Ana içeriğe atla

Adana Demirspor Bir Can Aldı...

Sonunda bu da oldu. Adana Demirspor, bir can aldı. Bir insan, Adana Demirspor nedeniyle hayatına son verdi. Belki tek neden bu değil ama en büyük nedenlerden biri. Bu camia bir insanı öldürdü. Bunun ne demek olduğunun farkındasınız, değil mi?

Elbirliğiyle bir insanı öldürdük. Bunu yapanlara, dur, diyemediğimiz için biz de suçluyuz. Bir araya gelip karşı cepheyi öremediğimiz için suçluyuz...

Yazdık-çizdik. Demirspor, bir talan düzeniyle yönetiliyor; bu ağalık-paşalık dönemi bitsin dedik. Ayakları yere basan, 21. yüzyıla yakışan bir kulüp yönetimi kurulsun istedik. Hesaplar açıklansın, bütçeler şeffaf olsun, kim ne kadar para alıyor-harcıyor-kazanıyor bilinsin dedik. Kişilere bağlı değil, kurumsal bir kimlik olsun istedik. Bir taraftar olarak, kulübün gerçek sahipleri olarak, sesimizi yükselttik. Bu konudaki girişmilere destek verdik, vereceğimizi söyledik, elimizi taşın altına koyduk. Etimiz budumuz belliyken...

Kafana göre değil, kafanı kullan Demirspor dedik.

Ama Demirspor kafasına sıkmaya evam etti.

Bu böyle gitmez. Bekir Çınar'ın ipi hepimizin boynunda. Bu ipi boynumuza asanlar, hala orada yeni ilmekler atmaya devam ediyor yeni boğazlar için. Başkalarını tefecilere mahkum etmenin yollarını arıyorlar. Başkalarının ayağını kaydırmanın planlarını yapıyorlar. Çünkü daha önce söylediğimiz gibi, bunların en iyi yaptığı şey, başkalarına iş yaptırmamak.

Bu bir öfke yazısı değil. Bir öfke patlamasına çağırmıyorum sizi. Ama Demirspor çiftliğinin artık bu ağalar-paşalar-hükümdarlar-tek adamlar elinde talan edilmesine dair birşeyler yapmak gerektiğini hatırlatıyorum. Üç yıla yakın süredir bunu hatırlattık kendi çapımızda; taraftar olarak ne yapabilirizin yollarını aradık. Onun bunun adamı olmakla suçlandık, tehdit edildik. Sonunda bizi de kendilerine benzettiler. Biz de ne için yola çıktığımızı unuttuk. Yorulduk.

Biz, hiç kimse ama herkes, eti budu belliler, etten ve kemikten olanlar, vicdan ve ahlak sahipleri; adı sanı bellisiz taraftarlar; armanın peşinde olanlar; Demirspor'a kafa yoranlar; Bekir Çınar'ın ipinden gereken dersi çıkarmalıyız. Bu ahlaksız girdaptan çıkmalıyız artık.

Demirspor adam öldürüyor beyler! Bunun ne anlama geldiğinin farkındasınız, değil mi?

Yorumlar

Jose Marti dedi ki…
Bekir Çınar'la birlikte hepimizden bir parça öldü..
Böylesine derin sarsılışımız, başkandan daha çok taraftar olan bir renktaşımızı kaybetmiş olmamızdandır..
Seni çok sevdik koca yürekli arkadaş, hala seviyoruz, seveceğiz..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!