Ana içeriğe atla

Açıklamaya Dair Şüpheler

Taraftar bugüne kadar temel görevini yaptı: Takımını destekledi. Çoğu zaman söyleyeceklerini yutarak, erteleyerek, sinirini bastırarak; yapması gerekeni yaptı. Sürekli yeni kurulan takımlar, yeni gelen hocalar, yeni gelen yönetimler, mali krizler içerisinde, "bize destek olun" çağrılarına olumlu yanıtlar geldi tribünden... Bu sürekli "yenilik" halinde, başarıya taş koyan, engel olan olmak istemediler belli ki. Sezon sonunda, "zaten arkamızda durmadınız" suçlamasını duymak istemediler. İşler her zaman yolunda gitmedi tabii ki. Zaman zaman gelişmelerle ilgili yapılan açıklamalar, tepkiler, protestolar yeterli olmamış olabilir.

Bugün 4 isme yönelik tepkinin, protestonun, "neden şimdi" diye şüpheyle karşılanmasına karşı benim cevabım şu: "Şimdi değilse ne zaman?"

Bugüne kadar çok daha kötü durumlar olmuş olabilir ve o günlerde tribünün sesi "yeteri kadar" çıkmamışsa, bugün çıkan yüksek sese ses katmamak; geçmişin hesabını bugün üzerinden çıkarmak bize kazandırmaktan çok kaybettirir. Sustuğu için eleştirilen tribün, şimdi konuştuğu için eleştiriliyorsa, ortada bir sorun vardır. Bu sorunun temelinde, tribüne her koşulda duyulan güvensizlik yatıyor. Güvensizliği aşmak için, suçlamak yerine diyalog herzaman daha iyi bir yol olmuştur.

Bir de "arkanızda kim var, kim bilgi sızdırıyor" şüphecileri var. Camiada birilerinin adamı olmadan iş yapılamayacağına inanan, kraldan çok kralcılar taraftarın durumu analiz edip bu açıklamayı yapabileceğine inanmıyor. Onlar tribünü lokomotif olarak görmüyor; sadece arkadan giden vagonlar gözüyle bakıyor. Çünkü bu tarz şüphecilerin hayatı hep birilerinin arkasından gitmekle geçiyor. Bağımsız hareket eden birilerini görünce, şaşırıyorlar; ve olayları kendilerince yorumlamaya çalışıyorlar. Yerel basında, tek adam tapınıcılığında somut örneklerini gördüğümüz bu zihniyete, taraftarın-tribünün onlardan daha fazla bu oyundan anladığını hatırlatmak gerekli.

Meselenin 4 kişinin gitmesi değil Adana Demirspor'u saran parazitlerin temizlemesine dair adım olduğunun altını çizmeliyiz. 4 kişi gidince sorunlar çözülmeyecek. İşin arkasında birilerini aralayanlar bu durumun farkında ve tepki açıklamasını rayından saptırarak gündem değiştirmeye çalışıyorlar.

Bu kasıtlı müdahalelere karşı, açıklamanın eksenini sürekli vurgulamak, ısrarla vurgulamak gerekiyor. Demirspor'un temizlenmesi için artık tribün devrede ve 4 kişi değil tüm parazitlere karşı mücadeleye devam!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık. 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ