Ana içeriğe atla

Sislerin Ardından...

Birşeyler başladı ve birşeyler bitti. "Burası bittiği yer mi, başladığı yer mi?"

Sisleri yara yara gittik, kazandık, geldik. Güzel Marmara!



Grup liderini, deplasmanda 10 kişiyle yenmek! Bu müthiş birşey... Kendi sahasında yenilmemekle övünen bir takımı yendik. Şampiyonluk havasına girdik...

Tam bir deplasman takımı görünümündeydik. Rakibi oynatmamak ilk hedefti. Golü bulduktan sonra net pozisyonları kaçırdık. İkinci yarıda da kontraataklarda çok net pozisyonlar kaçtı.

Raşit Sevindir: Bu maçın kahramanı! Golü attıktan sonra yaklaşık 100 mt koşup bizim tribüne kadar gelerek övgüyü hak etti. Ama ya o ikinci yarıda kaçırdıkları.

Rakibin son dakikada serbest vuruşu direğe çarpıp auta giderken biz de birşeylerin değiştini hissediyorduk.

Maçın hakemi, Fethi Serkan Koçak... Bu maça güdülenip gelmiş. Komik faul kararları, sürekli duran oyun. gereksiz kartlarla bizi 10 kişi bırakıp, ceza sahamız dışında sürekli rakibe avantaj sağlamaya çalışan, güdülenmiş bir isim. Seni de yendik.

Bandırmaspor taraftarı, bize hiç bulaşmadan temiz bir maç çıkardı. Onlara da teşekkürler...


Gol sevinci.

Maç sonu sevinci muhteşemdi!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!