Ana içeriğe atla

6-4-3-1

Seçim sonuçlarına ögre Adana'da milletvekili dağılımı, 6 AKP, 4 CHP, 3 MHP, 1 Bağımsız şeklinde oldu. Seçimin çok çekişmesiz, tek kale maç şeklinde geçtiği memlekette en çekişmeli illerden oldu Adana ve Mersin.

Vekillerin isimleri şöyle;

AKP: Ömer ÇELİK, Necati ÇETİNKAYA, Necdet ÜNÜVAR, Fatoş GÜRKAN, Ali KÜÇÜKAYDIN, Mehmet Şükeü ERDİNÇ;

CHP: Faruk LOĞOĞLU, Ümit ÖZGÜMÜŞ, Turgay DEVELİ, Ali DEMİRÇALI,

MHP: Recai YILDIRIM, Muharrem VARLI, Ali HALAMAN

BAĞIMSIZ: Murat Bozlak

Murat Bozlak, 90binin üzerinde oy aldı. CHP, 200binin az üzerindeki oyunu 360bine çıkardı; AKP, 341 binden 438 bine, MHP de 210 bin'den 230 bin'e çıktı. Bu seçimde hedef yükselten TKP, 1277 oy aldı.

Memleket sathında yüzde 50 oy alıp, gücünün artırarak iktidarda kalan tek adam'ın bundan sonra kendi gibi düşünmeyenlere uygulayacağı, uygulayabileceği durumlar ve dolayısıyla demokratik oyunun sürdürebilirliği konusunda çok çekinceliyim.

Yorumlar

Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Büyükşehirlere projelerin açıklandığı, abilerin ve ağır topların belli illere kaydırıldığı, bazı illere bakanların bazı illere de bakan olmaya aday kişilerin verildiği seçim döneminde; bir tane ağır abinin bile bulunmadığı, proje olarak Mersine Çukurova Havaalanı yapılacağının müjdelendiği ve meydandakiler tarafından alkışlandığı! canım memleketim Adanamdan iktidar partisi yine 6 vekil çıkardı. Üzerinde önemle düşünülmesi gereken bir sonuç!
coulibaly dedi ki…
Alpaslan'a katılmakla beraber, ekleme yapayım son 10 senedir hemen hemen hiç bir yatırım yapılmayan, en yüksek işsizlik oranına sahip memleketimde yine 1. parti olarak çıkması bence de çok düşündürücü !
yavuzy dedi ki…
Tehidt et, hakaret et, çal çırp; dert etme, halkım seninle...
yavuzy dedi ki…
Vatandaş, peşinden koşacak lider arıyor; proje-vaat-plan program pek umrunda değil. İş bitirici, vurdu mu indiren birisi alsın bizi götürsün istiyor. O yüzden tek adamlar hep popüler.
y. a. dedi ki…
"İğdiş edilmiş bilinç!" memleketin tarifi böyle bir şey olsa gerek...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ