Ana içeriğe atla

"Demirspor'u İstiyorum II"

Taraftar Nadir "zifiri" Avşaroğlu'nun yazısının ikinci bölümü:

"DEMİRSPOR’U İSTİYORUM II

Senelerdir ruhsuz, heyecansız, takımı ve taraftarı için oynamayan oyunculardan dert yandık. Hala Demirspor süper ligde oynarken var olan futbolcularımızla övünüyor, onları idol olarak kabul ediyoruz. Son idolümüz Tekin İncebaldır nerede ise 50 yaşına geldi futbolu bırakalı 15 yıldan fazla geçmiş. Hala forma sattıran, ismini tribünlerde andığımız, bizde derin izler bırakan bir futbolcumuz olmadı. Teknik yetersizliğine rağmen çok koşan, çok uğraşan, takımı için oynadığını kabul ettiğimiz(!) İlhan’a bile katlanabiliyor, her yıl takım komple değişse bile onu gönderemiyoruz.

Oysa bizim övündüğümüz, gurur kaynağımız bir altyapımız var. Her yıl, her yaş kategorisinde çok önemli başarılar elde ediyorlar. Geçen yıl yanılmıyorsam 16 yaş kategorisinde Türkiye’nin her yerinden yetenekli gençleri toplayan Galatasaray’a, sadece Adana’lı gençlerle yenilerek Türkiye ikincisi olduk. Ve senelerdir Demirspor’un büyük(!) hocaları bu altyapıyı göz ardı ettiler.

Bu yıl altyapımızdan A takıma çıkan ve en önemli eksiğimiz olan forvet hattında oynayan en önemli futbolcumuz Yaşar oldu. Adanalı ve Demirsporlu. Sezon başında birçok oyuncu yokken kampa katıldı. Birçok hazırlık maçında oynadı. Transferin son günlerinde 10 küsür oyuncu alınınca yüzüne bakmaz olundu.

Demirspor son 5 haftada akıllara ziyan bir sonuç ve başarı(!) elde edince bu hafta Demirspor’un büyük(!) hocası altyapıdan yetişen Yaşar’ı ilk 11’e aldı. Lig başladığından beri 1 dakika dahi oyuna girmeyen, bırakın oyunu, kadroya bile alınmayan Yaşar bu hafta ilk 11’de oynadı.
Seyirci kızgın. Seyirci öfkeli, Her şey kötü gidiyor. Maçın başından başlayarak seyircinin suskun protestosu var, gencecik bir çocuk ilk 11’de. 5 Ocak stadında aslanlarla dolu bir kafese bir kuzu koymuşsun gibi. İlk yarının son dakikalarında rakip takım 10 kişi ile bir gol atmış, taraftarın protestosu had safhada, takım bir şey oynamıyor. Sanki bunların bütün müsebbibi Yaşar’mış gibi ikinci yarıda kadroda yok.

Durmuş Ali Efendi; bir genç oyuncu kazanılmaya çalışıldığında, maçı 2-3 farkla önde götürdüğünüz bir maçın son 10 dakikasında oyuna sokulur. Genç bir oyuncu takıma yavaş yavaş kazandırılır. En kritik maçın ilk 11’inde değil. Siz bu takımı bitirdiğiniz gibi bu hareketinizle bu takımın geleceğini de bitirdiniz. Bana bir tek genç oyuncu gösterin ki, ilk maçını takımının en önemli 90 dakikasında ilk 11’de başlasın. İşte sizin gibiler yüzünüzden biz bu takımın başında kariyerli, önemli isimler olsun istiyoruz.

Gökoğlu gibi idarecimiz
Mehmet Kahriman gibi oyuncumuz
Sizin gibi teknik adamımızla
Bank Asya’ya çıkacaksak

Demirspor’u bırakın
Yaşar ile bir alt ligde onurumuzla mücadele edelim."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Yeni Sezon Başlıyor

2020-2021 sezonu bizim için bugün başlıyor. Geçen sezon hem alışık olduğumuz hem alışmaktan bıktığımız duyguları yaşadık. Son haftalarda yükselen ivmeyle ilk ikiye girip, beklenmedik bir beraberlikle play-offa kalmamız, sonra finale çıkıp yine son anda hayalkırıklığına düştüğümüz, umutlanıp kahrolduğumuz günler... 2008'ten beri yazdığımız bu blogta, başarıdan ziyade hep üzüntülerden bahsettik. Başarıya gidecek yolun kendimizce güzergahını anlatmaya çalışarak... Yıllar önce çok az kişinin dillendirdiği o noktalar, neredeyse şimdi herkesin fikir birliği ettiği konular oldu. Ama buna rağmen başarı gelmeyince de artık sinirler iyice geriliyor.  Sezon sonunda TFF'nin garabet kararları ile yine tartışmalı günler geçirdik. Düşmenin kaldırılması saçmalığıyla 21 takımlı hale gelen Süper Lig'e play-off finalisti Demirspor alınmalı mıydı? 3. tamamladığımız lig performansı, ligin en çok gol atan takımı olmak, penaltılarla kaybettiğimiz play-off finali gibi  pek çok nesnel gösterge, ill