Ana içeriğe atla

Altyapı'da Sona Doğru...

U18'lere odaklanınca altyapının diğer branşlarını bir süredir buraya taşıyamadık. Bu konuda soylu-kavgam.blogspot.com'un takibi, takdire şayan. Tabii TFF'nin güncelleme sorunu da bizi engelliyor.

Geçtiğimiz hafta U14'ler sezonu sona ermişti ve mini-gençlerimiz grubunu lider bitirmişti. U14'lerde bu sene Türkiye Finalleri yapılmıyor. Takımımız, 18 maçta 54 gol atıp sadece 12 gol yedi. +42 averajla rakiplerine açık fark attılar. 1998'li Demirsporlular bunlar; o küçücük bilekleriyle, kocaman yürekleriyle zirvedeler. Aralarından bir iki tanesinin ismini anmak gerekirse, Nevzat Akdoğan'ın 20, Arda Öztep'in 19 gol attığını söyleyebiliriz. Helal olsun size çocuklar!



U15'lerin de sezonu sona erdi ve gruplarında iki puan farkla ikinci oldular. Bu sene bu iki kategoride Gaziantepspor'la çekiştik. Sondan birhafta önceki maçta G.Antep'e kendi sahamızda yenilince ikincilik kaçınılmaz oldu. Halbuki önceki iki maçı kazanmıştık.

Bu kategoride Türkiye Finalleri yapılacak, ancak katılacak 8 takımı TFF belirliyor. 5grup ve her grupta farklı sayıda takım var. Her grubun ilk ikisi gidemeyebilir. Diğer gruplardaki maçların tamamlanmasının ardından TFF'nin kararını takip edeceğiz. Takımımızda Kaan Duvar 12, Cemal Tavran 11, Oğuzhan Genç 6 golle dikkat çeken isimler. Teşekkürler çocuklar!



U16'larda bu sene zirvenin gerisinde kaldık. Son 4 haftaya girilirken 9 puan farkla 3.yüz. U17'lerde ise, 4 puan farkla ikinciliğimiz sürüyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Adana Demirspor: 3 - Sivasspor: 0

Geçen sezonun tersine bu yıl süper bir başlangıç yaptık; üçer gollü, iki de iki. Geçen sezon Giresun'a karşı deplasmanda, Sivas'a da içeride can sıkıntısı yenilgiler almıştık. Onları da düşününce ayrı bir güzellik oldu... Böylece ilk kez Süper Lig'e iki galibiyetle başlamış olduk. Pazartesi maçlarıyla kesinleşecek olsa da yine ilk kez Süper Lig'te birinci sırayı gördük.  Takım cumartesi akşamı makine gibi çalıştı. Oyunu sürklase etti. Genelde sezon başı klişelerinden olan "henüz takım oturmadı/hazır değiliz" mazereti bu sene bize uğramamış oldu. Aynı teknik adam ve tamamen değişmemiş kadronun bunda payı büyük. Vargas'ın yokluğunda 11'e yerleşen Belhanda şansını iyi kullanıyor. Onyekuru-Akintola ile desteklenmiş hücum hattı iyi işliyor. Genelde maçlarda gol yeriz ama bu kez rakibe kaleyi kapattık, o açıdan da iyi bir performans oldu.  Geçen sezondaki çıtayı yukarı taşımak için mücadeleye devam!

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir