Ana içeriğe atla

Playoff Potası

Ligte geriye düşüp hayakırıklığı yaşadıktan sonra son haftalardaki canlanma ile yeniden playoff potasına girmek sevindirici. 7 haftadır kaybetmiyoruz ve bunun 5 haftası galibiyet; daha önce de 3 maç üst üste kazanmıştık ama bunun ikisi iç saha maçıydı; şimdi bu üçlüyü iki deplasman galibiyetiyle sağladık. Son olarak Ümraniye galibiyeti takımın yukarı özlemini iyice benimsediğini gösterdi. Dahası 7 haftalık süreçte Osmanlı ve Hatay'dan birer puan alabilmek bizi playoff potasına yaklaştırdı. O yüzden beraberlikleri de önemsemek gerekli.

Bu atılımı yapan kadronun devre arası transferleriyle ilgisi var. Özellikle Gladky'nin Pote'nin durgunluğuna alternatif olması çok önemliydi. Yılmaz Vural'ın bu transferlerde ne kadar etkisi vardı ya da  kalsaydı bu kadroyla başarılı olur muydu, bilemiyoruz. Yerine gelen Ümit Özat'ın ise süreci iyi yönettiği ortada.

Yeni seçilen belediye başkanı ve daha önce takımın zor günlerinde her zaman yanında olmuş Zeydan Karalar'ın tribünde olması ayrıca sevindiriciydi.

Sene başında yaratılan hava ve söylemlere göre playoff'u başarı olarak görmek mümkün değil. Ama Demirspor bu. Önce geri düşmeyi sonra oradan kalkıp geri gelmeyi sever. Sevindiğimiz şey, bu toparlanmanın ve atılımın sezon bitmeden gösterilmiş olması.

Kalan maçlarda bu havayı kaybetmemek dileğiyle...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Adana Demirspor: 3 - Sivasspor: 0

Geçen sezonun tersine bu yıl süper bir başlangıç yaptık; üçer gollü, iki de iki. Geçen sezon Giresun'a karşı deplasmanda, Sivas'a da içeride can sıkıntısı yenilgiler almıştık. Onları da düşününce ayrı bir güzellik oldu... Böylece ilk kez Süper Lig'e iki galibiyetle başlamış olduk. Pazartesi maçlarıyla kesinleşecek olsa da yine ilk kez Süper Lig'te birinci sırayı gördük.  Takım cumartesi akşamı makine gibi çalıştı. Oyunu sürklase etti. Genelde sezon başı klişelerinden olan "henüz takım oturmadı/hazır değiliz" mazereti bu sene bize uğramamış oldu. Aynı teknik adam ve tamamen değişmemiş kadronun bunda payı büyük. Vargas'ın yokluğunda 11'e yerleşen Belhanda şansını iyi kullanıyor. Onyekuru-Akintola ile desteklenmiş hücum hattı iyi işliyor. Genelde maçlarda gol yeriz ama bu kez rakibe kaleyi kapattık, o açıdan da iyi bir performans oldu.  Geçen sezondaki çıtayı yukarı taşımak için mücadeleye devam!

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir