7 Ekim 2019

Adana Demirspor: 0 - Menemenspor: 1

İlk yenilgimizi aldık. Bunun kendi sahamızda ve ligin iddialı olmayan takımlarından birine karşı olması üzücü. Pas yaparak çıkma efsanesinin kurbanı olduğumuz bir gol; bunun dışında rakibin de bizim de pozisyonlarımız var. Top çoğunlukla bizde olsa da skor yapamadık, önceki haftalarda çoğu kez olduğu gibi.

Topla oynama ve pas yaparak çıkma işleri, 5-6 yıldır futbolumuzu esir almış durumda. Bu plan ancak iyi bir altyapı eğitimi almış, çok iyi antrenmanlar yapan ve yıllardır oynayan uyumlu bir kadroyla başarılı olur. Bizim futbolcularımızın ne altyapısı iyi ne antrenman performansı. Uyumlu kadro zaten imkansız. Eldeki kadro neyse ona göre oynamak lazım. Bizimki gibi iddiasız bir kadronuz varsa buna uygun yöntemler de var. Topla çok oynamak değil az ama etkili oynamak yönünde yeni bir akım gelişiyor; umarım bunu yakın zamanda öğreniriz.

Daha önce yazdığım gibi direkt çıkması zor ama play-off'u kovalayabilecek bir kadro var; ne yapacağı belli olmayan, sürprizlere açık bir takımız. Bir iki oyuncunun kişisel performansına bakıyoruz. Ona göre de her hafta başka bir netice olabilir.

1 Ekim 2019

Altınordu: 2 - Adana Demirspor: 2

Yenilmezlik serimiz sürüyor ama galibiyet sayımız da artmıyor. Deplasmanda 1 puan iyi gibi görünse de 2-0 öne geçtikten sonra bu skor üzücü. 2-0'dan sonra ilk golü erken yememiz kötü oldu. Rakibin da toparlanmak için acil puana ihtiyacı olması, bu golün moraliyle maça daha çok asılmalarını sağladı. İptal edilen golümüz ise ofsayt değil.

Volkan Şen, beklenmedik performansıyla bizi şaşırtıyor ve yüzümüzü güldürüyor. Sezonun en artı iyi yanı onun form tutması oldu.

Şu andaki halimiz yine doğrudan çıkacak değil play-off'u zorlayacak bir takım görüntüsünde. Kadro kalitesi, ortalama düzeyde; daha önce de yazdığım gibi en az bir oyuncunun ekstra performans göstermesi gerekli; bu bazen Volkan oluyor bazen bir başka oyuncu. Sakatlıkların da bir an önce düzelip kadronun biraz daha rahatlamasıyla beraber işler daha iyi gidebilir. O ekstra sayısını artırabilirsek, işler düzelir. Bu da Uğur Hoca'nın görevi tabii ki.

26 Eylül 2019

Kupadan Elenme "Sevinci"

Bu yıl da kupadan erken elendik. 2. lig ekibi Hekimoğlu Trabzon'a (eski adı Düzyurtspor) uzatmalarda yenildik. Pek çok taraftarımız tarafından sevinçle karşılanan bu durum benim aklıma yatmıyor.

Aslında genel olarak bunun Türkiye Kupası'na bir sempati duyulmaması ve bu organizasyonun bir cazibesinin olmamasıyla ilgili olduğunun farkındayım. Sadece taraftar değil kulüpler da yıllardır kupa için ekstra efor sarf etmiyor. Öncelikli olarak maddi getirisi olmayan bir organizasyon, hatta stat ve diğer maç masraflarıyla beraber zarara bile sokuyor olabilir. Fazla maç yükünün sakatlık ve yorgunluk getireceğine dair de bir düşünce var. İyi bir maç, her zaman antrenmandan iyidir oysaki.

Federasyon'un ve sponsorun bu durumun farkında olmasına rağmen bir atılım yaparak kupayı cazibeli hale getirmemesi (onca sorun varken buna zamanları kalmıyordur/devenin nerem doğru ki demesi gibi) ülke futbolu için üzücü bir durum.

Eğer eleneceksek de iyi bir takıma, bizden üst ligdeki bir takıma elenmeyi isterdim. Yedek kadromuzla ya da sürekli şans bulamayan oyuncularla alt lig takımını, yanlışlıkla olsa bile, yenemiyorsak vay halimize...İyi bir antrenman maçı ve bol golle bu turda rakibi eleyip, biraz moral bulup, gelecek maçlarda bu bilerek elenme işine girilebilirdi.

Her sene aynı şeyleri söylediğim için, bu yıl da eksik kalmasın istedim.

23 Eylül 2019

Adana Demirspor:4 - Bursaspor:1

Gol, gol, gol, gol! Geçen 3 haftada atamadıklarımızın hepsini bir kerede attık. Sonuç oldukça sevindirici tabii ki. İlk yarıda bu kadar çabuk sonuca gittiğimiz maç olmamıştı yakın zamanda. Aslında geçen haftaki mücadeleler de net pozisyonlar vardı ama bunları sonuca çevirememiştik. Bu kez takıma ısınan hem Samed'in hem Berk'in katkısını gördük. Çok fazla kadro şansı bulamayan Levent de skor katkı koyanlar arasındaydı. Asıl önemli olan gollerin iyi bir pas trafiği ve organizasyon sonrası gerçekleşmesiydi. Emeği geçenlere tebrikler...

2012'de başlayan yakın dönem 1. lig tarihimizde ilk kez ilk 5 haftayı yenilmeden tamamladık.

Gelecek hafta Altınordu deplasmanında da aynı azmi görmek umuduyla...

16 Eylül 2019

Adanaspor A.Ş.:0 - Adana Demirspor: 0

3 haftadır 0-0'lık skorlara talim... 1. lig geçmişimizde böyle bir seri yok, en fazla 2 hafta üst üste olmuş. 4. haftada yenilgisiz ve gol yemeden 8. sıradayız; bu da ilginç bir istatistik.  Geçen sezonki son Adana Derbisi de 0-0 bitmişti. Sonuç olarak futbolun en sevilmedik ve sıkıcı yerindeyiz; başladığı gibi biten maçlar.

Yeni hoca Uğur Tütüneker kadroda kimi değişikliklerle başladı. Forvette bu kez Samed vardı ki daha önce kadroya bile girememişti. Stokes da maçın son bölümünde de olsa kendine şans buldu. Tabii gol yememe başarısı kadar gol atamama başarısızlığı asıl sorun. Hücum hattında Gladky ile başladığımız sezona Aosman, Berk ve Samed'le devam ettik. Gol sorununa acilen çözüm bulmak zorundayız.

Aslında ortalama kaliteyle, düz futbolcularla bulunduğumuz sıra çok da şaşırtıcı değil. Ya hocanın ya da bazı futbolcuların ekstra bir şeyler yapması lazım ama eldeki verilerle bunlar da pek mümkün görünmüyor.

Maç öncesi stada girişte yaşanan eziyetler, bileti olmasına rağmen maça giremeyen arkadaşlarımızın haberleri de twitter'da duyuruldu. Adana'da yetkililerin aşamadığı ya da aşmak istemediği sıkıntılardan biri bu: Taraftara eziyet ve onları suçlu gibi görme. Bu konuda da umarım gerekenler yapılır.





4 Eylül 2019

Teknik Direktör Değişiklikleri

Bu yılın ilk teknik direktör değişikliği çok çabuk geldi; henüz üçüncü haftada Ümit Özat gönderildi. Kadroyu büyük oranda koruduğumuz ve oyuncu istikrarına sevindiğim bir sezon açılışında bu kadar çabuk bir değişiklik beklemiyordum kişisel olarak. Akla gelen ilk soru: Madem sorun görülüyordu, neden sezona Ümit Özat'la başlandı?

Henüz yenilgisi olmayan bir takımın hocasını değiştirmesi için mutlaka arka planda başka işlerin olması gerekli; Demirspor'da da bu arka plan işler bitmez; muhakkak başka bir nedeni vardır bu değişikliğin. Ama taraftarın twitterdaki homurtusunun da etkili olduğunu düşünüyorum.

Ümit Özat'ı beğendiğim için değil ama üçüncü haftada takımın hocası değişiyorsa, orada hiç de kulübün twitter hesabından yapılan duyuru gibi planlı programlı bir yola gitmediğimiz, tersine rüzgar nereden eserse savrulduğumuz anlamı çıkar.

Şimdi yeni gelen teknik direktör de büyük ihtimalle "bu kadroyu ben kurmadım, bana zaman verin, devre arası değişiklikleri" vs gibi mazeretlere sığınacak. Yeni isimden ne beklenecek? Muhteşem kadromuzu 90 dakika ofansif oynatması mı? Türkiye'nin üstten ikinci liginde hiç bir takım böyle oynamıyor; oyuncu kalitesi gereği de oynayamaz. Süper denilen ligte bile oyuncu ve oyun kalitelerinin ne olduğu ortada; Türkiye ligleri bizi futboldan soğutuyor. Hiç bir teknik adam da mucize yaratacak kapasiteye sahip değil. Sadece biraz derli toplu oyun oynatması, takım içi/saha dışı oyunlara izin vermemesi, formayı adil dağıtması yeterli.

Geçen sezonu 3 hoca ile tamamlamıştık; bu sezon olduğu gibi yine Adana Derbisi öncesi Hakan Kutlu gidip Yılmaz Vural gelmişti; ikinci yarı başlayınca da Ümit Özat'la devam edildi, play-off'a kalmak bir başarı olarak görülebilirdi. Önceki sezon da Giray Bulak'la başlayıp Mustafa Uğur ile bitmişti ancak arada Timuçin Bayazıt ve diğer antrenörlerin yönetimiyle çıkılan haftalar olmuştu.

Kısacası başarısızlıkla teknik ekip istikrarsızlığı arasında güçlü bir bağ var.

(Ekleme: Gün içinde kulüpten atılan  twitle öğrendiğimize göre Uğur Tütüneker yeni teknik direktörümüz oldu. Devre arasını görmesi, başarı olacaktır!)

2 Eylül 2019

Adana Demirspor: 0 - Keçiörengücü: 0

3. hafta sonunda 5 puana ulaştık ama gol atamama sorunu kendini iyice gösterdi. Üç hafta 2 gol attık ve iyi tarafından bakalım, henüz gol yemedik. 3 haftada ligin gol yemeyen tek takımıyız. Bu hafta rakibin bir topu direkten dışarı çıkarken bizim de net pozisyonlarımız var. Hafta içi Ümit Özat'ın "kazanamıyorsan kaybetme" açıklamasının devreye girdiğini söyleyebiliriz. Takımın derli toplu bir havası olsa da yaratıcı oyuncu eksikliğinden daha önce bahsetmiştim. Berk'in tekrar takıma dönmesi bu açıdan bir avantaj olabilir.

Milli maç arasından sonra Adanaspor maçı ve ardından içeride (bu kez seyircili!) Bursaspor maçları var. Sezon biraz da cezalı maçlar bitince tam olarak başlayacak diyebiliriz... Yine de şu ana kadar kötü bir sezon başlangıcı değil.

(Ekleme: Yönetim aynı görüşte olmasa gerek, bu maçtan sonra 3 Eylül itibariyle Ümit Özat'ın görevine son verildi. Kadro istikrarını az çok sağlamış olan takımın teknik ekip istikrarını sağlayamaması adına kötü gelişme...)

25 Ağustos 2019

Boluspor:0 - Adana Demirspor:0

İki sezon sonra iki haftada 4 puanla başlıyoruz. Genel olarak ortada bir oyun olsa da golü bulamamak temel sorundu. Ümit Özat da maç sonrası açıklamasında tek eksik gol dedi.

Taraftarın görüşü, forvetsizlik eleştirisine odaklanıyor. Maddi sıkıntı olmadan girilen bir sezonda bu eleştiri kısmen haklı. Gladky'nin yeterli katkıyı vereceğine dair şüpheler var ama bu durum Pote sonrası bir sendrom gibi geliyor bana. Dahası gollere katkı koyan Berk gibi bir açık oyuncusu da yok. Gladky'nin kötülüğünden ziyade, ona destek verecek, asist yapacak eleman sıkıntısı var gibi.

Asıl sorun, ilk haftaki Süleyman Koç sakatlığından sonra şimdi de Traore ve Kosecki sakatlıkları. Özellikle Kosecki eski randımanını tutturamayacak gibi. Bu sakatlıkların nedeni, antrenman düzeniyle ilgili olabilir mi?

Gol sorununu çözersek, takım derli toplu bir havada görünüyor.


19 Ağustos 2019

Adana Demirspor:2 - Balıkesirspor:0

Yeni sezon galibiyetle başladı, hayırlı olsun. 2015-16 sezonundaki Karşıyaka maçından sonra ilk kez iki farklı bir galibiyetle başladık sezona. Hazırlık maçı havasında geçen, düşük tempolu ve fazla pozisyonu olmayan bir maçtı. Rakibin iddialı bir kadrosu yok, top ve oyun kontrolü genellikle bizdeydi ancak özellikle ilk yarıda neredeyse hiç oyun oynanmadı.

Bu sezonun en farklı yanı, uzun yıllar sonra ilk kez baştan aşağı değişmemiş bir kadroyla sahaya çıkmamız oldu. Geçen sezon öncesindeki transfer çılgınlığının yaşanmaması sevindirici; tabii bunun asıl nedeni malum ekonomik nedenler. Sahaya çıkan 11'in büyük çoğunluğu geçen sezondan kalan oyunculardı. Ancak buna rağmen tamamen uyumlu bir oyun görmek mümkün olmadı. Hala sezon öncesi dağınıklık görülüyor takımda. Bu tip sıkıntılı maçlarda ortaya çıkacak yaratıcı bir oyuncu eksikliği, yıllardır bir handikap.

Geçen sezondan en büyük kayıp, takımı hücumda sürükleyen Berk Yıldız gibi görünüyor. Berk'in daha önce takıma emek vermiş ve büyük katkı sağlamış Erçağ gibi, Burak Çalık gibi bir açık oyuncusu olma ihtimali yüksekti. Onun boşluğunu, hareketli oyunuyla Kosecki'nin doldurması muhtemel.

31 Mayıs 2019

TFF'nin Cezası!

TFF'nin ezası da demek mümkün; tribüne tribüncüye futbolsevere verilen eziyet! Deplasmanda saldırıya uğrayan çoluk çocuk dayak yiyen, plastik mermiyle yaralanan taraftarımıza yönelik hınçları geçmemiş, bir de Adana'daki futbolseverleri cezalandırıyorlar. Hatayspor maçı nedeniyle 2 maç kendi evimizde seyircisiz cezası aldık. TFF'nin isteği de bu zaten; boş tribünler önünde oynanan bir oyun. Ne kadar taraftarsız camia varsa desteklemelerinin nedeni bu. Taraftar yoksa sorun yok mantığındalar! Ne güzel...

30 Mayıs 2019

Hatayspor'un Açıklaması

Hatayspor resmi twitter hesabından önceki gün  bir açıklama yaparak pazar günü taraftarlarımıza yönelik saldırı konusunda üzüntülerini ifade etti.

Bu açıklamanın bir anlam ifade edebilmesi için saha içinde taraftarımıza yönelik tahrik edici hareketlerde bulunan, küfür eden ve olayları tetikleyen saha içi görevlileri ve altyapı başta olmak üzere teknik ekipten çalışanlarına yönelik bir yaptırımda bulunması gerekiyor.

Olay anına dair görüntülerden çok net görüldüğü üzere, taraftarımızın bulunduğu kale arkası tribünü önünde o hareketleri yapan kişilerin tespit edilip kulüpten uzaklaştırılması dışında bir açıklama, bize yönelik saldırıyı hafifletmeyecek.

Unutmayın, Demirspor taraftarı unutmaz!  Tribünün ne olduğunu anlamadan sportif başarı el edemezsiniz. Çeşitli zamanlarda böyle tahriklerde bulunup bizi alt ettiğini zannedenler, bir maç sonucuyla keyif yaşayanlar, bugün yok olup gitse de Demirspor, taraftarı ve camiası ile Türkiye'nin saygınlığını kazanmış şekilde dimdik ayaktadır. Demirspor tribünün karşısında yer almak size mutluluk getirmez.

27 Mayıs 2019

Play-Off 2. Maç: Hatayspor:3 - Adana Demirspor:2

Bir Demirspor klasiği; yine trajik bir maç sonu. 90. dakikada turu geçecek golü atıp, acaba bu kez biz mi seviniyoruz derken hemen akabinde maçı veren golü yemek. Sonrasında yine Demirspor taraftarına eziyet;  silahsız savunmasız taraftara düşman güçleri gibi saldıran güvenlik... Yaralanan ve etkilenen tüm kardeşlerimize geçmiş olsun diyoruz.

Sezon analizi daha sonra yeniden yapılır ama bu noktaya kadar takımı getiren herkese teşekkürler.

22 Mayıs 2019

Play-off 1.Maç: Adana Demirspor:0 - Hatayspor:0

İlk maçta gol yemedik ama atamadık; ikinci maçta her şey ortada olacak. Altliglerde rasyonalite değil her şey olabilite geçerli ve hep söylediğim gibi yabancısı iyi olan bir adım önde. Biz bu sezon yabancıların alıp götürdüğü bir takım olamadık. Takımın geri kalanı ancak bunu yapabiliyor.

İlk 6'nın en az gol yiyen ve en çok berabere kalan takımı Hatay'a karşı en fazla bunu yapabildik. Yine ilk 6'daki en çok gol yiyen takımı biz olduğumuz için, bu sonuç normal geliyor bana. İkinci maçta her şey olabilir.

Bu tip maçlarda, stad tıklım tıklım doluyken bizim topçularda tersine bir baskı oluyor bence. Yıllardır değişmiyor bu durum. Deplasmanda bizimkiler daha rahat olacaklardır.

18 Mayıs 2019

Yeniden Play-Off

Play-off potası yazısından sonra arka arkaya beraberliklerle şansımızı zora soktuk. Sonrasında Giresun mağlubiyetiyle artık başkalarına bağlı hale geldik. Ama işte Demirspor bu. Olmayacak olur; olabilecek olmaz. 7. Yılda 4. Playoff olacak. 2 yıl sonra aynı heyecan.

Hatay'dan bu yıl 4 puan aldık. Onlar da biz de sonradan açıldık diyebiliriz. Onların başarısı, geçen yılki kadroyu büyük oranda korumak oldu. İç saha avantajlarını da iyi kullanıyorlar.

Alt ligte başarının sırrı, iyi yabancı ve havaya giren kadro. Ümit Özat'la bu havayı yakaladık. Pote bekleneni veremese de yine de 16 golle en çok katkıyı verdi. Gladky ve Kage'nin katkıları da önemli. Ben en çok Berk'in performansını önemsiyorum. Sezon başından beri önemli işler yaptı. Play-off'ta da ondan beklentim yüksek.

Buralara aşinayız. Bildik bir yolda daha iyi yürümek elimizde. Özellikle içerideki ilk maçta galibiyet zorunlu diye düşünüyorum. Haydi hayırlısı...

12 Nisan 2019

Playoff Potası

Ligte geriye düşüp hayakırıklığı yaşadıktan sonra son haftalardaki canlanma ile yeniden playoff potasına girmek sevindirici. 7 haftadır kaybetmiyoruz ve bunun 5 haftası galibiyet; daha önce de 3 maç üst üste kazanmıştık ama bunun ikisi iç saha maçıydı; şimdi bu üçlüyü iki deplasman galibiyetiyle sağladık. Son olarak Ümraniye galibiyeti takımın yukarı özlemini iyice benimsediğini gösterdi. Dahası 7 haftalık süreçte Osmanlı ve Hatay'dan birer puan alabilmek bizi playoff potasına yaklaştırdı. O yüzden beraberlikleri de önemsemek gerekli.

Bu atılımı yapan kadronun devre arası transferleriyle ilgisi var. Özellikle Gladky'nin Pote'nin durgunluğuna alternatif olması çok önemliydi. Yılmaz Vural'ın bu transferlerde ne kadar etkisi vardı ya da  kalsaydı bu kadroyla başarılı olur muydu, bilemiyoruz. Yerine gelen Ümit Özat'ın ise süreci iyi yönettiği ortada.

Yeni seçilen belediye başkanı ve daha önce takımın zor günlerinde her zaman yanında olmuş Zeydan Karalar'ın tribünde olması ayrıca sevindiriciydi.

Sene başında yaratılan hava ve söylemlere göre playoff'u başarı olarak görmek mümkün değil. Ama Demirspor bu. Önce geri düşmeyi sonra oradan kalkıp geri gelmeyi sever. Sevindiğimiz şey, bu toparlanmanın ve atılımın sezon bitmeden gösterilmiş olması.

Kalan maçlarda bu havayı kaybetmemek dileğiyle...

29 Mart 2019

Kozmopolit

Bizler 1940 yılında TCDD İşçileri tarafından kurulan Adana Demirsporumuzu büyüklerimizden öğrendiğimiz gibi yetmiş dokuz yıllık tarihi boyunca işçi, memur, zengin, fakir, sağcı ve solcu demeden birbirimizi kırmadan omuz omuza destekledik ve desteklemeye devam edeceğiz. 

Adana Demirspor’umuzun her zaman siyaset üstü olduğunu savunduk ve öyle olması gerektiğini düşünüyoruz. 31 Mart Pazar günü yapılacak yerel seçimlerde kazananın sadece ADANA olmasını istiyoruz. 

Seçimi kazanmaları halinde Sayın Hüseyin Sözlü ve Sayın Zeydan Karalar’dan tek dileğimiz Adana’ya yakışan bir şekilde hizmet etmeleridir. Her iki adayımıza da başarılar diliyoruz. 

Kozmopolit bir yapıya sahip olan Adana Demirspor taraftarlarımıza da ricamız sevgi saygı ve bağlılık çerçevesinde bir arada kalmaya devam edip politika yüzünden kardeşliğimizi bozmayalım. Unutulmamalıdır ki; bizim tek gerçeğimiz Adana Demirspor'dur.