Ana içeriğe atla

Tebe Volimo'dan Sonra Je t'aime

Bu sezonun özeti, Pote atıyor ve ayakta kalıyoruz. Pote playoff umutlarımızı ayakta tutarken, ulaştığı 36 golle Demirspor tarihinin bir başka golcü forveti Ziya Yıldız'ı yakaladı. Yugoslav vatandaşlığından Türk vatandaşlığına geçen, Zijad Švrakić ismini Ziya Yıldız'a çeviren ve mackolik.com kayıtlarına göre iki sezonda (1987-88'de 20, 88-89'da 16) 36 golle Demirspor tarihinin en golcü oyuncularından olan Ziya'yı yakalayan Pote için de artık bir pankart vakti geldi. Bildiğiniz gibi, Ziya Yıldız, Tebe Volimo (sizi seviyoruz) pankartına ilham veren oyuncularımızdan. O pankartın hikayesini 2008'te Vertumnus anlatmıştı: http://www.adanademirspor.net/2008/04/tebe-volimo.html

Pote'nin Ziya Yıldız'la yarıştığını da geçen sene Mayıs ayında Üni-Adanademir'den arkadaşların kaleminden okumuştuk: http://www.adanademirspor.net/2016/05/eski-ve-yeni-efsanelerimiz-ziya-ve-pote.html

Ziya Yıldız geçen kasım ayında ADS-DER'in organize ettiği Adama Demirspor Tarihiyle Buluşuyor etkinliğine de katılmıştı.

Ziya Yıldızlara adanan Tebe Volimo pankartından sonra Beninli Pote için anadilinden bir Je T'aime (Fransızca Seni Seviyorum) pankartı güzel olmaz mı?

Pote Türk vatandaşlığına geçse ne ad alır diye de düşünmüyor değilim!

Yorumlar

R.Altuğ dedi ki…
Daha önceki yazılarınızda belirttiğiniz gibi Pote son yıllarda Demispor adına en büyük kazanç. Sahadaki varlığı bile rakip takım üzerinde baskı oluşturuyor. İsim konusunda önerim ise Mikail Sami Pote. Soyadı olduğu gibi kalsın diye düşündüm.

Michael: Mikail
Frank: Sami (Türkçe karşılığı)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Yeni Sezon Başlıyor

2020-2021 sezonu bizim için bugün başlıyor. Geçen sezon hem alışık olduğumuz hem alışmaktan bıktığımız duyguları yaşadık. Son haftalarda yükselen ivmeyle ilk ikiye girip, beklenmedik bir beraberlikle play-offa kalmamız, sonra finale çıkıp yine son anda hayalkırıklığına düştüğümüz, umutlanıp kahrolduğumuz günler... 2008'ten beri yazdığımız bu blogta, başarıdan ziyade hep üzüntülerden bahsettik. Başarıya gidecek yolun kendimizce güzergahını anlatmaya çalışarak... Yıllar önce çok az kişinin dillendirdiği o noktalar, neredeyse şimdi herkesin fikir birliği ettiği konular oldu. Ama buna rağmen başarı gelmeyince de artık sinirler iyice geriliyor.  Sezon sonunda TFF'nin garabet kararları ile yine tartışmalı günler geçirdik. Düşmenin kaldırılması saçmalığıyla 21 takımlı hale gelen Süper Lig'e play-off finalisti Demirspor alınmalı mıydı? 3. tamamladığımız lig performansı, ligin en çok gol atan takımı olmak, penaltılarla kaybettiğimiz play-off finali gibi  pek çok nesnel gösterge, ill