Ana içeriğe atla

Sayın Gökoğlu, İstifa Ediniz!



Sayın Gökoğlu, bu takımın futbol işlerinden sorumlu kişi olarak, yaşadığımız sürecin sonunda istifa etmenizi bekliyoruz.

Şampiyonluk hedefiyle yola çıkıp, 6 hafta içinde "şampiyonluktan bahsetmiyoruz" noktasına getirdiniz bizleri.

Başkanlık döneminizdeki borçlarla, ardından Bekir Bey'in başkanlığındaki projelere yaptığınız müdahalelerle Adana Demirspor tarihinde bir yer edindiniz. Yaptıklarınız, yapacaklarınızın teminatıydı. Şimdi o günleri yaşıyoruz.

Ligler Mayıs ayında bitiyor. Önümüzde daha 6 ay var. Bu 6 ayda çok şey değişebilir.

Değişimi siz başlatın. İstifa edin!

Yorumlar

geyik1940 dedi ki…
Gökoğlu denildiğinde tüylerim diken diken oluyor. Gökoğlu'nun değil yönetime girmek, herhangi biri olarak kulüp binasının önünden geçmesini bile onaylamıyorum.

Evet Sayın Gökoğlu! Gölge etmeyin, başka ihsan istemiyoruz!
göktuğ dedi ki…
Olmuyora zorlamaya gerek yok. Son 6 sezonda ekstra play off a kalamadığımız tek sezonun mimarı Gökoğlu'dur. Sadece hocaya kaptırılan para ile bütçe yapan takımlar var bu ligde. Bu sezonda görüntü ortada kim gelecek demeyin dedikçe aynı isimler geliyor bırakalım kimse gelmesin hiç değilse kimse yok deriz.
Yergökmavi dedi ki…
Saçmalamayın arkadaşlar Gökoğlu istifa edermi?
Kendi egolarını nasıl tatmin edecek?
Bizde hiçbir yönetici ki, bu toplumsal bir egodur bırakmaz,bırakamaz.Kendi dünyalarında onlar olmazsa herşey arapsaçı gibi olur.Onlar olmazsa bu takım küme düşer,Onlar olmazsa kayyuma kalırız.
Be ardamarı çatlamışlar,Hiç düşündünüzmü? Belki sizler olmazsanız bu takımın yaşayacağı,bu taraftarın yaşayacakları bundan daha kötü olmayacaktı.

Şampiyonluk yürüyüşünü 6 haftada sonlandıran bir düşünce yapısı hala problemin kaynağını bulamamış demektir.Bulamazda.Çünkü bunun için insandan,futboldan,futbolcudan anlamak gerekir.
Futbolcularla görüştüler,ceza verdiler, dedik ki biraz kıpırdanırlar yok olmadı eski tas eski hamam.Ya topçulara söz geçiremiyorlar,ya topçuların kapasitesi bu yada topçular bunlara karşı çok iyi organize oldular..
Bu kadar erken pes etmekle kime hizmet etmiş oluyorlar...
Fırat Ateş dedi ki…
Artık sözün bittiği yerdeyiz.

Gökoğlu ile birlikte yönetimin de istifa etmesi ve belki de kulübün kayyum'a kalması şu an için en iyi çözüm gibi görünüyor.

Senelerdir "-biz olmazak Demirspor kapanır" tehditleriyle kulübü getirdikleri nokta bu işte. Mevcut yönetimle ve onun göreve getirdikleriyle rezil olmaktansa kulübün kapanması daha iyidir.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık. 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ