Ana içeriğe atla

Adana Demirspor: 2 - Sivasspor: 3

Bu sezon ilk kez üst üste iki kez yenildik. Yıllardır kaybetmeye alışığız ama bu sene başka bir hikaye vardı; üzülüyoruz tabii...

İlk yarıda da Malatya-Sivas-Başakşehir hattında 3 hafta puan kaybetmiştik. Bu kez Antalya'dan başlayarak bu seriyi yaptık. VAR ve Hakem şenliği devam etti tabii; Türk futbolunun kanayan yarası...

Başkan'ın "hedef ilk 10" açıklamasının futbolcular üzerinde bir rahatlama yaptığı düşüncesindeyim.  Belki kamuoyuna böyle bir mesaj verip içeride gerekenleri söylüyordur ama Başkan özü sözü bir insan. İçeridekilere de "ben 10 dedim, 11 değil" diye sınır çekmesi lazım! Toplanan puanın ve oynanan oyunun yeterli olduğu kanısı oluştu. Ama lig devam ediyor. Bu blogta Avrupa muhabbeti hiç yapılmasa da her zaman çıtayı yukarı koymak iyidir. 10'u değil 1'i hedeflemek gerekir.

Saha içini konuşacak olursak, 1. ligten kalan Türk oyuncularla oynuyoruz. Onlardan aldığımız katkı minimum düzeyde. Devre arası transferleri pek bir katkı sunmadı. Özellikle başta Vargas ve Balotelli olmak üzere oyuncuların kulağının çekilmesi lazım. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!