Ana içeriğe atla

Ankara Tayfası Basın Açıklaması

Daha önce Mehmet GÖKOĞLU ve yönetimini neden istemediğimizi çeşitli platformlarda müteaddit defalar açıkladık. Bunun üzerine kamuflaj olduğunu düşündüğümüz bir operasyon ile yıllarca Mehmet GÖKOĞLU ile aynı ekipte yer alan, aynı yönetim mantalitesini taşıyan Önder SERİN yönetimi hepimizde yara açan bir kongre süreci ile başa gelmiştir.

Yönetime geldiği andan itibaren uygulamaları ile kendisine destek vermemizi, en azından sessiz kalmamızı sağlayacak hiçbir neden ortaya koyamayan Önder SERİN ve yönetimini desteklemiyoruz, istemiyoruz.

Ankara Tayfası olarak,

Önder SERİN yönetimini Demirspor'u başarısızlık girdabına atan bildik yönetim anlayışının devamı olarak değerlendiriyoruz.

Taraftarları derinden yaralayan bir kongre sonrasında dahi plan, bütçe ve proje ortaya koyamayarak umarsız tavır sergiliyor olmalarını kınıyoruz.

Şampiyon olmuş takımın maddi haklarını anında yerine getirmemiş olmalarını doğru bulmuyoruz.

Kendilerine "taşeron" şeklinde ithamda bulunulmasına karşın bizim "Mehmet GÖKOĞLU yönetimi ile ilgimiz yoktur." şeklindeki bir açıklamayı dahi yapamamış olmalarını Demirsporluluk duruşuna yakıştıramıyoruz.

Adana Demirspor'un taraftara inat başkanlık yapılacak camialardan biri olmadığını hatırlatmak istiyoruz. 

Kendilerine, taraftara ve daha da önemlisi Adana Demirspor'umuza daha fazla zarar vermeden çekilmeleri yönündeki çağrımızı yineliyoruz.

Bununla birlikte Ankara Tayfası olarak biliyoruz ki; Önder SERİN yönetiminin çekilmesi durumunda başkanlık koltuğuna büyük olasılıkla Selahattin AYDOĞDU yönetimi gelecektir.

Selahattin AYDOĞDU yönetimine ilişkin olarak kamuoyunca;

-Takımımıza koydurulan haczin
-Başka takımın şampiyonluğuna bizim zor zamanımızda sevinilmiş olmasının

bizi yaraladığının ve yaralamaya devam etmekte olduğunun hatırlatılmasını, anılan şahsın bu konuda bizleri ikna edici açıklamalarda bulunmaya sevk edilmesini bekliyoruz.

Ayrıca bu kişi ister Selahattin AYDOĞDU olsun, ister bir başkası, sadece ortaya koymayı taahhüt ettiği parayla anılmasın, Demirspor'umuz parasını verenin düdüğü çalacağı bir camia konumuna düşürülmesin, başkanlık koltuğunun ağırlığı o koltuğa oturacak olanlarca anlaşılsın istiyoruz. Unutulmamalıdır ki; herhangi bir yönetim kulübe isterse 100 milyon TL hibe etsin, bizim Demirspor sevgimiz, Demirspor'un yönetilmesine ilişkin fikirlerimiz başkanların parasıyla ölçülemez, şekillendirilemez, yönlendirilemez, değiştirilemez.

Adana Demirspor taraftarı açıkladığı taraftar ilkeleri ile Demirspor için yapılması gerektiğini düşündüğü doğruları somutlaştırmıştır. Seçilecek yönetimlerin bu ilkeleri kabul etmesini ve buna uygun hareket etmesini bekliyoruz.

Bu süreçte vurgulanması gereken bir husus daha vardır ki; o da belediyenin ve valinin örtülü desteğinin alınması ve bunun seçim propogandası olarak kullanılmasının, takımımızın mülki ve idari amirlerden bağımsız kalması gerektiği düşüncemizle çeliştiğidir. Yerel ve ulusal yöneticilerin takımımız üzerinde hegemonya kurmasını istemiyoruz. Temennimiz bu amirlerin görevleri ölçüsünde destek olması ve yönetimlere rahat çalışmalarının önünü açması, Demirspor'a müdahilliklerinin bununla sınırlı kalmasıdır.

Önder SERİN ve benzeri yönetimleri artık denenmiş ve sabır dahil her şeyi tüketmiş olmalarından ötürü istemiyoruz.

Selahattin AYDOĞDU'ya ise şimdilik sadece denenmemiş olduğu için (yukarıdaki kıstasları unutmamak kaydıyla) saygı duyuyoruz.

Yaşanan süreçte biz taraftarların da özeleştiride bulunması gerektiği kanaatindeyiz. Bu kulübün halkın takımı olduğunu dile getiriyor ama halkın takımının kongresine üye olmuyoruz. Bu yolu tercih edenler de bizim yüzümüzden, bizim ataletimizden dolayı halkın tercihlerine saygı göstermemeyi tercih edebiliyor.

İşte bu nedenle her türlü yasal girişimde bulunarak kongre üyeliğinin tabanının genişletilmesi girişiminde bulunulmasının çok önemli olduğunu vurgulamak isteriz. Hiç kimse bu kulübe kalıcı gelir kazandıramıyorsa dahi kongre üyeliği aidatları kulübümüzün kalıcı geliri olmalıdır. Taraftarı takımına daha fazla sahip çıkmaya, üye olmaya ve aidatlarını sürekli yatırmaya davet ediyoruz.

Bu aşamada tüzükte bir değişiklik yapılmak sureti ile kongre üyeliği aidatını tam olarak yatırmayanların kongrede oy hakkını kullanmasının engellenmesini talep ediyoruz.

Artık görüyoruz ki; Demirspor'u güçlü kılan kişiler değil, taraftardır. Takımımız belediyeler ya da siyasiler sayesinde değil, taraftar kitlesi ile ayakta durmaktadır. O halde bağımsız Demirspor şiarına uygun davranacak yönetsel anlayışı kulübümüzde görmek istiyoruz. Belediyeyi ve diğer gelir kaynaklarını kulübümüze lütuf olarak gören zihniyetten kurtulmak ve kulübümüze saygı duyulmasını sağlamak adına gerekli adımların atılmasını bekliyoruz.

Her zaman olduğu gibi, bu görüşlere karşı olanları rahatsız etmeye, söylemlerimizin ve eylemlerinizin takipçisi olmaya devam edeceğimizi hatırlatırız.

ANKARA TAYFASI

Yorumlar

yavuzy dedi ki…
Açıklama metninin, dünkü buluşmada karşılıklı fikir alışverişi ve değerlendirmeler sonrasında şekillendiğini de belirtelim.
FuNCTioN dedi ki…
Elinize , kaleminize sağlık daha güzel bir açıklama olamazdı. Eskişehir'den sevgilerle

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.