Ana içeriğe atla

Altyapı

Adana'da yaptığım görüşmelerde, görüştüğüm çevrelerin bazı hususlardaki duyarlılığımızın abartılı olduğu yönünde tepkiler aldım. Bunlardan birisi altyapıya ilişkindi.

İleri sürülen tezleri ve yanıtlarımı buradan da paylaşayım ki; hem neden alt yapıya önem verdiğimiz ortaya açık bir şekilde konulsun, hem de bu konuda bize sitemlerini ileten dostlarımız ve görüşme yapamadığımız kişiler konuyu bu açılardan da değerlendirsinler.

Eleştiri-Altyapı bahsettiğiniz kadar da iyi değil. İyi olsa idi o formayı söker alırdı, kimse de sırtından çıkaramazdı.

Cevap: Altyapımız her sene Türkiye şampiyonasına katılıp derece yapıyor. Gençlerbirliği, Altay, üç İstanbul takımı ve Trabzonspor gibi takımlarla çekişiyor. Bu takımların önemli bölümünü de ısrarla alt ediyor.  Bu takımların alt yapısındaki oyuncular kendi A takımlarında kısmen forma bulsalar da genelde süper ligde ve 1. ligde forma giyiyorlar. Biz daha düşük bir ligdeyiz ve altyapımız bu takımlarla çekiştiğine göre altyapıdaki futbolcular da A takımda şans bulmayı hak ediyorlar.

Eleştiri- Gençlerin altyapı maç sonuçlarını çok abartıyorsunuz. Önemli olan A takıma katkı koymalarıdır.

Cevap: A takımı belirtilen süper lig ve 1.lig takımlarıyla oynayacak liglere çıkarttınız da biz mi görmedik? A takıma katkı koyamamaları gençlerin değil, yönetim ve onların getirdiği teknik ekiplerin suçudur.

Eleştiri- Gençler kritik maçların ağırlığını kaldıramayabilirler.

Cevap:16 yıldır A takımına genç oyuncu veremeyen Demirspor'un hali ortada. Leblebi gibi ligde kepaze olacaksak bırakalım gençlerle destekli takım kepaze olsun, en azından paramız cebimizde kalır. İyi bir genç kuşak da yakalarsak hem gelirimiz artar hem geleceğimiz kurtulur. Deneyimli futbolcular kritik maçlarda farklı ağırlık noktalarına eğiliyorlar sanki.

Eleştiri- Altyapı Demirspor'un çiftliğidir. Çok fazla sayıda hoca istihdam edilmekte, Demirspor üzerinden iş yapmayan adamlara kaynak aktarılmaktadır. Eş-dost telkinleriyle altyapıya oyuncular doldurulmakta, profesyonel anlamda futbolcu alımı yapılmamaktadır. Bunları yazacağınıza tutturmuşsunuz, altyapının sonuçları. Bu şekilde yönetilen altyapıdan hayır gelmez.

Cevap: Bu hususta yorumda bulunamam çünkü ısrarla kulübün içine alınmıyoruz. Israrla sorularımıza cevap bulamıyoruz. Demirspor'un yönetimleri korkak davranıyor. Demek ki; varsa böyle bir düzen bu düzenden kendileri de faydalanıyorlar. Bize belge verin, yazalım. İmkan verin araştıralım. Ayrıca alt yapı çiftlik dahi olsa başarılıdır. Düşünsenize çiftliğin modernize edildiğini. Bizi kimse tutamaz.

Eleştiri- Gençler alt liglere kiralık olarak verilmeli, piştikten sonra takıma dahil edilmelidir.

Cevap: Biz yeterince alt liglerdeyiz. Pişmiş hatta yanmış futbolcularla rezil olmaktan başka bir şey yapmıyoruz. Üstüne üstlük borç hanemiz kabarıyor. Gencimiz pişecekse bizde pişsin. Yok kiralık verilecekse sözleşmesine oynatma şartı konulsun, kiralık oyuncuları sürekli izlemek için dürüst, parayı ön plana çıkarmayacak izleme ekipleri oluştursun. Yönetimler bu izleme ekiplerine tam destek versin ve kiralık giden oyuncu Demirspor'un kapılarının kendisine kapanmadığını, kaşar, ruhsuz futbolcular için gençliğinin yem edilmediğini bilsin.

Bu eleştiriler sonrasında cevaplardan da anlaşıldığı üzere: SONUNA KADAR ALTYAPI 

Diğer eleştiriler Bekir ÇINAR ve Muharrem GÜLERGİN ile ilgili idi. Bunlara da ilerleyen yazılarımda değineceğim.

Yorumlar

yavuzy dedi ki…
Aslında altyapıya karşı, "üstyapıda" bir önyargı olduğu açık. Yoksa bu çocuklar bu kadar dışarıda bırakılmaz. Bir kulüp kendi altyapısına mesafeli duruyor; dahası kötülüyor! Bu yıllardır böyle...

Bence altyapı değil, üstyapı, A takım bir çiftlik durumunda. Kimse bu tatlıhayatı bırakmak istemiyor. Heryıl kadro baştan aşağı değişirken bu tatlıhayatın-çiftliğin hayatı da yenileniyor, güzelleşiyor. Üstteki çiftlik, alttaki çiftliği(!) beğenmiyor.
İbrahim İlya dedi ki…
bence sorun yönetimde falan değil, anlık düşüne(meye)n zihniyette! kulübe neler yaptığı ortada olan birinden medet uman zihniyette!
kebabman dedi ki…
SONUNA KADAR ALTYAPI...Ust yapinin mevcut halinden memnun olup gencleri hor gorenler, binbir turlu mazeretler ,elestiriler sunduklarinda PEKALA sizce firsat verilseydi bizim gencler 15 senedir disaridan transfer edilen futbolculardan daha kotu performans gosterebilirmiydi sorusuna cevap bulmakta zorlaniyorlar.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık. 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ