Ana içeriğe atla

15.Yıl

"Adana'nın bir devrinde sporla iştigal edip de onunla yol arkadaşlığı yapmamış insan yok gibidir. Kimine hocalık, kimine babalık, anternörlük, idarecilik yapmış bu dev adamın lafı geçtiğinde herkes büyük bir saygı (halen sağ ve karşılarındaymışcasına) ile iç geçirerek Muharrem Ağabey diye lafı açıp kimi zaman gülrek kimi zaman içlenrel anılarını nakleder. 1995 sonrası Demirspor'un tek patronu konumuna gelen Aytaç Durak ise kısa pantolonla tahta perdeli stadyumda maçlarını seyrettiği Muharrem Ağabey'in karizmasının kendisini Demirsporlu yaptığını birkaç kez dile getirmiştir getirmesine de ne hikmetse adını bir bulvara vermeyi veya Demirspor'la özdeşleşen Sular Kavşağı'na onun şahsında bir sporcular heykeli dikmeyi düşünmemiştir. Ve daha acısı bir dönem Gülergin Kanunlarının K'sinin kalmadığı bir kulüp haline gelmiştir Demirspor."
(Hulusi Kılıç/Çukurova'da Sporun Altın Kozası"/Adana Futbolu kitabı içinde/syf. 50)



"'Rıp rıp', 'veren uyuz', 'gidip de dönmemek yok, dönüp de gitmemek yok' gibi yerel tanımlamaların spordaki karşılıklarına baktığımızda bunların günümüz takım sporlarının tktik anlayışının Muharrem Gülergin usülü ifadesi olduğunu görüyoruz. Bu konuda Fatih Terim'in görüşlerine başvuralım: '...sporculuktan sonra teknik direktörlük yaptık, Avrupa'da futbol üzerine eğitim aldık, öğrendiğimiz ve sporcularımıza öğrettiğimiz şeyler, Muharrem Abi'nin bize yıllar önce öğrettiği şeylerin, farklı kelimelerle ifadesinden başka birşey değildir...'

Adana Tren Garı'nda işlettiği lokantada, başarılı sporculara günde iki öğün yemek verilirdi. Bu mekan aynı zamanda Adana Demirspor'un toplanma ve sosyalleşme mekanıydı. Tekrar Turgay Renklikurt'un yorumlarını alalım: '...o lokanta Muharrem Gülergin'in ekmek parası kazanmak için işlettiği bir tezgah değildi. Orası, onun sporda beslenmeye verdiği önemin bir sonucu idi. Yoksa eskiden sporda beslenme diye bierşey bilmezdi kimse, çok çok bir kebap yenirdi, o kadar...'"
(Murat Ayman/"İlle de Sen"/Adana Futbolu kitabı içinde syf.59)



"Bana Adana insanını sevdiren saydıran bir insan tanımıştım. Adı Muharrem Gülergin idi. O dönemden, vefat edene kadar Gülergin demek Adana demekti. Adana demek Gülergin demekti. Öyle saygın bir kişiliği vardı ki, Adana'nın en üst düzeyde yaşayan ve çalışan insanlarının yapamayacağı işleri bir anda hallederdi."
(Coşkun Özarı/"Nur İçinde Yat Muhharrem Ağa"/Adana Futbolu kitabı içinde/syf.62)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Adana Demirspor: 3 - Sivasspor: 0

Geçen sezonun tersine bu yıl süper bir başlangıç yaptık; üçer gollü, iki de iki. Geçen sezon Giresun'a karşı deplasmanda, Sivas'a da içeride can sıkıntısı yenilgiler almıştık. Onları da düşününce ayrı bir güzellik oldu... Böylece ilk kez Süper Lig'e iki galibiyetle başlamış olduk. Pazartesi maçlarıyla kesinleşecek olsa da yine ilk kez Süper Lig'te birinci sırayı gördük.  Takım cumartesi akşamı makine gibi çalıştı. Oyunu sürklase etti. Genelde sezon başı klişelerinden olan "henüz takım oturmadı/hazır değiliz" mazereti bu sene bize uğramamış oldu. Aynı teknik adam ve tamamen değişmemiş kadronun bunda payı büyük. Vargas'ın yokluğunda 11'e yerleşen Belhanda şansını iyi kullanıyor. Onyekuru-Akintola ile desteklenmiş hücum hattı iyi işliyor. Genelde maçlarda gol yeriz ama bu kez rakibe kaleyi kapattık, o açıdan da iyi bir performans oldu.  Geçen sezondaki çıtayı yukarı taşımak için mücadeleye devam!

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir