Ana içeriğe atla

Adana Demirspor: 2 - Başakşehir: 1

 Bu sezon ilk kez iki maç üst üste kaybettikten sonra gelen galibiyetle derin bir nefes aldık. Tayyip ve Bjarnasson'un golleriyle kazandık. Tayyip'in ilk, İzlandalının ise ligdeki 5. golü oldu. İlk maçta son dakika penaltısıyla kaybetmiştik; bu da onun rövanşıydı. Rakibimizi altımıza almış olduk. Fenerbahçe ve Karagümrük'ten sonra sezonun ilk yarısında kaybedip kazandığımız üçüncü maçtı. 

Çoğunlukla ilk golü attığımız maçları kazanıyoruz. 48 puandayız, keyifli bir pazarı hak ettik.

Hafta içinde kadrodaki çeşitli vedalar ve Balotelli'nin yedek kalmasıyla içeride bir şeylerin değiştiği anlaşılıyor. Montella'nın en büyük başarısı bu adalet anlatışı oldu. Kötü oynayan hemen kesildi. Bu maça da Assombalonga-Akintola ikilisiyle başladık. Yunus, milli takıma seçilmenin mutluluğuyla oynarken, milli takımı hak eden bir diğer oyuncumuz Samet de tersine bunu göstermenin peşinde iyi oynadı; ilk golde de payı büyüktü.

Tabii artık yavaş yavaş gelecek senenin kadrosunu şekillendirme zamanı da geliyor. Beklenin üzerinde puan topladığımız açık. Bundan sonra ilk 8 başarı diyebiliriz. Özellikle yabancı futbolcuların ve sözleşmesi bitenlerin ya da kiralıkların sakatlanmak istemeyeceği bir döneme doğru geliyoruz. Gelecek seneyi düşünerek düşen performanslara karşı ekstra performanslara ihtiyaç olduğumuz bir dönem başlayacak.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!