Ana içeriğe atla

Kabuk Değiştiren Bir Takım

Gerçi geçtiğimiz yıl da ciddi bir değişim rüzgarı yaşamıştık. Bu değişim rüzgarı bu sene de yaşandı ve takım baştan aşağı yenilendi.

Yabancı sayısındaki kural değişikliği ile daha fazla yabancı oyuncu transfer etme imkanı doğdu. Bunların ne denli isabetli olduğunu ancak sahada görebileceğiz, zira içlerinde ismini daha önce duyduğumuz biri yok. O taraf biraz kapalı kutu...

Yerlilerden ise isim olarak Anıl Taşdemir transferi taraftarın içine su serpti. Elbette isim oynamıyor sahada. Yürek, azim, sarfedilen emek ile başarı geliyor.

Teknik direktör Osman Özköylü saha kenarında agresif ve ateşli tavrı ile hatırladığımız bir isim. Kazanma isteğini takımına aşılayabildiği ölçüde bütünleşmiş bir takım olarak ilerleriz. Demirspor gibi bir cephaneliğe elinde çakmakla girmek, başarılı olmak için yanmaktan korkmamak lazım. Osman hocada bu ışığı görebilmek mümkün.

Biraz iddialı bir laf olacak belki ama; belediyenin ultra desteği ile başlanan sezonda başarısız olma ihtimalimiz yok. Yönetimin hem sahada hem kulüp yönetiminde hem ekonomide başarılı olması şart. Bunlardan birinde veya bazılarında başarısız olma lüksleri yok. Başarısız olacaklarsa herhangi bir yönetimden bir farkları kalmaz. Bütün imkanlar ellerinde. Camiada çatlak tek bir ses bile yok. Bunun iyi mi kötü mü olduğunu zaman gösterecek. Demirspor ismini tekrar ülke gündemine, hak ettiği yere taşırlarsa kendilerine minnettar kalırız.

Taraftar? Bu sene de mi taraftar?

Elbette. Son düdüğe değil, son nefese kadar Demirspor diyen bir taraftarız biz. Bu sene de taraftar, takımının peşinde olacak. Kimse merak etmesin...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!