Ana içeriğe atla

Denizli'den İzlenimler

Ankara'dan maça giden Can Özgür Kara arkadaşımız izlenimlerini bizimle paylaştı. Kendisine ve orada bizi temsil eden tüm arkadaşlara teşekkür ediyoruz.

"5 öğrenci arkadaş olarak sınavlarımız olduğu halde bu deplasmana gitme hayalleri kuruyorduk, öğrenci olmamızın getirdiği maddi sıkıntıları unutarak cebimizde son parayla araba kiralayıp gece 1 sularında yola çıktık. Bestelerle,şarkılarla ve tabii ki yarın oynanacak olan maçın heyecanıyla uyuyamıyorduk. Saat 7 civarında Denizli'ye vardık, uykusuz yorgun ve bitkin bir şekilde ama herkesin yüzü gülüyordu uzun zaman sonra takımımızı görecektik bu heyecan bize yetiyordu.



Sabah sabah açık bir yer olmadığı için 10'a kadar arabada oturup hayallere daldık; 5te 5 yapmaktı tüm hayalimiz. Saat 10'da Denizli Tayfası aradı ve buluşma yerine geçtik. Yavaş yavaş toplanıyordu herkes besteler söyleniyordu. Herkes bizi izliyordu durup kimisi fotoğraf kimisi de video çekiyordu. İstanbul Tayfası'nın gelmesiyle birlikte ortalık biraz daha şenlendi. Hep birlikte kahvaltı ettikten sonra saat 12 de stada doğru geçtik. Isparta Tayfasının ve çevre ilden gelen arkadaşların bize katılmasıyla birlikte "Gurbette Demir Gibi" olduğumuzu kanıtlamıştık herkese.

Biletler alındıktan sonra kapıların açılmasını bekliyorduk; sabrımız yoktu bir an önce takımımıza kavuşmak istiyorduk. Adana'dan yola çıkan otobüsün gelmesiyle birlikte stada girmeye başladık, bizi misafir tribün yerine kapalıya almışlardı. Önce GURBETTE DEMİR GİBİYİZ pankartımızı astık ve daha sonra stadın akustiğini denemeye başladık. Maçın başlamasına 10 dakika kalmıştı herkes girmişti stada 57 gençlik taraftarlar derneğinden de yaklaşık 20 kişi vardı.


Maçla birlikte bizim desteğimiz de başladı her zamanki gibi 90 dakika boyunca susmadık. Yediğimiz talihsiz golün ardından desteğimizi daha fazla arttırarak bu takıma olan inancımızı gösterdik ve onlarda baskılı futbol oynadılar,maç bitene kadar mücadele ettiler, maçın ardından takımımızı çağırarak şampiyonluğa inandığımızı ve bu takımın yanında sadece iyi günde değil kötü gündeyken de olduğumuzu bir kere daha gösterdik.

Yenilmiştik ama mutluyduk çünkü inaniyorduk bu takım Bank Asya 1.Lige çıkacak bundan emindik. Maç bitti vedalaşmaların ardından konvoy şeklinde polis eskortuyla yola çıktık herkes yorgundu ve maç için giremediğimiz sınavları düşünmekten bitkin düşmüştük. Saat 9'da Ankara'ya dönüp herkesi bıraktık ve Çankırı deplasmanı için sözleştik bu deplasmanda böyle geçti. Diğer deplasmanlarda görüşmek üzere."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Sezon Nasıl Bitecek?

 Sezona puan alarak başlayan gençlerimizin yarattığı umut 3 haftada söndü. Geçen seneki Hatay galibiyeti gibi bir anlık parlama bizi mutlu etmişti ama devamı gelmedi. Gol atamadan, neredeyse pozisyon üretemeden geçen 2 haftadan sonra iç sahada alınan 8-1'lik tarihi mağlubiyet, üstüne 6 puan daha silme cezası ile Milli maç arasına oldukça moralsiz girdik. Küme düşmenin en güçlü adayı olarak başladığımız sezonda ligi tamamlayamama ihtimaline geldik.  Bu tablonun 1 numaralı sorumlusu Murat Sancak ve ekibi, sessiz. Artık eleştirilere, hakaretlere maruz kalmaya alışmışlar gibi, cevap bile vermiyorlar. Göstermelik Başkan istifa ederken, zaten çok daha önce TFF sayfasında Başkan'ın ismi Ali Sancak olarak güncellenmişti. Bu neyin istifası, anlamadık.  Daha Eylül ayındayken, sezon nasıl bitecek, az çok belli oldu durum. Ama kötü bitecek olan, sadece sezon değil anlaşılan...