Ana içeriğe atla

U18: Ankaraspor:2 - Adana Demirspor:2



U18'leri Ankara deplasmanında yalnız bırakmadık. Baştan sonra üstün oynasak da golleri ancak rakip 10 kişi bulunca atabildik. İlk yarı net pozisyonları değerlendiremedik ama rakip iki kornerden iki gol buldu. İkinci yarı rakip 10 kişi kalınca 2-2'ye getirdik ama yine net pozisyonlar kaçtı.





Maça; Emre Selen, Mertkan Köziğ, Cenk Şeker, Mehmet Gayır, Hüseyin Arslanoğlu, Ali Osman Antepli, Yasin Aytan, Burak Bulan, Kemal Atalay, Yunus Ünsal, Ahmet Bener 11 ile çıktık.

Maçtan sonra futbolcular üzgündü, rahat kazanacakları bir maçta iki puan kaybettikleri için. İbrahim Hoca, takımına güvendiğini söyledi.


Yorumlar

Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Pırıl pırıl Adana delikanlıları.Yıllarca çok gidip geldik Adana'da altyapıya.Ve çok maçlarını izledik Kaynak Kardeşler stadında. Başlarında tertemiz bir insan olan Rasin GÜRCAN var. Ne yetenekli çocuklar kayıp gitti ilgisizlikten. Ciğeri beş para etmeyen,değil Demirspor formasını üzerinde armamız olan herhangi bir formayı günlük hayatında bile giyemeyecek kadar kalitesiz ve çapsız nice insanlar profesyonel yapıldı bu kulüpte. Her yıl sezon öncesinde bizler gibi altyapıya önem veren insanların baskısı ile ilk kampa götürülen alt yapı gençleri türlü ayak oyunları ile yetersiz bulunup ilk fırsatta Adana'ya gönderildiler. Hem de içimizden birileri dediğimiz hocaları tarafından! Gerçekten bu çocuklar yetersizse her yıl başarı neden geliyor ULAN! Şu çocuklara bakınca üzülüyorum,içim acıyor. Yine çok yetenekli çocuklarımız,umutlarıyla birlikte kaybolup gidecekler.
yavuzy dedi ki…
Altyapımızla bile kavgalı bir kulübüz. Her yıl Türkiye finallerine giden, dereceye giren çocuklardan neden-nasıl bir kişi bile kadroya giremez? Bunun bir açıklaması olması lazım. Tabii her sezon 30 transfer yaparsak sıra bu oyunculara gelmez. Altyapıya karşı güvensizlik ya da mesafe geliştirenlerin bunu neden yaptıklarına dair tek kelime etmemeleri de manidar...
kebabman dedi ki…
Yönetim olarak yapılan yanlışlardan biri de yüksek ücretlerde transfer yapılmasıdır. Bunun için tarama ekibinde görev almak istedim. 2,5 aylık süreçte 3. Lig’e yükselme maçlarında 32, profesyonel lig maçlarında ise 15 16-20 yaş arası futbolcu tespit edildi. Artık gençlere yönelmenin ve yanlış transfer politikasından vazgeçmenin vakti geldi” diyerek istifa eden yonetici ,baskan oldugunda kimleri transfer etmistir,tespit ettigi 47 gencten kac genci takima kazandirmistir diye konuya giriyorum ve cikiyorum.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ