Ana içeriğe atla

Konuk Yazar: "DEMİRSPOR’U İSTİYORUM"

"Demirspor taraftarının ve tribün kültürünün; seyircisi olan ve takımına her zaman ve her koşulda sahip çıkan taraftarlara karşı bir sempatisi vardır. Belki yanılıyorum, bilmiyorum. Ancak son yıllarda Demirspor seyircisinin bazı taraftar gruplarıyla bir yakınlaşması var. En azından benim böyle bir gözlemim var. Özellikle Göztepe ve Kocaelispor taraftarlarıyla.

Göztepe; yıllarca süper lig görmedi, amatör kümeye düştü, kayyuma devredildi, paf takımı ile maçlara çıktı, ezeli rakiplerine hep mağlup oldu ama sevdası ve taraftarı terk etmedi. Kocaeli; Türkiye’ye bakan Kocaeli ili bir takımına sahip çıkamadı, senelerdir alt liglerde mücadele ettiler, gelinen noktada kendi evlerinde Ali Güneş’in takımından 9 gol yediler. Ama taraftarı hala tribünde.

Şimdi ben bu takımlarla Demirspor’umu kıyaslıyorum. Göztepe, amatör ligden, kayyumdan sonra Bank Asya’da mücadele ediyor. Kocaeli 1994 doğumlu kadrosu ile büyük olasılıkla bir alt lige gidiyor. Demirspor; milyonlar harcayıp, taraftarı ile kavga ediyor.

İnanın bana Kocaelispor’un verdiği onur mücadelesine herkes saygı duyuyor. Yaş ortalaması 18 olan liseli gençlerle, çok zor bir grupta, 5 maçta 28 gol yiyerek mücadele ediyorlar. Bu mücadeleye ve dik duruşa başta rakipleri olmak üzere herkes saygı duyuyor. Benim için o ligin dibindeki Kocaelispor, mücadele ettiği birçok takımdan daha büyük.

Bir de Demirspor var. Mehmet Gökoğlu, bizi daha kötü noktalara gelmekle, küme düşmekle, yönetim giderse borç batağında kayyuma devredilmekle tehdit ediyor. Belediye ve biz olmazsak Demirspor beter olur diyor. Adaşı Kahriman sanki müsebbibi bizmişiz gibi kızgın tribünleri tahrik ediyor, sonra da aptal yerine koyar gibi forma öpüp özür diliyor. Bir yönetici ve bir futbolcu.

Ne olur yalvarıyorum. Bırakın gidin. Ne olur hepiniz gidin. Kayyuma devredilelim, 1994 doğumlu liseli futbolcuklarla maça çıkalım. Bir alt lige düşelim. Durumumuz Kocaeli’den beter mi olur. Tüm bunlar kendimize ve takımımıza olan saygımızı kaybetmekten daha beter değil ki. Bu taraftar takımını ve onur mücadelesi veren oyuncularını terk eder mi? Bizim armaya olan sevdamız biter mi? Bundan daha beter olabilir miyiz? Ne olur, ne olur gidin. İnanın size ihtiyacımız yok. Bu taraftar hala tribünlerde 16 yıldır onur mücadelesi veriyor. Daha da bekleriz. Samimi olarak söylüyorum; sizin gibi yönetici ve oynadığı takımın büyüklüğünü algılayamayan futbolcularla Bank Asya’ya çıkmak istemiyorum.

Ben bu takımı şahsiyeti, kültürü, birikimi olduğu için, Halkın Takımı olduğu için seviyorum. Bir ruh, bir heyecan olmayan, takımı için oynamayan futbolcularla dolu, kendi kariyeri ve belki de cepleri için uğraşıyormuş gibi gözüken yöneticilerin olduğu bir kadro ile bir üst ligi istemiyorum.

Ben Demirspor’umu geri istiyorum. İster bu ligde, gerekirse bir alt ligde
Onurlu, gururlu ve başı dik bir mücadele istiyorum.
Demirspor taraftarının saygı duyduğu diğer takımlar gibi.
Başın öne eğilmesin Kocaeli..."

Nadir Avşaroğlu

Yorumlar

Fırat Ateş dedi ki…
Bizler için, içinden geçtiğimiz sürecin özeti budur. Eline sağlık Nadir Ağabey. Her harfine, her kelimesine katılıyorum...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!