Ana içeriğe atla

Yeni Malatyaspor'a Dair...

Yeni Malatyaspor, geçen yıl Malatya Belediyespor'un isim değiştirmesi ile kurulmuş. Malatya Belediyespor, geçen yıl 3. ligten yükselmişti. Malatyaspor'un kötü gidişi (bu yıl 3. ligten düştüler) ve muhtemel borçları nedeniyle bu yola gidilmiş olduğu söylenebilir.

Yeni Malatya sezona, Nihat Balan'ın teknik direktörlüğünde başladı; ardından Ufuk Sarı idaresine giren takım 12. haftada Vedat İnceefe'ye emanet edildi. Vedat'ı futbolculuk yıllarından Galatasaray'dan tanıyoruz. Vedat'ın yardımcılığını da, futbolculuğu "haşarılıkla" geçen bir diğer isim Cafer Aydın yapmış.

Takım devreyi 11. sırada tamamlamış. İkinci devre, 24. hafta A.Sebat beraberliğinin ardından Vedat teknik direktörlükten ayrılıyor. Takım o hafta 9. sırada. Hürriyet'ın haberine göre "İnceefe, bazı işleri dolayısıyla takımdan ayrılmak istediğini belirtti".

Cafer Aydın, Bugsaş mağlubiyeti ile başladığı Malatya macerasında takımı birden şaha kaldırıyor ve arka arkaya 8 galibiyet alan takım playoff potasına giriyor.

Cafer, playoff'u garantiledikten sonraki bir demecinde şunları söylemiş:

"Geldiğim günden bu yana ilk defa oyuncularıma Gebzespor maçında galip gelmemiz gerektiğini söyledim. Bundan önce hep 'futbol oynamaya ve zevk almaya bakın' dedim. Her maçta oyuncularıma, rakibimizin kendimiz olduğunu söyledim. Oyuncularımda sağolsun benim söylediklerimi gerçekleştirdiler. Ben teker teker hepsinin alınlarından öpüyorum ve çok teşekkür ediyorum. Bakıldığı zaman ben biraz gaddar hocayım. Benim kahrımı çektiler. Hakikaten bu süreç iyi geçti ama zor geçti. Biz şu anda ilk etabı tamamladık. Bundan sonra play-off'larda 3 tane final maçımız var. Hedefimiz Malatya'ya şampiyonluğu getirmek. " (http://spor.haberler.com/aydin-hedefimiz-malatya-ya-sampiyonlugu-2695717-haberi/)

Takımın ilk yarıdaki kadrosuyla ikinci yarıdaki kadrosu arasında büyük farklar yok; bir iki ismin değiştiğini görüyoruz. Arka arkaya galibiyetlerin alındığı dönemdeki kadro genelde aynı tertipten oluşuyor ve şu şekilde:

34. MESUT BALKAN
2. MEHMET TOSAK
3. CAN ULUN
5. NEDİM KÖSEOĞLU
6. SERDAR KARKIN
17. RECEP YAŞAR
26. HÜSEYİN KAR
39. ÖNDER DALKIRAN
45. GÖKHAN SİNANOĞLU
49. CEM ÇETİN
61. ENİS KAHRAMAN

Takımın iç-dış saha puanlarında bir denge var. İçeride 35 dışarıda 23 puan toplamışlar. Bizim gibi deplasman özürlü olmadıkları ortaya çıkıyor.

Takımın kadrosu bizimkinden genç (Buna pek şaşırmadık sanırım). Golleri de dengeli dağılmış. Gollerde, 86 doğumlu Hüseyin Kar 8 golle öne çıkıyor. Eski oyuncumuz Serdar Karkın da 5 gol atmış. 87 doğumlu Cihan'ın ve 86 doğumlu Cem'in 5'er golleri var. Önder de 4 gol atmış.

İlginç bir detay, takım 17 nisan'da 1-0 kazandıkları Bandırmaspor maçından dolayı 1 maç seyircisiz oynama cezası almış; nedeni maç sonu seyircilerin sevinmek için sahaya girmesi.

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Benim favorim ilk maçta elenir demirspor diye düşünüyorum.
yavuzy dedi ki…
Demirspor'un, beklentileri tersine çıkarmak gibi bir huyu var...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend