5 Temmuz 2020

Adana Demirspor:2 - Altay:2

Bu kez kritik maçı kazanamadık ama 10 kişi kalmamıza rağmen de yenilmedik. Kazansak çok rahatlardık ama Demirsporlu rahatlamaz! Yine son haftaya, son ana kadar gidecek bir heyecan olacak. 

İki hafta önce Adil'in yaptığı sorumsuzluğu bu hafta Traore yaptı ve takımı 10 kişi bıraktı. Geçen haftanın tersine 1-0 öne geçip 2-1 yenik duruma düştük ama neyse ki erken reaksiyonla beraberliğe getirdik maçı. Haftalardır yenilmeyen ve içeride kazanıp dışarıda berabere kalarak iyi bir seri yakalayan Altay, serisini sürüdürdü. Süper Lig'te son Altay ile oynamıştık, bu da 1.ligteki som maçlardan biri olsun... 

Haftaya Altay-Erzurum maçının olması avantaj ve bizim Ümraniye deplasmanında kazanmamız lazım.

1 Temmuz 2020

Erzurum:1 - Adana Demirspor:2

Bu kez oldu, kritik bir maçı aldık. Bu sezon ilk kez dört maçlık seri yaparak mutlaka kazanmamız gereken bir maçı kazandık. İlk ikiye girdik. Yıllardır bu eşikleri atlamakta zorlanıyorduk. Takım havaya girmiş, maç çevirmek bunun net göstergesi. 

Volkan Şen futbola geri dönmek için bu seneyi, bizi seçti. Diğer tüm oyuncuların eline ayağına sağlık. Bu sene olmadık maçlarda puan kaybederek hayal kırıklıkları yaşatsalar da son düzlükte yüzümüzü güldürdüler. Darısı diğer maçlara, aynı havayı bozmadan, denizi geçip derede boğulmadan, yılların özlemini giderelim. 

27 Haziran 2020

Adana Demirspor:4 - Giresunspor:2

İçerideki iki maçta 6 puan alarak asıl hedef olan Erzurum maçına gidiyoruz. Hafta içi mesaisinde bu düğüm çözülür büyük oranda. Hayırlısı...

Takım havaya girmiş görünüyor. Maç öncesi Cüneyt Hoca'nın "sezonun finali önce bu maç" demesi dikkate değerdi. Öyle oldu. Hem Rassoul'un hem Traore'nin bu sezonki ilk gollerine Dibba ve Volkan Şen eklendi.

Giresun diyince akla 2007 Bursa finali gelir; o maçın acısını nice 4 golle almak mümkün değil ama yine de elden ne gelirse o kadar atmak iyidir. 

23 Haziran 2020

Adana Demirspor:2 - Osmanlıspor:1

Küresel salgın nedeniyle verilen uzun aradan sonra ilk maçtan galibiyetle ayrıldık. Bu maçın zor olması normaldi. Bir nevi sezonun ilk haftası gibi... 6 maçlık kısa bir sezon olacak. İki teknik direktör değişikliği sonrası, artık oturmuş kadro içi ilişkilerle sanki hedefe kitlenmiş gibi bir havamız var. Verilen ara, ardından hazırlık süreci, bize iyi gelmiş gibi.

Ara öncesi son maçta, ilk maçta içeride yenildiğimiz Eskişehir'i deplasmanda yenmiştik. Öncesinde ise Akhisar maçı, kalpkırıcıydı. Son blog yazısında da o maça dair (takım içi dengeler ve yönetimin tek taraflı müdahaleleri) eleştirileri dile getirdim. Demirspor'un karanlık girdaplarında neler döndüğü belli olmuyor.

Bu seyircisiz maçta, Erkan Zengin'in de yokluğunda öne geçsek de 10 kişi kalıp beraberliğe düşünce sinirler gerildi. Rakip düşme potasında olunca onlar için 1 puan iyiydi. Ancak eksik olmamıza rağmen mücadeleyi bırakmayan takım, bu senenin  X faktörü Mehmet Akyüz'le sonuca gitti. 

Sonuçta Cumhuriyet'in takımı Osmanlı'yı yendi. 

Mehmet Akyüz bu sene ikinci yarıda takıma katılmasına rağmen 12 maçta 10 gol atıp 1.2 gol ortalamasına ulşatı. Bu kendisinin kariyer rekorları arasına giriyor. 2011'de Tavşanlı'da parlayıp daha sonra Süper Lig' te Rize'de gösterdiği ve geçen sene 1. Ligte Denizli'yi şampiyonluğa taşıdığı performans, bu sene bizde devam ediyor. Akyüz, ayrı bir yazıyı hak ediyor. 

Gelecek hafta yine içeride Giresun ile oynadıktan sonra deplasmandaki Erzurumspor maçı ile bu seneki kaderimiz netleşecek. Takımdaki havanın olumlu yönü ile rakiplerin bu haftaki gibi kaybettiği puanların birleşmesi bize ilk 2'de Süper Lig'e taşıyabilir. Açıkçası benim için play-off başarı değil; bakalım neler olacak, göreceğiz. 

12 Mart 2020

Adana Demirspor: 2 - Akhisarspor: 3

Hafta sonu ve hafta içi mesaisinde 1 puan toplayabildik. Deplasmanda Karagümrük ile 2-2 berabere kalmak iyi sayılabilir ama kendi sahamızda Akhisar'a yenilmek, tam anlamıyla fırsat tepmek oldu. Hem de ilk ikideki Hatay ve Erzurum'un yenildiği haftada... Bu iki takım da teknik ekip konusunda sıkıntı yaşıyor ama bir şekilde ayakta kaldılar. Yenildiğimiz Akhisar da teknik direktör değişikliğinden sonra, Ocak ayından beri Yılmaz Vural ile yola devam ediyor ve daha geçen sene bize şampiyonluk sözü (!) veren Yılmaz Hoca, bu sene neredeyse şampiyonluktan edecek bir darbe vurdu.

Akhisar maçına Cüneyt Dumlupınar'la çıktık ve sezon sonuna kadar onunla devam edeceğiz gibi görünüyor. Zaten takımın ve yönetimin içindeydi. Yardımcısı da eski futbolculardan Volkan Arslan oldu. Akhisar maçında özellikle savunma hattındaki değişiklikler dikkat çekti. Karagümrük maçının son bölümlerinde rakibe verilen net pozisyonlar can sıkmıştı; 1 puan o yüzden iyi sayılabilirdi. Zaten her maç gol yiyen ama daha çok atarak ayakta kalan bir takımız. Kalede Muhammed'in kritik kurtarışları da önemli. Hücum hattında veteranların etkisi ve uyumu gün geçtikçe arttı. Ama tam da sorun bu eski topçuların, eski taktikleri devreye sokması oldu.

İlk devreden 180 derece farklı bir şekilde yükselişe geçtiğimiz ve iyi bir hava yakaladığımız süreçte, hava yeniden tersine dönüyor. Önce Karagümrük maçı sonrası teknik direktör Uğur Tütüneker gönderildi, sonra Rassoul kadro dışı bırakıldı. Uğur Hoca'nın oyuncular üzerindeki etkisizliği ve oyuncu değişiklikleri tercihlerindeki sorunlar gittikçe belirgin olmaya başlamıştı. Tıpkı Ümit Özat'ın gönderilmesi gibi bu da bir anda ve durum o kadar kötü değilken oldu. Yani tek kişinin kararıyla!

Takımda iplerin oyunculara geçtiği belli oluyordu. Yaşlı oyuncuların etkisi bu şekilde iki yönlü oluyor. Tecrübeleriyle takımı ayakta tutabildikleri gibi bir yandan da içeride çevirdikleri oyunlarla takımın kontrolünü ele geçiriyorlar. Kim suçlu, kim ne yapıyor tam olarak bilemeyiz ama bu bir Demirspor klasiği; yıllardır yaşıyoruz.

İşler iyi giderken de kötü giderken de kişisel etkileri aşamıyoruz. Kurumsal bir işleyiş söz konusu değil. İyiler işini iyi yarken sıkıntı yok ama onların hep iyi iş yapmalarını kim sağlayacak? tabii ki önce teknik direktör ve sonra yönetim. Yönetim mantığımız da tek adam ve yanındaki menajer olunca, sıkıntı büyüyor. Kısacası bir türlü ortak akıl, ekip işi bir başarı ortaya çıkmıyor. Bu şekilde gelecek başarının da kısa sürekli olacağını hep yazdım, zaten bunu tahmin etmek zor da değil. Bizde olan ekip işi başarısızlık!

Demirspor'da başarı geciktikçe "bir an önce ne olursa olsun" mantığı yerleşiyor. "Kim ne yaparsa yapsın ama başarı gelsin!" Bunun bizi gerçekten mutlu edip etmeyeceğini düşünmüyoruz...

2 Mart 2020

Adana Demirspor:1 - Hatayspor:1

Memleket gündeminde yeniden savaş, şiddet, gencecik hayatların solması, şehitler ve acılı aileler var. Bütün eğlence hayatı dururken sadece futbolun devam etmesi ayrı bir muamma.

Yağmurlu havada tribünleri dolduran onbinlerin önünde, mağlubiyetten beraberliğe çevrilen önemli bir puan. Bu maça dair yazacaklarım bu kadar.



27 Şubat 2020

Menemenspor:2 - Adana Demirspor:3

Hafta içi mesaisinde yine bol gollü bir maçta deplasman galibiyetiyle dönüyoruz. İlk yarıda kendi sahamızda yenildiğimiz Menemen'i bu kez 2-0'dan gelip yendik. Uzun süredir öne geçtiğimiz maçlarda acaba yakalanır mıyız kaygısı vardı; Bolu'ya yakalanmıştık. Bu kez erken yenen iki gole devre bitmeden cevap verdik, devre sonundaki baskımızla beraberliği daha erken bulabilirdik. Rakibin ikinci golü, kolay kolay yenecek/atılacak gol değildi. Böyle şeyler hep bize denk gelir. İkinci yarıda da ağırlığımızı koyup kazandık ama rakibin de 2-3'ten sonra reaksiyon verdiğini gördük; bu anlarda da kalecimiz Muhammed devreye girdi ve bizi ayakta tuttu. Mehmet Akyüz, Volkan Şen, Erkan Zengin üçlüsü de artık iyice oturmuş görünüyor.

Hafta içinde yine tribündeki yerini alan Demirspor taraftarı, başta İzmir Tayfası ve tabii ki Yıkıla Yıkıla pankartımız, takımımızı yalnız bırakmadı. Bu hafta sonu içeride önemli bir Hatay maçı var. Yola devam...

22 Şubat 2020

Adana Demirspor: 4 - Altınordu: 2

23 maçta 43 gol. Maç başına 1,8 gol ortalaması. Bu sene 4. kez ilk yarıda 3 gol attık. Kolay kolay rastlanacak bir istatistik değil.

Nereden baksak tarihi bir sezon yaşıyoruz. 1 aralık'taki yazımda yönümüzün düşmeme olduğunu yazmışım. 2 ayda bambaşka bir noktaya geldik. Bana hem onu hem bunu yazdıran Demirspor! Devre arası transferleri ilk kez bu kadar etkili.

Erkan Zengin, bize gelmeden önce uzun süre maç oynamadı. Hafta içi başka, maç performansı farklıdır. Zaten pas ve teknik yetenek üzerine kurulu bir oyunu var. Koşmak ya da mücadele etmek gibi bir iddiası yok. Ama burası Demirspor! Başka yerde sorun olmayacak şeyler, burads sorun olur. Nasıl ki skor anlarında adını övgüyle anıyorsak mücadele gereken anlarda da bizi eksik bırakıyor. Maç 90 dakika, iyi olan anları ne kadar çoğaltırsak o kadar iyi. Bazen 5 dk bile fark ettiriyor. Kadronun gücü o 5 dk'larda belli oluyor. Hele ki bugünkü gibi taraftarın cezalı olduğu günlerde...

Oyuncular, teknik direktörü aşan bir noktada. Başarı, uyumla gelir. Yönetim, teknik ekip, saha, tribün. Biz hep tribünün önde sahanın geride, yönetimin en geride olduğu yıllar yaşadık. Bu sene işler daha uyumlu ama en kötüsü teknik ekip gibi görünüyor. Ama Türkiye'de başarılı diyeceğimiz kaç teknik direktör var ki? Uğur hocanın da sahaya ve tribüne uyum göstermesi gerekiyor, dersine iyi çalışarak. Çünkü burası Demirspor!

17 Şubat 2020

Bursaspor:2 - Adana Demirspor:1

Koray Gençerler:2 - diye de yazabilirdik; Bursa lobisinin devreye girdiği bir maçta haksız bir penaltı, verilmeyen kırmızılarla rakibin eli güçlendirildi. Geçen hafta Osmanlı maçında Bursa aleyhine vermedikleri penaltının devamında bu kez Seleznov'un "uçuşu"na penaltı çalındı. Yan hakemin önünde oyuncumuzun ayağına basan Bursalıya kırmızı çıkmadı.

Türkiye futbolunun genel hali bu. Berbat hakemlerle harcanan emekler...

Hafta içi tribün düşmanı, taraftar düşmanı TFF'nin verdiği saha kapama cezası ile birlikte düşününce durum netleşti. Baş altına yerleşen Demirspor'un freni çekildi. 6 hafta sonra kaybettik. Ama yine tribünüyle ayakta kalan bir Demirspor oldu, olacak, her zaman...

8 Şubat 2020

Adana Demirspor: 4 - Adanaspor A.Ş.: 1

"Yemin etmiştik bu devran döner, bu intikam alınır diye..."

Yıllar önce 4-2 ile madara etmiştik, bu kez 4-1'le tekrarlandı. Zor zamanlarında hep puan verdik bunlara, yukarının isteğiyle yarışa ortak ettik zamanında; 5 ocak'ta oynamak için bizden para aldılar, Kozan'a gönderdiler... Gün geldi devran döndü. Adana, Demirsporludur. Sahada, tribünde, kültürde, sanatta, yurt çapında, dünyada... Lacivert sen, mavi hayat!

3 Şubat 2020

Keçiörengücü: 1 - Adana Demirspor: 3

Geçen hafta son 5 dk.da 2-0'dan 2-2'ye gelen Boluspor maçı can sıkmıştı ama bu hafta gelen deplasman galibiyeti, yukarı giden ivmeyi devam ettirdi. Hele ki ilk 10'daki takımlardan sadece Demirspor'un kazandığı garip bir haftada gelen galibiyet büyük anlam taşıyor. Arka arkaya gelen galibiyetlerle hızlı bir şekilde playoff potasına girdik ilk 2 ile fark oldukça azaldı. Haftaya Adana derbisi öncesi oldukça moral kazandık. Devre arası transferleri tutmuş görünüyor, transferler Tarık Çamdalı ile devam etti hafta içi. Aosman'ın form kazanmasıyla hücum hattı iyi işliyor. İlk devrede 2 gol attığımız 3 haftada bu kez 11 gol attık.  6 maçta gol atamamıza rağmen ligin en çok atan takımı olduk ve lider Hatay'la birlikte en iyi averaja sahibiz.

22 Ocak 2020

Balıkesirspor: 1 - Adana Demirspor: 6

Devrenin son haftasındaki 2-0'lık İstanbulspor deplasman galibiyetinin ardından, bu kez de spektaküler bir skorla kazanılan 3 puan var.  2020'ye harika bir başlangıç oldu. Deplasman galibiyeti her zaman ekstradır; bu seferki gayet net bir mesaj oldu ikinci yarı için. Özellikle yapılan yeni transferlerin attığı gollerle doğru yerlere doğru transferler yapıldı düşüncesi doğdu. Orta sahadaki yaratıcı oyuncu eksikliği ve ileri uçtaki bitiricilik eksikliği kapanacak gibi görünüyor. Ligin en çok atan ve en iyi averaja sahip iki takımından biri olduk bu sonuçla. Devamının gelmesi umuduyla...

Siyasi güce bağlı bir maddi güçle gelecek başarının uzun süreli olamayacağı endişem/kaygım/düşüncem devam ediyor. Bunun deneyenlerin ve başarılı olanların bugünkü konumu, hepimizce malum. Yine de sadece tribünde değil sahada da başarılı bir Demirspor'u özledik.

1. ligte bir kaç tane 1-4'lük deplasman galibiyetimiz vardı; onlar dışında deplasmanda bu kadar farklı galibiyeti en son 2015'te, düşmek üzere olan Orduspor'a karşı almıştık (0-6). 4. golden sonra 10 kişi kalmışlardı. Ondan önce, 2. ligte 2005'te Aydınspor'a karşı 1-5'lik sonuç var. Bu haliyle de tarihe geçen bir galibiyet oldu.