Ana içeriğe atla

Adana Demirspor:4-Denizli Bld.:0

Bu takımın kazanması için, rakibin son 5'te olmaması lazım anlaşılan! Düşme potasında değilse galibiyet şanımız yükseliyor. Ve futbolcular bizimle dalga geçmeye devam ediyor. Mesaj aynı: istediğimiz zaman oynarız, istemediğimiz zaman oynamayız. O yüzden bu galibiyetin devamı gelmedikçe, sevinmek sadece bugünü kurtarır!

İlk kez sahamızda gol yemeden 4 gol attık. Goller, Emre Hasan Balcı, Soner, Raşit ve İlyas'tan...

Geçen hafta sahada yürüyen topçuları böyle coşturan nedir? Acaba Ercan Hoca'nın gözüne girme telaşı mı?

Bu haftanın sevinilecek tek yanı ve Ercan Albay'ın ilk etkisi: 1995'li Tolga, U17 takımımızdan milli takıma seçilip Avrupa Şampiyonası'nda oynamıştı, ikinci yarı sahadaydı. Hocaya teşekkürler, Tolga'ya da helal olsun!

Yorumlar

lepermessiah dedi ki…
Bu yorum yazar tarafından silindi.
yavuzy dedi ki…
Tribün ahalisi başkanlara büyük başkan demeyi sever genelde; bunun tersi çokaz oldu bugüne kadar... Destek olmadan başarı gelmez diye düşünenler çoğunlukta...
aLisqo dedi ki…
Burda böyle şeyler olmazdı. Yayınlanan yorumlara izin verilip sonra da silinmesi düşündürücü..
yavuzy dedi ki…
Hangi yorum silinmiş alisqo? Dikkat edersen yazar tarafından silinmiştir diyor. Yani, yorumun yazarı kendi silmiş. Yorum silmeyiz ama eğer yayınlamazsak nedenini yazarız.
lepermessiah dedi ki…
aLisqo,
Ben kendi yazdığım yorumu kendi isteğimle sildim.
İstiyorsan tekrar yazayım, orada Gökoğlu'na bağırılmış o nasıl olacak abi yazıyordu.
Hatta maçtan bir gün sonra, kapalıdan ve maratondan bağırıldığını duyduğum için öyle bir şey yazmıştım, gerek siteye gerek buraya.
Grubun bağırdığını daha sonradan öğrendiğim ve haksızlık payımın da olduğunu bildiğim için, yazdığım yorumu sildim.
Hala düşündürücü bir şey varsa, rahatlıkla sorabilirsin.
Saygılar.
aLisqo dedi ki…
Küçük bir dikkatsizlikten dolayı yorum silindi olarak algılamışım. Kusura bakmayın. Duyarlı olup açıklama yaptığınız için teşekkür ederim.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Sezon Nasıl Bitecek?

 Sezona puan alarak başlayan gençlerimizin yarattığı umut 3 haftada söndü. Geçen seneki Hatay galibiyeti gibi bir anlık parlama bizi mutlu etmişti ama devamı gelmedi. Gol atamadan, neredeyse pozisyon üretemeden geçen 2 haftadan sonra iç sahada alınan 8-1'lik tarihi mağlubiyet, üstüne 6 puan daha silme cezası ile Milli maç arasına oldukça moralsiz girdik. Küme düşmenin en güçlü adayı olarak başladığımız sezonda ligi tamamlayamama ihtimaline geldik.  Bu tablonun 1 numaralı sorumlusu Murat Sancak ve ekibi, sessiz. Artık eleştirilere, hakaretlere maruz kalmaya alışmışlar gibi, cevap bile vermiyorlar. Göstermelik Başkan istifa ederken, zaten çok daha önce TFF sayfasında Başkan'ın ismi Ali Sancak olarak güncellenmişti. Bu neyin istifası, anlamadık.  Daha Eylül ayındayken, sezon nasıl bitecek, az çok belli oldu durum. Ama kötü bitecek olan, sadece sezon değil anlaşılan...