Ana içeriğe atla

Tatangalar'ın Açıklaması

Playoff'ların yapılacağı kentin, mücadele edecek takımlara hemen hemen eşit mesafede yakın/uzak olmasına dikkat ediliyor. Tabii ki takımların kalacağı tesisler de önemli. Birçoğumuzun beklediği gibi finalelr için Antalya belirlendi. Ancak Antalya Mardan Stadı ile ilgili, Tatangalar'ın açıklamasına dikkat çekmek gerekli. Yerinde tespitler var; şöyle ki:

"Stadın kapasitesinin yetersizliği bir yana, sahip olduğu ulaşım şartları ve özellikle “çevresel konumu” incelendiğinde, bir takım sorunların yaşanma olasılığını kolaylaştırıcı nitelikte sonuçları görmek kaygı vericidir.

Bunca insanın, “dağbaşı” tanımlamasının abartı olmayacağı bir ortamda bir araya getirilmesi, yeni yasanın içerdiği aşırılıklarla ele alındığında tuhaf bir tezatlık taşımaktadır.

Tüm sorumluluğun bireye yüklendiği; basının, yöneticilerin, karar alıcıların vb. oluşturduğu-oluşturacağı olumsuz zeminlerin göz ardı edildiği bu bize özgü tezatlık, konuyu kapsamakla birlikte farklı ve geniş bir biçimde ele alınabilir. Fakat öncelikle yapılması gereken, önümüzde somut bir şekilde görülen durumun, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurmasının önüne geçmektir.

Gerek renktaşlarımızdan, gerekse rakip taraftarlardan hiçbir “insanımızın” zarar görmeyeceği, başarıya saygı duyulan ve kazananın da lekesiz bir sevinçle evine dönebileceği bir ortam, en insani temelde dileğimizdir."


Kentin ya da stadın değişeceğini düşünmüyorum ama bütün sorunları taraftara yükleyen zihniyetin, sorun çıkmaması için gerekli çabayı göstermemesi açısından bu notu düşmek gerekli

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Adana Demirspor: 3 - Sivasspor: 0

Geçen sezonun tersine bu yıl süper bir başlangıç yaptık; üçer gollü, iki de iki. Geçen sezon Giresun'a karşı deplasmanda, Sivas'a da içeride can sıkıntısı yenilgiler almıştık. Onları da düşününce ayrı bir güzellik oldu... Böylece ilk kez Süper Lig'e iki galibiyetle başlamış olduk. Pazartesi maçlarıyla kesinleşecek olsa da yine ilk kez Süper Lig'te birinci sırayı gördük.  Takım cumartesi akşamı makine gibi çalıştı. Oyunu sürklase etti. Genelde sezon başı klişelerinden olan "henüz takım oturmadı/hazır değiliz" mazereti bu sene bize uğramamış oldu. Aynı teknik adam ve tamamen değişmemiş kadronun bunda payı büyük. Vargas'ın yokluğunda 11'e yerleşen Belhanda şansını iyi kullanıyor. Onyekuru-Akintola ile desteklenmiş hücum hattı iyi işliyor. Genelde maçlarda gol yeriz ama bu kez rakibe kaleyi kapattık, o açıdan da iyi bir performans oldu.  Geçen sezondaki çıtayı yukarı taşımak için mücadeleye devam!

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir