Ana içeriğe atla

Altay - Gerçek Adana Demirspor

Bugün gerçekten Demirsporlu olan, gerçekten temiz olan, gerçekten başarılı olan, gerçekten yürekten oynayan kardeşlerimiz Altay deplasmanındalar. Sonuç önemli değil.

Soruyorum hepinize, yakın zamanda A takımın hangi maçını izlerken, "Yenilsek de mühim değil, futbolcular en ufak bir art niyet olmaksızın savaşacaklardır." diyebildiniz kendinize?

Yakın zamanda hangimiz "Acaba bu kez kime sinyal gönderiliyor, kim neyi planlıyor?" diye düşünmedi A takım hakkında?

Yakın zamanda genç kardeşlerimiz bizi hiç rezil rüsva ettiler mi?

Kıytırık üçüncü ligde oynayan takıma destek verip, tiyatro ve rezalet izlemektense gerçekten Demirsporlu olan kardeşlerimizi izlemeyi isterim.

Üstelik A takımın oyuncuları ayrı havadalar. İki tane galibiyet alınca sırtları kalkıyor, "Biz şöyle takımız, böyle karakterliyiz, böyle dürüstüz." diye ahkam kesiyorlar. Siz o gençlerin tırnağı olamazsınız. Siz bu taraftarın tırnağı olamazsınız. Size, sizin tiynetinizdeki Gökoğlu yönetimi güvensin. Ben size de sizden gelecek şampiyonluğa da size güvenen yönetime de güvenmiyorum.

Benim gençlerim var arkadaş. Demirspor'un makus talihi içinde sürekli arka planda tutulan, görmezden gelinen ama her sene Türkiye şampiyonluğuna oynayan gençlerim var.

Ya içindesindir bu para çarkının, ya da dışında yer alacaksın...

Yenin kardeşlerim Altay'ı. İnadına yenin. Ölümüne oynayın. Sisteme direnin. Beyinlerine kazıya kazıya açacağız size A takımın yolunu. Sizlerle yüceleceğiz. Size inanıyoruz. Gerçek Demirspor sizlerin oynadığı takımdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

İlk taşı günahsız olanınız atsın

 Bugüne kadar ülkede temiz kalan nadir bir şeyler varsa o da Demirspor'un yıllardır verdiği azimli mücadelesidir. Mayıs ayında hatırladığınız Demirspor, bugün de 3-0 kazanarak yola devam etti. Geçen yıl 70 gol barajını geçen takım bu yıl da 60'ı devirdi bir maç kala. Gidin İstanbul takımlarınızın derdine düşün! Ligin sonunda kendi takımlarınız iddiasını kaybedince Demirspor'u hatırlıyorsunuz. Defolun gidin buradan... Bugüne kadar Demirspor başkanları hiçbir zaman solcu olmadı. Ama hiçbir başkan Demirspor tribünün onayını almadan hareket edemedi, tribünün onayını almadan başkan olamadı. Olunca da kısa sürede istifa etti.  Demirspor tribünleri de biz solcuyuz demedi ama halkın, emeğin, ezilmişin yanında yer aldı. Emek verdi pankart yaptı, deplasmana koşturdu, takımını başarı için desteklemedi. Kendisine destek verene sahip çıktı.  Demirspor Süper Lig yolunda bir maç kala lider ve bunu sadece ama sadece kendi emeğiyle gerçekleştirdi. Şimdi ilk taşı günahsız olanınız atsın!