Ana içeriğe atla

Bir Tayfun Özkan Vardı, Ne Oldu Ona?


Soru yukarıda... Transferde en çok parayı ödediğimiz futbolcumuz, sezon başında sakatlanmıştı. "Sakat gelmedim, burada sakatlandım; Kırklareli maçında sahadayım" açıklamasını okumuştuk en son.

İki haftadır ses seda yok. Bu hafta yine kadroda değildi. Forvet hattımız sıkıntılı. Takım zar zor gol atıyor.

Tayfun Özkan ne zaman düzelecek, ne zaman oynayacak?

Yorumlar

Onur BİÇER dedi ki…
Soruyu şöyle de sorabiliriz. Takımda en fazla peşinatı alan oyuncu olarak ilk 8 haftada forma giyemeyeceğini bilseydik dahi 50.000 TL peşinat öder miydik?

Umarım bir an önce döner sahalara, umarım kendisinden bekleneni verir. Umarım gol sorununu çözer ve umarım takımın iki maçlık galibiyet serisinin devamına katkı koyar.
Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Demirsporda bugüne kadar gelen hiçbir oyuncuya karşı ön yargılı olmadım. Bu durum Tayfun için de geçerli. Geçen yıl Göztepe'de koskoca bir yılı sakat geçirdi. Sezonun ikinci yarısına yetişti. Oynadığı kritik maçlarda Göztepeye puan veya puanlar kazandırarak biz nebze de olsa görevini yerine getirdi.Müzmin bir sakat oluşu,bizde oynadığı sezon Demirspora olan katkısı!(iki diski maçında attığı goller sezon boyunca attığı gollerin yarısını oluşturuyordu!),sezon ortasında alacağım diye tutturarak huzuru kaçırması,Antalya öncesi paralarımızı almazsak gitmeyiz diyen ekibin önde gelenlerinden oluşu,Tavşanlı maçı sonrası Federasyona başvurması gibi nedenlerden dolayı sicilinin bozuk olduğunu düşündüğüm için Tayfun ÖZKAN'ın gelmesini hiç istemedim!Bize hiçbir katkısı olmayacağına da inanıyorum.Yine bu forumda başlıklardan birisinin altında haftalar önce yazmıştım.Sezon ortasına kadar hiçbir şey beklenmesi.Sezon ortasında da çeker gider.Olan yine Demirsporun yani bizlerin parasına olur.Yanılmayı çok isterim ve umarım mahçup olurum.Çok şey beklemiyorum ben kendisinden,geçen sene Göztepede yaptığı gibi kritik 5-6 maçımızda puan aldırsın yeter.Hazır bu yıl grupta Tarsus'ta yokken neden olmasın!
Mert Yusuf dedi ki…
Yorumlarınızı bu konuda çok anlamsız buluyorum.Çoğu yandaş haber sitelerine sitem ederken doğru düzgün bi çizginiz varken neden bu TAYFUN ÖZKAN düşmanlığı anlamış değilim.Sevgili Onur Biçer geçen sezon Tayfun iyi giderken yaptığı hakaretlerle en başta kendisi yıprattı futbolcumuzu.Ardından laf polemiğine girdiler ve hiç olmaması gereken bişeydi sanal ortamda futbolcu ve taraftarın polemiğe girmemesi lazım.Şimdi de sizi taktirle takip ederken bu haberi yapıyosunuz anlamak mümkün değil.Tayfun'un bunda ne kabahati vardır niye sizde yandaş medya gibi kendi çıkarlarınız uğruna(onur biçer'in yaşadığı tatsızlık)Tayfun'u daha sezon başlamadan baskı altına almaya çalışıyosunuz.Tek sorunum bununla ilgilidir yoksa blog'unuzu severek takip edenlerden ankara'da üniversitemi bitirmiş bir kardeşinizim.
taner1972 dedi ki…
alpaslan kusvuran tayfuna karsı bi önyargın oldugu kesin cunku ne zaman bi tayfun haberi olsa sen ordasın.hatta art niyet gibi gözüküyor neden mi dediklerini cavaplayım anlarsın:1göztepede 27 mac oynamıs 18 gol atmıs takımı sampıyon yapmıs cunku takıp edıyorsan göztepeliler tayfunun ayrılısını hala hazmedemediler.ayrıca izmirde yılın futbolcusu ödülünü aldı okuyorsan eger?2müzmin sakat deıgın adamın son 7-8 yıldakı mac ortalamsı 30 macın ustu nasıl müzmin sakatmıs anlamadık?3demirsporda 23 gol atmıs herkesın begenısını kazanmıs sen ve ufak bi kesim haric.neden diskiye 6 gol atmıs23:2=6 gollerın yarısı edıyo dogruya??ilginc degil mi.4 osene devre arası tayfuna cok ıyı teklıfler gelmesıne ragmen o ads de kalmayı tercih etmiştir.5 senın o antalyay gıtmemekte bası ceken adam dedıgın tayfun ve osman sayesınde o takım antalyaya gıtme kararı almıstır.takım kaptanlarıydı o donem ıkısıde.7 rahmetlı baskanın bekır cınarın kaptanlara benım akıbetım bellı degıl alacaklarınızı odeyemeyecegım federasyon hakkınızı kullanın dedıgını bılıyormusunuz gerekırse takımı goturmem dedıgını?8 takım antlyaya gıtmeden bazı futbolcuların federasyon hakkını kullandıgını ama tayfunun hersey bıttıkten sonra kullandıgını ve bunun ıcın nedenlerı oldugunu ıstersen bı ara dertlesır onuda anlatırız..v.s.bunları nerden bılıyorsun dersenız kuluptekı kubilay hoca ,eren hoca.masör apo,ercan a.keser,o donemın hocaları durmus ve huseyın hoca ve basta kaptanlardan osman o donemın futbolcuları hepsı bılıyorlar ve soyledıler gardaş.bunları ogrenmek zor degıl ınsanları karalamakta bu kadar kolay olmamalı.gıt arastır bakalım ne dogru ne yanlıs.yıllardır demirspor maclarına giderım ama artık bu insanlar hakkında önyargıları art niyetli yaklasımlar sergilemeyi bırakalım.herkesi kötü biliyoruz kötü yapıyoruz böyle olmamalı.ayrıca her futbolcu sakatlanabilir gardaş bu allahtan dır.selamlar sunarım.
yavuzy dedi ki…
Mert Bey; Tayfun'a karşı bir düşmanlığımız ya da artniyetimiz yok. Sadece en çok para verdiğimiz oyuncunun çıkıp oynamasını ve gol atmasını istiyoruz. 7 haftadır oynamayan, forma giymeyen oyuncuya karşı şüphelerimizin olması normal değil mi?
Mert Yusuf dedi ki…
O yönetici hatasıdır disconnectus(isminizi söylerseniz isminizle hitap ederim).Bu tarz şeyleri futbolcuya değil de yöneticiye baskı kurmanız gerekiyor.Tayfun silah dayayıpta beni alacaksınız oynayacam demediki.Benim son yıllarda Taner'den sonra gördüğüm en iyi forvet ve karakterini de tanımamama rağmen beğendiğim bi futbolcu.Ama oynamamasını üzerinde baskı kurarak halledeceğimiz bi sorun değil.Yönetime sorulması gereken bi sorudur."Göztepe'ye sağlam olarak verdiğimiz bi topçuyu madem alacaktık ne diye verdik hadi aldık diyelim ne diye sakat sakat aldık?"olmalıdır diye düşünüyorum.
yavuzy dedi ki…
Adım, Yavuz Yıldırım. Genel sorunumuz, yönetimin futbolcuları oynatamaması zaten. Disiplinli, işi bilen yönetimlerimiz olmadı; bu konuda hemfikiriz zaten. 7 haftadır oynamayan, en değerli oyuncumuza, nerdesin-nedir durumun demek baskı kurmak değildir. Bunun yönetici sormuyorsa, taraftar sorar.
Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Tayfuna karşı hiçbir önyargım ve art niyetim yok.Çünkü bunun için bir neden yok.Burada hemen her başlıkta yorumum var,sadece Tayfunda değil.Bizde oynadığı sezon kritik maçlarda gol atarak puan veya puanlar kazandırdığını hatırlamıyorum. Sadece 1-0'lık Mardin maçında attığı kafa gölü var aklımda kalan.Bir Demirspor taraftarı olarak Tayfun'dan beklentilerim var ama beklentilerimize yanıt vereceğini düşünmüyorum.Geçirdiği sakatlık gerçekten ağır.Ne zaman iyileşecek, ne zaman oynayacak, ne zaman gol atacak.Lider ile aramızda ciddi bir puan farkı var ve görünen o ki çok ciddi bir gol atamama sorunumuz var.Aslında mevzu derin ve uzun.Konu sadece Tayfun konusu da değil.O nedenle fazla uzatıp polemiğe girmek istemiyorum.Bir gerçek var ki o da uzun yıllardır iyi yönetilemediğimiz.Tayfun ile ilgili söyleyeceğim ise, inşallah kendisi en kısa zamanda iyileşir ve daha önce aynı takımda oynadığı Raşit ile iyi bir ikili olur.Bizlerde hep birlikte onun ve diğer oyuncularımızın attığı gollerle seviniriz.Ve yine inşallah bu yıl şampiyon oluruz ve bunda en büyük pay sahiplerinden birisi sevgili Tayfun olur.Ben de önümüzdeki yıl 01 plakalı formamın üstüne Tayfun Özkan yazdırırım.İnanki bunu her Demirsporlu gibi bende yürekten istiyorum.NOT:Bu arada ümit ederim ki kulübümüz yöneticileri ve teknik heyeti bu tür baskılardan dolayı Tayfun'u tam olarak iyileşmeden kadroya almazlar.Yeniden sakatlanırsa çok daha uzun süre sıkıntı yaşarız.Bekledik beklemeye biraz daha bekleyebiliriz.Saygılarımla.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ