Ana içeriğe atla

Kurban Bayramı


Kurban bayramınızı kutlar. Sakar kasapların, çılgın kurbanlıkların, yanmayan kömürlerin hepimizden uzak olmasını temenni ederiz. Kurban bayramınız mübarek olsun.

Yorumlar

Adsız dedi ki…
bu bayram da camia üzgün. ama ben dahada üzgünüm. Ocakta olağan kongre var, Yine kayyum lafları duyacağız. Yine senaryolar oynanacak. Dağılmakta olan Adıyaman, Transfer alacaklarında indirim yapan ve bazı futbolcuları ile yollarını ayırma kararı alan adıyamanspor, HİLTON otelinde kalıyor. Adanademirsporun kritik maçlarında rakiplere prim yağıyor. Peki bu primleri kim veriyor. Adanademirspor camiasıyla birileri uğraşıp duruyor. Bu takımı yok etmeye çaşıyorlar. Artık birşeyler yapalım. Bu pis oyunlara durdiyelim.
Onur BİÇER dedi ki…
Hepimizin bayramı mübarek olsun. Kurban bayramı camiamıza bereket getirsin.
kebabman dedi ki…
Karsi takimlarin motivasyonunu anladikta bizim futbolculari durduran nedir?
Ozel gunlerde ozel insanlar HATIRLANIR.Guzel dilekler guzel insanlara YOLLANIR.DEMIRSPORUN kurban edilmedigi nice bayramlara diye mesaj gondermis,sms mesajlari ustadi burhanettin.Paylasayim dedim.
Adsız dedi ki…
6 DA 6 GİTTİ KALDI 5 TE 5...BENCE SİTENİN GİRİŞİNİ DEĞİŞTİRİN...5 TE 5 YAZIN
Adsız dedi ki…
haydi sayın ankara tayfası bayram tatili bitti..siteyi güncelleyelim..kaldı 5 te 5
mustava dedi ki…
büyük bir zevkle güncellendi :) darısı dörtlere, üçlere, ikilere, birlere...
yergökmavi dedi ki…
Siz bu haftayıda pas geçin.
Takımımız daha önceki tecrübelerinden bu hafta rahat galip gelecektir...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ