) ya da dengleri ve kendi koltuğunu bir anlamda alacağı parayı korumak adına işler yapan birisi olacak. Sanırım ne tür bir teknik heyetimiz olduğunu anlamak çok güç olmasa gerek...

göktuğ dedi ki...

Düzene karşı gelenlerin Demirspor hayatları fazla uzun sürmedi. Sadi Hoca bunun örneğidir. Seneye devam ederse 8-9 oyuncuyla devam edeceğini Erhan Namlı'nın abi dediği kişilerin olduğu bir takımın başarılı olamayacağını söyledi ve gönderildi.

disconnectus erectus dedi ki...

Yıllardır ne hocalarımıza ne futbolcularımıza güvenebildik. Onlar kendi aralarında birbirlerine güveniyor mu, bilemiyorum. Yaşadıklarımız ve sürekli başarısızlık, böyle bir güvenin olmadığını gösteriyor. Önce onlar kendi arlarında bir bir bütünüz, disiplinli bir takımız imajını vermeleliler. Ardından tribünün onlara güveni gelir...

Onur BİÇER dedi ki...

Yönetimin, "Aile bütünlüğümüzü bozdurmayacağız." şeklindeki açıklamasından sonra hem de o açıklama esnasında sayın başkanın mimiklerinden ne kadar kararlı ve kendinden emin olduğu hissedilirken, hemen akabinde Ali Güneş'in gönderilmesi aile bütünlüğü içinde güvenin tesis edilmesinde sıkıntı yaşanabileceğine işaret ediyor sanki. Umarım bütünlükteki bozulma geçicidir de bütün olduklarını tez zamanda hissederiz.