Ana içeriğe atla

Coşkun Özarı Turnuvası

Resmi sitemizde yer almamakla birlikte Milliyet Gazetesi'nin haberine göre; 27.08.2011 tarihinde Ankara'da Coşkun Özarı anısına mini bir futbol turnuvası düzenlenmiş. Adana Demirspor Cebeci Stadı'nda. Bizler de orada olacağız...

''Teknik direktörlük kariyeri boyunca Türk Milli Takımı, Galatasaray, Şekerspor ve Adana Demirspor’u çalıştıran merhum Özarı’nın anısına düzenlenecek turnuvaya, Galatasaray, Akyurt Şekerspor ve Adana Demirspor katılacak.

Ankara Cebeci Stadı’nda 27 Ağustos Cumartesi günü yapılacak turnuvayı, 45’şer dakikadan oynanacak maçlar sonrasında 2 galibiyete ulaşan takım kazanacak.

Turnuvada oynanacak karşılaşmalar öncesinde Acun Ilıcalı, Rıdvar Dilmen, Sinan Engin, Faik Çetiner, Behzat Uygur, Süheyl Uygur, Güntekin Onay, Selçuk Yula, Gökmen Özdenak, Yavuz Seçkin ve Murat Özarı’dan oluşacak şöhretler karması ile Ankara şöhretleri karması arasında gösteri maçı oynanacak.

...

Turnuvada, 27 Ağustos günü Akyurt Şekerspor-Adana Demirspor saat 15.30’da, Galatasaray-Adana Demirspor saat 16.30’da, Akyurt Şekerspor-Galatasaray ise saat 17.30’da karşı karşıya gelecek.
''

Haberin tamamı için tıklayınız.

Yorumlar

yavuzy dedi ki…
Bayram tatili için biletleri almıştık. Ben orada olamayacağım ama pankartımızı asarız sanırım.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!