Ana içeriğe atla

Resmi Site ve Bekir Çınar

Gözardı edilemeyecek bir tespit:

"Resmi sitede rahmetli Bekir Abi ile ilgili tek satır haber dahi yer almaması nasıl bir zihniyet tarafından yönetildiğimizin göstergesidir!"

Yorumlar

Onur BİÇER dedi ki…
Demirspor'da kurumsallık olmaması bu tür şeylere yol açıyor hep. resmi site bunlara bir örnek. Bekir Bey zamanında yenileştirildi, güzelleştirildi ama sonra önemsenmedi, zenginleştirilmedi. Yetinilmedi, beklentiyi karşılamayan kişilerin eline verildi site.

Yine site ile ilgili olarak. Nesine.com ile yapılan anlaşmayı söyleyebilirim. Nesine.com ile yıllık 50.000 TL'ye anlaşıldı. Resmi site üzerinden reklam verilecekti, o reklam butonuna basıp nesine.com internet sitesine yönlenerek oyun oynayan taraftarlar üzerinden nesine.com kulübe ekstra gelir sağlayacaktı. Ama bu projeyi de Bekir Bey takımımıza kazandırmasına karşın, kendisi dahil kimse ilgilenmedi. Bekir Bey zamanında bu projeden 15.000 TL gelir elde edildi. Geçen sene de 50.000 olması lazım.

Bir diğer proje kredi kartı projesi idi. İşbankası ile anlaşıldı. Ancak sonra kimse ilgilenmedi. Oysa bu proje kulübün geleceğini kurtarabilecek bir proje idi. Geçtiğimiz günlerde projenin İş bankası açısından devam edip etmediğini öğrenmek için bankadan kart talebinde bulundum ve kartım geldi. Şu anda ADS Maximum kart kullanıcısıyım.

Demem o ki; bu kulüpte her yönetim silbaştan bir şeyler yapmaya uğraşıyor. Devamlılık yok. Kurumsallaşma yok.

Adana'ya gittiğimde imkan bulabilirsem sayın Özveren ile konuyu konuşmak istiyorum. Şimdi kombine satışları başlarken hazır, kredi kartları etkin kullanılabilir. Ayrıca bu kez Bekir Bey gibi yalnız da değil yönetim. Belediye içinden önemli bir gücümüz var. Atıl durmamak lazım. Kullanırsak ciddi bir gelir kapımız olur.

Umarım yeni yönetim çok kolaylıkla sağlanacak kurumsallaşmaya önem verir.
tyfn dedi ki…
Kimler ve nasıl yönetildiğimizin resmidir bu ! Ve bu kişilerden birşeyler bekliyoruz

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.