Ana içeriğe atla

Alpet&Göztepe İşbirliği

Bilmiyor muydum, aslında biliyordum. Ama Göztepe'nin resmi stesine girmekle birlikte Alpet'in resmi sitesine hiç girmemiştim. Girince boğazımda koca bir yumruk hissettim. Ağırca yutkundum. Üzüldüm, takımımız forma reklamı alamazken, Alpet giriş sayfasından mazisi bizim kadar güçlü, taraftarı bizler kadar bildik Göztepe'ye destek olmaktan gurur duyduğunu belirtiyor. Diğer yandan Göztepe üzerinden reklamını yapıyor. Eminim Göztepeliler de benzinlerini alırken tercihlerinde bu hususu göz önünde bulunduruyorlar. Yani alan karlı, satan karlı. Ve yine ne üzücüdür ki; Göztepe de bizimle aynı ligde. Yazık değil mi bize, son 15 yıllık değil ama 70 yıllık mazimiz bu yalnızlığı, bu terk edilmişliği hak ediyor mu gerçekten? Ben bu takımı yönetim anlamında zamanında en sert eleştiren yerden yere vuran kişilerden biriyim, ama benim dahi geçmişin hatalarına rağmen bu yalnızlık içimi sızlatıyor. Yazık kere yazık...

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Göztepe A.Ş.'nin sahibi Alpet'in de sahibi olan Altınbaş Holding'dir. Normal bir durum yani.
Ferhat Güney U. dedi ki…
Olaya çok mu ütopik bakıyorum bilmiyorum ama... Ben çok memnunum reklamsız halimizden. Kutsal formanın üzerinde kutsal armanın haricinde bir şey görmek beni rahatsız edecektir. Hele bir de özel sektör reklamı falan olursa...

Saygılarımla...
Adsız dedi ki…
Ben takımımda bayram akgül futbolcusu istemiyorum. Takımdan bunlar ayıklansın. Bunların kim olduğu belli. Zaman gelecek akgül efendiden hesap soracağız. Mersindeki final maçında karabükten teşfik geldiğini biliyorduk, ama bayram akgülün de 300 milyar yolladığını da öğrendik.Hiç bir şey gizli kalmaz. Ne kadar düşmanımız var ya.
onur tireng dedi ki…
bence eğer malum takımlar gibi kalıcı bir gelirimiz yada paralı bi sahibimiz(!) yoksa göğüs reklamı şart...gerçekten benimde yüreğim parçalanıyor..biz barca gbi zengin kulüp değiliz 70-80 binlerede oynamıorz yani kaldıki sonuçta burası Türkiye...her an her şey olabilir..belki adsız arkdaşımızn dediği gibi sahipleridir diye reklam vermiş olabilirler ama sonuçta reklam reklamdır..yazık
Onur BİÇER dedi ki…
Benim sorun ettiğim şeylerden birisi forma reklamımızın dahi olmaması. Diğeri ise üclkenin en büyük petrol devlerinden birinin sahibi dahi olsa Göztepe'yi reklam aracı olarak kullunması. Hem de ana sayfadan. Demek ki bir camianın büyüklüğü oynadığı ligden bagımsız bir olgu. Tıpkı bizim yalnızlığımız gibi.

Forma reklamının varlığı benim yaşadığım kücçük çaplı ikilemlerden biri. Mevcut ekonomik yapıda alabildiğince reklam alınmalı. Baksanıza deplasmana ya yönetim cebinden yolluyor, ya da belediye. Açmaz işte.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend