Ana içeriğe atla

Adana Demirspor:1 - 1461Trabzon:0

Cumartesi mesaisini, Erçağ'ın golüyle kayıpsız atlattık. Üst üste iki galibiyet, iyi geldi. Yine de iç saha maçlarında rahat kazanamadığımız ortada... Halbuki en büyük kozumuz bu gibi görünüyordu; taraftarımızla birlikte... Geçen yıl içsaha galibiyetleriyle ayakta kalmıştık.

Kaybettiğimiz puanların telafisiiçin bu galibiyetlere devam etmemiz gerekli. Haftaya rakip, Fethiye.

Kadrolar şöyleydi:

Yorumlar

emrahche dedi ki…
sezon başındaki seyirciye ulaşılması için puan farkının kapanması lazım gibi...takım iyi oynamadı. eksikler mi acaba eksiklik yaratıyor tayfunlu burhanlı sametli süleymanlı kadirli ve oynamamış diğer oyuncularla daha farklı olur mu acaba ?
hem deprem acısı hem şehit acısı paylaşıldı hem cumhuriyet kutlandı üstüne galibiyet iyi geldi maça gelenlere...
ama bugünkü sahadaki demirspor hiç birşey yapamaz...bayağı çalışması gerekiyor
coulibaly dedi ki…
Bu sene ilk defa izleyebildim takımı. Bİr an önce cezalı ve sakat futbolcuların takıma dönmesini umut edelim. Yani öyle oyuncular vardı ki dün sahada Demirspor'un nasıl yönetildiğinin sahaya yansımasıydı. Dün oynadığımız oyun, küme düşmeme mücadelesi veren çok kısıtlı bir bütçeyle mücadele eden bir takımın oyunuydu. Şanslı günümüzdeydik tek atağımızda golü bulup galip geldik.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!