Ana içeriğe atla

Kongreden İnciler -2

Gökoğlu yönetimine (adaylığına) olan tepkilerimizi daha önce dile getirmiştik. Şimdi kongrede yaptığı konuşma ile yüreklerimizi okşadı. İlkelerin tüzüğe alınması yönünde bir irade beyanına sevindik.

Ben kongrede sarf ettiği bir cümleye istinaden eski düzenin devam etmeyeceği, Gökoğlu yönetiminin değişeceği gibi bir sonuç çıkacak mı onu merak eder oldum. Doğru yaparsa alkışlayacağız. Yanlışlarına karşı kendisine çok tahammülkar davranamayacağım maalesef.

Kurduğu cümle şu: "Mali konuların açıklanmasına ilişkin şeref sözü veriyorum." Konuşma basına yansıyınca cümlenin tam halini de görmüş oluruz.

O halde bazı mali sorular sorayım kendisine:

1- Temlik alacaklarının kendinizde olduğunu beyan ettiniz. Neden iki veya üç aylığına bu temlikleri öteleyip, futbolculara aktarmadınız?

2- Yeni yönetim ile muhtemelen kulübe sıcak para girişi sağlayacaksınız. Madem sıcak para girişi sağlayabilecek gücünüz vardı, neden kritik maçlar öncesinde futbolculara ödeme yapmadınız?

3- Belediyeden para alındığını yalanlamadınız. Belediyeden alınan paraların kimlere, hangi alacaklardan ötürü aktarıldığını açıklayacak mısınız?

4- Belediyeden son alınan (alındığı iddia edilen) parayı nasıl oldu da, diğer uygulamaların aksine futbolculara aktarabildiniz? Diğer uygulamalarda yapılan ödemeler son mu bulmuştu da sıra futbolculara geldi?

Sayın Gökoğlu, etkin olduğunuz bir yönetimin içinden başkanı olduğunuz bir yönetime geçtiniz. Şeref sözleri ettiniz, samimi olduğu izlenimi veren (umarım öyledir) açıklamalar yaptınız. Bu soruları tatmin edici bir şekilde cevaplandırmanız halinde mutlu olacağız.

Bir yandan açıklamalarınızı bekliyor, bir yandan her şeye rağmen, yönetim zihniyetinize zerre kadar güvenmesem de yönetiminizin başarılı olmasını temenni ediyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Sezon Değerlendirmesi

 Bu sezon için saha içini konuşmak anlamsızdı ama yine de söylemek gerekir ki sahadaki mücadele o kadar da kötü değildi. Geçen sezon 2. ve 3. lig takımlarında kiralık oynayan oyuncularımızla idare ettik. Son haftalarda sahaya çıkacak kadroyu zor tutturduk. Sezon başıyla sonu arasında kadroda büyük değişimler oldu. Bütün bunların sorumlusu, paraları ödemeyen Murat Sancak ve yönetimiydi. Bir yerde patlama yapar diye umut bağlamadığımız genç oyuncular maçların belli anlarına kadar direnci ayakta tuttular. Ancak son bölümlerde oyundan düştük; kadro derinliği olmadığı için de en ufak kişisel hata, sakatlık ya da kart cezaları sonuca direkt etki etti. 2-0'dan öndeyken kaybettiğimiz maçlar oldu. Tabii rakiplerin bizim maçı çeviremeyeceğimizin farkında olmaları, her halükarda kazanırız düşünceleri kendi adlarına tempoyu yükseltmelerini engellemiş olabilir. Yine de şans faktörü yanımızda olsa puan alacağımız bir kaç maç daha vardı diye düşünüyorum. Sezon başında yazdığım gibi, şerefli mağlu...