Ana içeriğe atla

Adana Demirspor: 0 - Keçiörengücü: 0

3. hafta sonunda 5 puana ulaştık ama gol atamama sorunu kendini iyice gösterdi. Üç hafta 2 gol attık ve iyi tarafından bakalım, henüz gol yemedik. 3 haftada ligin gol yemeyen tek takımıyız. Bu hafta rakibin bir topu direkten dışarı çıkarken bizim de net pozisyonlarımız var. Hafta içi Ümit Özat'ın "kazanamıyorsan kaybetme" açıklamasının devreye girdiğini söyleyebiliriz. Takımın derli toplu bir havası olsa da yaratıcı oyuncu eksikliğinden daha önce bahsetmiştim. Berk'in tekrar takıma dönmesi bu açıdan bir avantaj olabilir.

Milli maç arasından sonra Adanaspor maçı ve ardından içeride (bu kez seyircili!) Bursaspor maçları var. Sezon biraz da cezalı maçlar bitince tam olarak başlayacak diyebiliriz... Yine de şu ana kadar kötü bir sezon başlangıcı değil.

(Ekleme: Yönetim aynı görüşte olmasa gerek, bu maçtan sonra 3 Eylül itibariyle Ümit Özat'ın görevine son verildi. Kadro istikrarını az çok sağlamış olan takımın teknik ekip istikrarını sağlayamaması adına kötü gelişme...)

Yorumlar

leviathan dedi ki…
Bursa maçı seyircili oynanacak
yavuzy dedi ki…
Düzelttim, teşekkürler.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!